Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/7167 E. 2024/11441 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/7167
Karar No
2024/11441
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1232 E., 2024/94 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, akaryakıt ticareti ile ilgili olarak faaliyet izninin iptali sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık .... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, ... müdafii İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/4895 Esas, 2024/8624 Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 12.11.2024 tarihli ve 7 - 2024/32772 sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 308 inci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen kanunî süresinde yapılan aleyhe itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü: I.İTİRAZ SEBEPLERİ Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu; dosya arasında bulunan uzman mütalaasını hazırlayan ve sanık ... müdafii tarafından duruşma günü mahkemede hazır bulundurulan bilirkişinin, 5271 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi kapsamında dinletilmek istenmesi talebinin reddine ilişkin ara kararın hukuka aykırı olmaması, ayrıca Yargıtay 7. Ceza Dairesi 20.06.2023 gün ve 2023/6424 Esas- 2023/6737 Karar sayılı kararındaki bozma gerekçesi de dikkate alındığında, delil durumu ve dosyanın geldiği aşama itibarıyla mahkûmiyet hükmünün onanması gerektiğinden bahisle bozma ilamının kaldırılmasına ve malen sorumlu ... Anonim Şirketi vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün onanması talebine ilişkindir. II.GEREKÇE Oluşa ve dosya içeriğine göre; 03.03.2020 tarihinde Konya İlinde Karatay Belediyesine ...isimli şahsın sürücüsü bulunduğu nakil aracı ile taşınan akaryakıtın teslimi sırasında yapılan denetimde ulusal marker seviyesinin “geçersiz” çıktığının anlaşılması üzerine toplam 12.293 lt kaçak motorinin ele geçirildiği, söz konusu motorinin Mersin’deki dolum tesisinden yüklendiği bilgisi üzerine başlatılan soruşturmada; 03.03.2020 tarihinde saat 17.30 sıralarında ... Dolum Tesisinde işletme müdürü olarak görevli sanık ...’ın huzurunda yapılan denetimde, sanıklar ...'ın yönetim kurulu başkanı, ... ile ...'ın yönetim kurulu üyesi oldukları ... Anonim Şirketine ait olan millileştirilmiş ve üzerinde mühür bulunmayan dışarıya satış yapılan 4 ve 5 nolu tanklardan alınan numunelerin "geçersiz" sonuç vermesi üzerine, Cumhuriyet savcısının derkenar arama kararına istinaden; aynı gün saat 21.30 sıralarında; sanık ... ile işletme müdür sanık ... ile ... Petrol şirketi personeli sanık ...'in huzurunda, 4 ve 5 nolu tankların, her seviyesinden kademeli olarak değişik saatlerde alınan numunelerin, iki ayrı marker ölçüm cihazında “geçersiz” sonuç vermesi üzerine, 4 nolu tankta 2.881.552 litre, 5 nolu tankta 2.358.896 litre olmak üzere toplam 5.240.448 litre kaçak olduğu değerlendirilen motorin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; Suça konu akaryakıtın bulunduğu T4 ve T5 numaralı tanklardan, usulüne uygun saat 17.42, 17.47, 17.54, 18.01, 18.50, 18.54 ve 18.55 de alınan numunelerin, iki farklı marker cihazı kullanılarak yapılan ölçümlerinde oniki kez "geçersiz" sonuç alınması üzerine, gerekli analiz ve incelemeler yapılmak üzere, millileştirme işleminin yapılmasından ve görevlilere sanık ... tarafından ibraz edilen T4 numaralı tanka ait ... Gözetim Firmasına ait "geçerli" sonuç alındığına yönelik rapor ile ... Petrol şirketi nezdinde bulunan marker ölçüm cihazından saat 14.20 de alınan "geçerli" sonucundan yaklaşık yedi saat sonra, her iki tankın dip, orta ve üst kısımlarından alınan numunelerin gönderildiği EGE PAL'ın 15.04.2020 tarihli, TÜBİTAK MAM'ın 09.03.2020 tarihli olan analiz sonucu düzenlenen raporlarında, bütün numunelerin ulusal marker seviyelerinin "geçersiz" olduğunun tespit edildiği, soruşturma kapsamında yapılan denetimlerde 07.03.2020 tarihinde Mersin ili Mut ilçesinde yapılan denetim sırasında 1.189,05 litre motorinin marker seviyesinin "geçersiz" çıktığı, ele geçirilen söz konusu motorinin 03.03.2020 tarihinde suça konu T5 numaralı tanktan satılarak teslim ve sevk edildiği, yine 05.03.2020 tarihinde Şanlıurfa ilinde yapılan denetimde ... şirketi tarafından satılan 8.000 litre motorinin de marker seviyesinin "geçersiz" olduğunun tespit edilmesi, bu raporlara ve tespitlere göre millileştirme işlemi yapıldığı belirtilen suça konu toplam 5.240.448 litre motorinde marker seviyesinin "geçersiz" olduğunun tespitinin kaçakçılık suçunun oluşması için yeterli olup satışının yapılmasına gerek bulunmadığı, kaldı ki, 07.03.2020 tarihinde Mersin ili Mut ilçesinde ele geçirilen 1.189,05 litre markersiz motorinin 03.03.2020 tarihinde suça konu T5 numaralı tanktan satışının yapıldığının tespit edildiği, görülmekte olan ceza davasında değil de iddianame ile kamu davası açıldıktan ve olayın üzerinden beş ay geçtikten sonra Sulh Hukuk Mahkemesinde yaptırılan tespit sonucunda TÜBİTAK UME'den alınan raporda, dip kısımdan alınan numunede marker seviyesinin "geçerli" tespit edildiği belirtilmiş ise de, sanıklar tarafından görevlilere ibraz edilen suça konu T4 numaralı tanktaki ... Gözetim Firmasına ait raporu ile ... Petrol şirketi nezdindeki marker ölçüm cihazından saat 14.20'de alınan marker sonucunun "geçerli" olduğu belirtilmiş, ancak sonrasında kolluk ve EPDK görevlileri tarafından suça konu her iki tankın alt, orta ve üst kısımlarından alınan numunelerin marker seviyelerinin iki farklı marker cihazında da "geçersiz" çıkması, yine tankların alt, orta ve üst kısımlarından alınan numunelerin analizleri sonucunda TÜBİTAK MAM ve EGE PAL'den alınan analiz raporlarında da suça konu motorinin marker seviyelerinin "geçersiz" olduğunun tespit edilmesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, baştan itibaren kaçakçılık kastı ile hareket eden sanıkların atılı suçu işlediklerinin dosya kapsamındaki tüm delillerle sabit olduğu anlaşılmıştır. Yargıtay 7. Ceza Dairesi 20.06.2023 gün ve 2023/6424 Esas- 2023/6737 Karar sayılı bozma ilamında sanıklar hakkında ilk derece mahkemesi tarafından verilen mahkûmiyet hükmünün isabetli olduğu belirtilerek, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 06.10.2022 gün ve 2021/1378 Esas-2022/2079 Karar sayılı beraat kararlarının bozulmasına karar vermiştir. Bozma sonrası yapılan yargılamada, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi, bozmaya uyarak sanıklar hakkında mahkûmiyet, malen sorumlu şirket hakkında da güvenlik tedbiri uygulanmasına karar vermiştir. Bozma sonrası yapılan yargılama sırasında, sanık ...'ın talebiyle düzenlenen 07.11.2023 tarihli uzman mütalaası, 28.11.2023 tarihinde dava dosyasına eklenmiş, karar duruşmasından yaklaşık 2 ay önce Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin bilgisine sunulmuş ve değerlendirilmiştir. Bununla birlikte bozma sonrası yargılamada 04.12.2023 tarihli duruşmada, Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütalaasını sunmasından sonra, bozma ilamına ve esas hakkında mütalaaya karşı beyanlarını hazırlamak üzere, sanıklar ve müdafiilerine takip eden duruşma gününe kadar süre verilmek suretiyle, sanıkların savunma hakları da gözetilmiştir. Tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 20.06.2023 tarihli ve 2023/6424 Esas, 2023/6737 Karar sayılı bozma ilamında da belirtildiği üzere, sanıkların üzerlerine atılı suçun sabit olması ve sanıkların mahkûmiyetlerine karar verilmesinin gerekmesi, yargılamanın gelinen aşamasında 5271 sayılı Kanun'un 178 inci maddesi kapsamında, yargılamada usul ve kanun hükümlerinin doğru şekilde uygulanmış olması nedenleriyle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından katılan ... İdaresi lehine hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 20.400,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 50.200,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III.KARAR 1.Gerekçe bölümünde belirtilen nedenle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE, 2.5271 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 09.10.2024 tarihli ve 2024/4895 Esas, 2024/8624 Karar sayılı bozma ilâmının KALDIRILMASINA, 3.Yukarıda açıklanan nedenle, malen sorumlu ... Anonim Şirketi vekili, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 15.01.2024 tarihli ve 2023/1232 Esas, 2024/94 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasının; vekalet ücretine ilişkin bendindeki “50.200 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine "20.400,00 TL" ibaresinin eklenmesi, suretiyle, Tebliğname’ye kısmen aykırı olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sanıklara isnat edilen fiillere ilişkin yargılama dosyası sürecinde; Mersin Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2020 gün ve 2020/3794 Esas sayılı iddianamesiyle sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında ulusal marker içeren veya hiç içermeyen akaryakıtı ticari amaçla bulundurmak, satışa arzetmek ve satmak suretiyle 5607 Sayılı Kanuna Muhalefet suçundan TCK'nın 37/1. delaletiyle, 5607 Sayılı Kanunun 3/11,a-b, 3/22, 4/2., TCK'nın 53., 54/4. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları yine 5607 Sayılı Kanunun 4/3. maddesi delaletiyle TCK'nın 60. maddesi uyarınca ... hakkında güvenlik tedbiri uygulanması istemiyle kamu davası açıldığı, Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.06.2021 gün ve 2020/215 Esas-2021/1186 Karar sayılı kararıyla sanıkların ayrı ayrı kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/11-a-b. ile aynı Kanunun 4/2. ve 3/22. ve TCK'nın 62/1, 52/2. madde ve fıkraları uyarınca 10 yıl hapis ve 10.000 gün adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, TCK'nın 52/2-4. madde ve fıkraları uyarınca uyarınca sanıklar ..., ... ve ...'ın 500.000,00 TL gün karşılığı adlî para cezasıyla, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in 200.000,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, TCK'nın 53/1, 63. maddeleri gereği hak yoksunluğuna ve mahsuba, suça konu kaçak eşyanın 5607 Sayılı Kanunun 13. maddesinin delaletiyle TCK'nın 54. maddesi gereği müsaderesine, 5607 Sayılı Kanunun 4/3. maddesinin delaletiyle TCK'nın 60. maddesi gereği olarak yararına suç işlenen ... Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin (... Anonim Şirketi) akaryakıt ticareti ile ilgili faaliyet izninin iptaline karar verildiği, Hükmün istinaf edilmesi üzerine, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından 06.10.2022 gün ve 2021/1378 Esas, 2022/2079 Karar sayılı kararla sanıklar hakkında ayrı ayrı Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223/2-e. maddesi uyarınca beraat kararı, suça konu eşyanın ... Anonim Şirketine iadesine şeklinde hükmün düzeltilmesi suretiyle, sanıklar müdafiileri ile malen sorumlu ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. ve 303/1-a. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verildiği, Hükmün katılan vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızın 04.03.2023 gün ve 2022/155879 sayılı tebliğnamesiyle hükmün onanması talep edildiği, Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 7. Ceza Dairesi 20.06.2023 gün ve 2023/6424 Esas- 2023/6737 Karar sayılı kararıyla "... baştan itibaren kaçakçılık kastı ile hareket eden sanıkların mahkûmiyetine yönelik ilk derece mahkemesi tarafından kurulan hükmün sanıklarca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi yerine, sanıkların dosya kapsamına uygun olmayan suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur." şeklindeki gerekçeyle hükmün oy birliğiyle bozulmasına karar verildiği, Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi tarafından, 15.01.2024 gün ve 2023/1232 Esas - 2024/94 Karar sayılı kararla, sanıkların ayrı ayrı kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun 3/11-a-b. ile aynı Kanunun 4/2. ve 3/22. ve TCK'nın 62/1, 52/2. madde ve fıkraları uyarınca 10 yıl hapis ve 10.000 gün adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, TCK'nın 52/2-4. madde ve fıkraları uyarınca uyarınca sanıklar ..., ... ve ...'ın 500.000,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile, sanıklar ..., ..., ... ve ...'in 200.000,00 TL gün karşılığı adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, taksitlendirmeye, TCK'nın 53/1, 63. maddeleri gereği hak yoksunluğuna ve mahsuba, suça konu kaçak eşyanın 5607 Sayılı Kanunun 13. maddesinin delaletiyle TCK'nın 54. maddesi gereği müsaderesine, 5607 Sayılı Kanunun 4/3. maddesinin delaletiyle TCK'nın 60. maddesi gereği olarak yararına suç işlenen ... Petrol Ürünleri Taşımacılık Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketinin (... Anonim Şirketi) akaryakıt ticareti ile ilgili faaliyet izninin iptaline karar verildiği, Hükmün sanıklar müdafi ve malen sorumlu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımızın 04.07.2024 gün ve 2024/32772 sayılı tebliğnamesiyle hükmün onanması talep edildiği, Yargıtay 7. Ceza Dairesi 09.10.2024 gün ve 2024/4895 Esas- 2024/8624 Karar sayılı kararıyla "Sanık ... müdafii tarafından duruşma günü ve saatinde hazır bulundurulan ve uzman bilirkişi sıfatıyla dinlenilmesi talep edilen Prof. Dr. ...'in, duruşma günü hazır edilmesi nedeniyle yargılamayı ne şekilde uzatmaya matuf olduğu açıklanmadan, yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile dinlenilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 178 inci maddesine muhalefet edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur." gerekçesiyle hükmün oy çokluğuyla bozulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca Dairemiz çoğunluğunun bu en son kararına karşı bozma sonrası yapılan yargılama sırasında sanık ...’ın ... Teknik Üniversitesi Rektörlüğün’den talebiyle düzenlenen 07.11.2013 tarihli uzman mütaalası Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinden yaklaşık 2 ay önce dosya arasına alınıp mahkeme bilgisine sunulduğu ve mahkeme tarafından da değerlendirildiği, yine bozma sonrası yargılamada Cumhuriyet savcısının esas hakkında mütaalasına karşı sanıklar ve müdafilerinin süre talep ettikleri en son duruşmada tanığı hazır ettikleri bu nedenle adı geçen bilirkişi tanığın dinlenmesine gerek olmadığı ve talebin duruşmayı uzatmaya yönelik bulunduğu yönündeki mahkeme red gerekçesinin de uygun olduğu, bu haliyle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 15.01.2024 tarihli kararının onanmasını yasal süresi içerisinde aleyhe itiraz ettiği, bu itiraz sonucuda daire çoğunlumuzca itiraz kabul edilerek belirtilen kararın onandığı görülmüş ise de, Sanıkların suçlarının subutu yönüyle çoğunluk görüşüne iştirakımız olmasına rağmen “usul esastan önce gelir” ilkesinden hareketle Dairemizin 09.10.2024 tarih ve 2024/4895 Esas, 2024/8624 Karar sayılı oy çokluğuyla alınan bozma gerekçesinde de açıklandığı üzere 5271 sayılı Kanun’un 178. maddesi kapsamında hazır olan tanığın (bilirkişinin) dinlenilmesi gerekirken bu yöndeki talebin duruşmayı nasıl geciktirdiği ve uzatmaya matuf olduğu yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle reddedilmesi adil yargılanma hakkını ihlal mahiyette hukuka aykırı bulunduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itirazının reddi ve bu ret sebebiyle dosyanın Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi yönüyle çoğunluk görüşüne iştirak edilmemiştir. KARŞI DÜŞÜNCE 5607 sayılı Yasaya aykırılık suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 5607 Türk Ceza Kanunu’nun 3/11. maddesinden kurulan mahkumiyete ilişkin hükmün, sanıklar vekilleri ile malen sorumlu şirket vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 09/10/2024 tarih ve 2024/8624 K sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/11/2024 tarihli itirazı üzerine dosya Dairemize gönderilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülerek Dairemizin bozmaya ilişkin kararı kaldırılarak yerel mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına ilişkin sayın çoğunluğun kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Dosya kapsamına göre, sanık ... müdafii tarafından Prof. Dr. .....’in bilirkişi sıfatıyla dinlenilmesi çin 15/01/2024 tarihli celsede hazır bulundurulduğu ve mahkeme heyetinden dinlenilmesinin talep edildiği, mahkemece talebin duruşmayı uzatmaya matuf olduğu gerekçesiyle reddine karar verilerek aynı celse sanıkların mahkumiyetlerine karar verildiği anlaşılmaktadır. Bilirkişinin hazır olması nedeniyle dinlenilebileceği, dolayısıyla sanık müdafii tarafından uzatmaya yönelik bir eylemin bulunmadığı, Dairemizin 09/10/2024 tarihli kararında da belirtildiği üzere, uzman kişinin dinlenilmesinin “… duruşma günü hazır edilmesi nedeniyle yargılamayı ne şekilde uzatmaya matuf olduğunun …” açıklanmaması ve 5237 sayılı Yasanın 178. maddesinde belirtilen red nedenlerinin dosyada bulunmaması nedeniyle Dairemizin 09/10/2024 tarih ve 2024/8624 Karar sayılı kararı yerinde olduğundan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının reddine karar verilerek, dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na gönderilmesine karar verilmemesi yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 11.12.2024

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/7167, K. 2024/11441, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-7167-e-2024-11441-k-c5785768d2a4