Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/2215 E. 2026/6118 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2215
- Karar No
- 2026/6118
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1301 E., 2024/635 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkumiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I.Sanık ...'ın Temyiz İstemi Yönünden Sanığın mahkûmiyetine ilişkin 04.02.2020 tarihli hükmün, sanık müdafiine 06.06.2020 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, sanık ... müdafiin temyiz istemi bulunmadığı gibi, anılan karara yönelik katılan ... İdaresi vekilinin 03.06.2020 havale tarihli temyiz isteminin de vekalet ücreti ile sınırlı olduğu anlaşılmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tebdirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereği mahkemesine yapılan iadenin sanığı kapsamadığı, sanığın mahkûmiyetine dair 04.02.2020 tarihli hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği gözetilmeden, iade üzerine tensiple esasa kaydedilerek verilen 23.10.2024 tarihli hükmün anılan sanık yönüyle hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmakla, sanığın temyiz isteminin Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
II. Katılan ... İdaresi Vekili, Sanık ... Müdafi İle Sanıklar ... ve ...'un Temyiz İstemleri Yönünden Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin vekâlet ücreti ve adlî emanette kayıtlı eşyaların iadesi kararı ile sınırlı olduğu belirlenmiştir.
Olayların oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; Temel cezada teşdit uygulanarak alt sınırdan uzaklaşılması suretiyle hüküm kurulduğu gözetilerek, suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi ile suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 65 45... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi delaletiyle 3/5, 3/10. maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıklar hakkında lehe kanun tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, denetime imkan verecek şekilde somut lehe kanun tespiti yapılmadan hüküm tesis edilmesi,
Kabule göre ise; 1.Sanıklar ... ve ... hakkında zincirleme suça konu eylemlerden 17.05.2013 tarihli eylemin toplu kaçakçılık suçu, 08.05.2013 tarihli eylemin ise bireysel kaçakçılık suçu kapsamında olduğu ve sanıkların zincirleme kaçakçılık eylemlerinin toplu kaçakçılık olarak teselsül etmediği anlaşılmakla; sanıklar hakkında 17.05.2013 tarihli eylem yönüyle 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile aynı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca ceza belirlendikten sonra, 08.05.2013 tarihli eylemi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi gereğince artırım yapılırken, belirlenen temel ceza miktarı üzerinden artırım yapılması ve artırım miktarının toplu kaçakçılık suçundan verilen cezaya eklenmesi yerine toplu kaçakçılıktan verilen ceza miktarı üzerinden zincirleme suç hükümleri uyarınca artırım yapılması suretiyle fazla cezaya hükmolunması,
2.Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun uyarınca temel cezanın belirlenmesinden sonra uygulama olanağı bulunmayan 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin hüküm fıkrasında tartışılarak uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi suretiyle karma uygulama yapılması,
3.Birleşen dosya olan 08.05.2013 tarihli eylemde kullanılan nakil aracının iddianame ile müsaderesi talep edildiği anlaşılmakla, nakil aracı hakkında hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekili, sanık ... müdafi ile sanıklar ... ve ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.
KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Zincirleme suça konu olan 08.02.2015 tarihli eylemin toplu kaçakçılık suçu, 05.02.2015 tarihli eylemin ise bireysel kaçakçılık suçu kapsamında değerlendirilen olayda sayın çoğunluğun, sanığın tüm eylemlerinin toplu kaçakçılık suçu olarak teselsül etmediğinden bahisle sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18. fıkrası yollaması ile 3/5-10 fıkrası ilâ aynı Kanun'un 4/2.maddesi uyarınca ceza belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince yapılacak artırımın, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. fıkrası uygulanmadan önceki ceza üzerinden yapılması ve bu farkın eklenmesi gerektiği yönündeki bozma sebebine katılmıyorum. Şöyle ki;
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun birçok kararında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması hususunda ilkeler belirlenmiştir. Buna ilişkin olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.07.2023 tarih,2023/7-220Esas, 2023/391Karar; 03.05.2023tarih,2021/5-307Esas, 2023/244Karar; 24.06.2021 tarih, 2019/15-438 Esas, 2021/305 sayılı kararları aynen şu şekildedir;
“… Zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının mevcudiyeti hâlinde cezanın nasıl belirlenmesi gerektiği üzerinde durulmalıdır. Bir suçun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulü hâlinde, faile her bir suç için ayrı ayrı ceza verilmeyecek, tek bir ceza verilip bu ceza üzerinden TCK'nun 43/1. maddesi gereğince artırım yapılacaktır. Failin işlediği suçlar aynı nitelikte ise örneğin her biri suçun basit veya nitelikli hâli ise burada ceza bu basit veya nitelikli hâl üzerinden belirlenecektir. Failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit bir kısmı da nitelikli hali ise nitelikli hâl daha fazla ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl ise ceza bunun üzerinden belirlenmeli, ancak nitelikli hâl suçun basit şekline göre daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl ise ceza suçun basit şekli üzerinden belirlenmelidir. Suçlardan birinin tamamlanmış diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulmalıdır. Tamamlanmış olan eylem suçun basit hâlini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli hâlini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanmalıdır” Nitekim Ceza Genel Kurulunun 20.03.1973 tarihli ve 388-265; 21.05.2013 tarihli ve 1543-257 sayılı kararlarında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
Somut olayımız dikkate alınarak çözülmesi gereken sorun şu şekildedir;
Zincirleme suça dahil olan bağımsız suçların biri suçun basit diğeri nitelikli hâli ise yani somut olayda sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5-10 fıkrası ilâ bu suçun nitelikli halini oluşturan aynı Kanun'un 4/2.maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi gereğince yapılacak artırımın 5607 sayılı Kanun'un 4/2. fıkrası uygulanmadan bulunan ceza üzerinden yapılması ve bu farkın eklenmesi şeklindeki uygulamanın zincirleme suç hükümleri düzenlenmesi bakımından isabetli olup olmadığıdır.
TCK'nın 43. maddesinin birinci fıkrasının düzenlemesinden anlaşılacağı üzere, zincirleme suç hükümlerinin uygulandığı hâllerde aslında işlenmiş birden fazla suç olmasına karşın, fail bu suçların her birinden ayrı ayrı cezalandırılmamakta, buna karşın bir suçtan verilen ceza belirli bir miktarda arttırılmaktadır. Yukarıda anılan Ceza Genel Kurulu kararlarında belirtildiği üzere bir suçun zincirleme biçimde işlendiğinin kabulü hâlinde TCK'nın 43/1. maddesi gereğince artırım yapılması gerektiğinde cezanın nasıl belirlenmesi gerektiği hususunda yapılacak değerlendirmede;
Failin işlediği suçlardan bir kısmı suçun basit, bir kısmının nitelikli hâlini oluşturduğu ahvalde, nitelikli hâl daha fazla ceza verilmesini gerektiriyor ise ceza buna göre tayin edilecektir. Yani, her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak daha ağır cezayı gerektiren eylem üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanacaktır.
Aynı suçun basit ve nitelikli halinin zincirleme suça konu olacak şekilde birlikte işlenmesi halinde, suçun nitelikli halinin temel cezaya esas alınacağı ve o ceza üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanacağı gerek doktrinde gerek uygulamada benimsenmiştir.
Kaldı ki, suçlardan birinin tamamlanmış diğerinin teşebbüs aşamasında kalması durumunda dahi, şayet suçlar aynı nitelikte ise, örneğin ikisi de suçun basit şekli ise tamamlanmış suçtan hüküm kurulacağı, tamamlanmış olan eylem suçun basit hâlini, teşebbüs aşamasında kalmış eylem ise suçun nitelikli hâlini oluşturuyorsa, bu durumda her bir suç için ayrı ayrı uygulama yapılarak sonucuna göre hangi suç daha ağır cezayı gerektiriyor ise o suç üzerinden zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının gerekeceği hususları birlikte gözetildiğinde,
Zincirleme suçu oluşturan suçlardan en ağır cezayı gerektiren suç zincirleme suç hükümlerinin uygulanması açısından esas alınacak ve sonrasında TCK'nun 61. maddesindeki sıra gözetilerek TCK’nun 43. maddesi gereğince ceza artırılacaktır. Elbette ki, zincirleme suç hükümleri uygulanarak verilecek ceza, zincirleme suçu oluşturan her bir suçtan ayrı ayrı hüküm kurulduğunda verilecek toplam cezadan fazla olamayacaktır.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, zincirleme suça konu eylemlerden 05.02.2015 tarihli eylem bireysel kaçakçılık suçu kapsamındadır (5607 sayılı Kanun'un 3/5-10 fıkrası) ve suçun basit şeklidir. 08.02.2015 tarihli eylem ise toplu kaçakçılık suçunu oluşturmaktadır ki, bu suç ikiden fazla kişi tarafından müşterek fail sıfatıyla gerçekleştirilmiş olması nedeniyle 5607 sayılı Kanun’un 4/2. maddesinde suçun daha fazla cezayı gerektiren nitelikli hâli olarak yaptırıma (5607 sayılı Kanun'un 3/5-10,4/2 fıkrası) bağlanmıştır.
Dairemizce, sanığın 05.02.2015 tarihinde işlediği suçun basit hali olan bireysel kaçakçılık suçu ile 08.02.2015 tarihinde işlediği suçun nitelikli hali olan toplu kaçakçılık suçunu zincirleme biçimde işlendiğinin kabulü nedeniyle sanık hakkında ceza tayin edilirken suçun nitelikli hali olan toplu kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3/5,3/10,3/10-son,4/2. maddeleri uyarınca ceza belirlendikten sonra tayin edilen ceza üzerinden zincirleme suç hükümleri uygulanarak TCK'nın 43/1. maddesi uyarınca artırım yapılması gerekmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda sayın çoğunluğun bu yöndeki görüşüne katılmıyorum.20.05.2026