Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/21 E. 2025/5589 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/21
- Karar No
- 2025/5589
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1271 E., 2024/1406 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesi ile değiştirilen 5271 sayılı Kanun' un 231/12. maddesi ve 7499 sayılı Kanun'un 22. maddesi ile 5271 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 6/2-a maddesi gereği temyiz yasa yoluna tabi olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Bozma Yozgat 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 07.09.2018 tarihli beraat kararının katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine sanık hakkındaki beraat kararı kaldırılarak sanığın 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'ye muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmesine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesi kararının, sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 24.04.2024 tarihli kararı ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. B. Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 12.09.2024 tarihli kararıyla, sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın Temyiz İstemi İstinaf mahkemesinin temyiz merci tarafından verilen karar ile bağlı olduğuna, suç tarihinin hatalı gösterilmesinin usulî bozma nedeni olduğuna, ürünleri almış olduğu firmaya dair kayıtları dosyaya sunduğuna, alınan 108 adet eşofman altının faturalar ile sabit olduğuna, taklit ürün satışı yapmadığına, uygulamada bu tür şikâyetlerin gelir kapısı haline geldiğine, çoğu zaman hak sahibi firmanın bu tür şikâyetlerden haberinin dahi olmadığına, en azından iddianemeye konu eylemin gerçekten müşteki tarafından görüldüğü ve şikâyette bulunmaya karar verildiğinin ortaya konulması gerektiğine, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, marka hakkını ihlal edecek şekilde satış yapmasının mümkün olmadığına, ortağı olduğu firmada bir sürü farklı tedarikçiden temin edilen tekstil ürünlerinin satışının yapıldığına, faturaları ile ürün alışlarının sabit olduğuna, bir sürü ürün arasından sadece 13 ürün bakımından katılana ait marka ile benzerlik görüldüğüne, mağazalarına bir ay içerisinde onlarca ürün geldiğine ve mevcut yoğunluk ve ürün çeşitliliği içerisinde katılana ait marka baskısı olan ürünü tespit etmelerinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, açıkça suça konu ürünlerin basım ve gönderiminde satın alınan firmanın sorumlu olduğuna, ürünlerin satın alındığı kişinin ...olduğuna, kastının bulunmadığına, suçun manevi unsurunun gerçekleşmediğine, şüphenin giderilemediğine, var olan şüpheden sanığın yararlanması gerektiğinin sabit olduğuna, kendisi tarafından açıkça ürünlerin satın alındığı kişinin bildirildiğine ve faturalar ibraz edildiğine, bu bakımdan hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğine, iş gereği ürün satın alma için diğer illere gittiğinde halen benzer ürünlerin satıldığını gördüğüne, bununla ilgili olarak da katılan vekiline ilgili adresleri verebileceğine, belirtilen nedenler ile hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Dairemizin 24.04.2024 tarihli bozma ilamına konu Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin 24.02.2022 tarihli kararı ile sanığın neticeten 6.000,00 TL ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın sadece sanık tarafından temyiz edildiği gözetilmeden, bozma sonrasında sanığın neticeten 10 ay hapis ve 4 gün adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilirken ilk hükmündeki ceza miktarının sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle CMK'nun 307/5. madde ve fıkralarına aykırı davranılması, 2. Sanık hakkında neticeten belirlenen 4 gün adli para cezasının, 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca, ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak suç tarihindeki yasal düzenlemeye göre günlüğü 20,00 TL ile 100,00 TL arasında bir miktar üzerinden hesap edilmesi suretiyle sonuç adlî para cezası miktarının belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Dosya içerisinde Yozgat Cumhuriyet Başsavcılığına ait iki farklı emanet eşya makbuzu bulunduğunun anlaşılmasına karşın, hangi ürünlerin müsaderesine karar verildiğinin kararda açıkça gösterilmemesi ve dava konusu taklit markalı ürünlerin müsaderesine karar verilirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi yerine 54/1. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 4.Sanık hakkında temel cezanın belirlenmesi aşamasında uygulama maddesinin 61/A-1 yerine 61/1-A olarak gösterilmesi sureti ile 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine muhalefet edilmesi, 5.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 03.03.2016 yerine 01.03.2016 olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2025 tarihinde karar verildi.