Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/4119 E. 2025/11364 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/4119
Karar No
2025/11364
Karar Tarihi

K A N U N Y A R A R I N A B O Z M A MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/85 E., 2018/403 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN :Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/85 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66/1-a, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 51. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün, kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve 94660652-105-59-25398-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/71961 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/71961 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer konuya ilişkin olarak, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 17.04.2023 tarihli ve 2022/17228 esas, 2023/3743 karar sayılı ilâmında "...(Kapatılan) Askerî Yargıtay 2. Dairesinin 23.12.2015 tarihli ve 2015/613 Esas, 2015/628 Karar sayılı ilâmı ile bozulan (Kapatılan) Hava Eğitim Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 04.06.2015 tarihli ve 2015/146 Esas, 2015/180 Karar sayılı ilk kararında sanığın neticeten hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, kararın sanığın temyizi üzerine bozulduğu, aleyhe temyiz bulunmadığı ve bozma ilâmının sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden, bozma üzerine yapılan yargılamada yazılı şekilde hapis cezasına hükmolunması..." şeklinde yer alan açıklamalar ve Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 19.02.2018 tarihli ve 2016/1996 esas, 2018/2276 karar sayılı ilâmında "...Bozma öncesi sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı TCK' nın 50/1-f maddesi gereğince 5 ay süre ile kamuya yararlı herhangi bir işte çalıştırılmasına çevrilmesine ve aleyhe temyiz de bulunmamasına karşın bozma sonrası sanığın kazanılmış hakkı gözetilmeden sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi suretiyle 1412 sayılı CMUK'nun 326/son maddesine aykırı davranılması..." şeklinde yer alan açıklamalar nazara alındığında, Dosya kapsamına göre, sanığın (Kapatılan) Kara Kuvvetleri Komutanlığı 2'nci Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-a ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62/1. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Kanunun 50/1-f maddesi gereği 5 ay süre ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılması seçenek yaptırımına çevrilmesine dair 07.04.2015 tarihli kararını yalnızca sanığın temyiz etmesi üzerine, (Kapatılan) Askeri Yargıtay 4. Dairesinin 26.01.2016 tarihli kararı ile bozulduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun "Davaya yeniden bakacak mahkemenin işlemleri" başlıklı 307/5. maddesinde yer alan, "Hüküm yalnız sanık tarafından veya onun lehine Cumhuriyet savcısı veya 262 nci maddede gösterilen kimselerce temyiz edilmişse, yeniden verilen hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır olamaz." şeklindeki düzenleme uyarınca, aleyhe temyiz kanun yoluna başvurulmaması karşısında, bozma kararından önce hapis cezasının kamuya yararlı bir işte çalıştırılma seçenek yaptırımına çevrilmesinin sanık lehine kazanılmış hak teşkil edeceği ve yeniden kurulan hükümde aleyhe uygulama sonucu doğuracak biçimde hapis cezasının ertelenmesine karar verilemeyeceği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesinde yer alan "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

2. Hayrabolu Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.09.2018 tarihli ve 2018/85 Esas, 2018/403 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,

5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.09.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/4119, K. 2025/11364, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-4119-e-2025-11364-k-425df2b8bb1d