Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5378 E. 2025/6702 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5378
- Karar No
- 2025/6702
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/1029 E., 2022/2003 K. KATILANLAR : Gümrük İdaresi, ... SUÇTAN ZARAR GÖREN : ... SUÇLAR : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet SUÇ TARİHLERİ : HÜKÜMLER : Beraat, zamanaşımı nedeniyle düşme, mahkumiyet, eşya müsaderesi 06 ... 5464 plaka sayılı aracın sahibine iadesine, 47 ... 034 plaka sayılı araç hakkında karar verilmesine yer olmadığına TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, katılan ... vekili, sanıklar ..., ..., ..., sanık ... müdafi, sanıklar ... ve ... müdafi, sanık ... müdafi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî incelenmeksizin iade, kısmî ret, zamanaşımı nedeniyle düşme, bozma Katılan ... vekilinin temyiz isteminin beraat ve nakil araçları ile ilgili kararlarla sınırlı olduğu, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin ise zamanaşımı nedeniyle düşme, beraat, sanıklar ..., ... ve ... hakkındaki mahkûmiyet, nakil araçları ve vekâlet ücreti ile ilgili kararlarla sınırlı olduğu belirlenmiştir. Sanık ... hakkında verilen gıyabi kararın sanığın bilinen en son adresinden farklı bir adrese tebliğe çıkartılarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesine göre tebligat yapılmış ise de; sanığa yapılan tebligat usulsüz olup, sanığın öğrenme üzerine temyiz istemi yasal süresinde kabul edilmiştir. Birleşen 2021/458 Esas sayılı dosyada, Altınözü 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.05.2014 tarihli kararı ile sanık ...'in mahkumiyetine, 47 ... 034 plakalı nakil aracını ise iadesine karar verildiği, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli kararı ile sanık hakkındaki mahkûmiyet kararının bozulmasına, nakil aracının iadesine ilişkin kararın ise onanmasına karar verildiği, böylece nakil aracının iadesine ilişkin kararın kesinleşmiş olduğu, mahkemece de 22.11.2022 tarihli hükümde 47 ... 034 plakalı nakil aracı hakkında bir karar verilmediği anlaşılmakla; ortada 47 ... 034 plaka sayılı araca ilişkin incelenecek bir karar bulunmadığından katılanlar vekillerinin 47 ... 034 plakalı araca yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır. İnceleme dışı sanık ... hakkında ana iddianameye konu 1, 2, 3, 7 ve 8 numaralı olaylar nedeniyle açılan davalar ile ilgili mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. A.Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden; hükümlerin istinaf yasa yoluna tabi olduğu anlaşılmıştır. B.Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz istemleri yönünden; 1.Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkında 03.01.2013, 11.01.2013, 02.04.2013, 10.04.2013, sanık ... hakkında 03.01.2013, 11.01.2013, 02.04.2013, 10.04.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemi ile katılan ... vekilinin sanık ... hakkında 02.04.2013, 10.04.2013, 12.04.2013, 18.04.2013, 20.04.2013, 22.04.2013, sanık ... hakkında 02.04.2013, 10.04.2013,12.04.2013,18.04.2013, 20.04.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden; belirtilen suç tarihleri, suçların işleniş biçimi ve ele geçen eşyaların niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresi ve Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır. 2.Katılan ... vekilinin sanıklar ... ve ... hakkında 03.01.2013 ve 11.01.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına, katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkında 12.04.2013, 20.04.2013 ve 22.04.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına, sanık ... hakkında 12.04.2013, 18.04.2013, 20.04.2013, 22.04.2013 tarihli eylemlerden verilen beraat kararlarına, sanık ... müdafinin ... hakkında 18.04.2013 tarihli eylemden verilen mahkûmiyet kararına ve sanık ...'in kendisi hakkında 12.07.2013 tarihli eylemden verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8/1. maddesi "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un Geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 6723 sayılı Danıştay Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un (6723 sayılı Kanun) 33. maddesi) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklinde düzenlendiği, buna göre bölge adliye mahkemelerinin faaliyete başlama tarihi olan 20.07.2016 tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı Kanun’un 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı, 20.07.2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında ise 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) hükümlerinin uygulanacağı, Benzer bir konuya konuya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 06.03.2024 tarihli ve 2022-2/96 Esas, 2024/111 Karar sayılı kararının da aynı doğrultuda olduğu cihetle; Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin birleşen dosyalarda sanıklar ... ve ... hakkında verdiği bozma kararları üzerine, dava dosyalarının ana dosyada birleştirildiği anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...'ın üzerlerine atılı suçlar yönünden daha önceden Yargıtay incelemesinden geçen bir hüküm bulunmadığı, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı 20.07.2016 tarihinden sonra verilmiş olan hükümlerin istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı, anılan sanıklar yönünden kanun yolu incelemesinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılması gerektiği anlaşılmakla, bu sanıklar yönünden istinaf incelemesinin yapılması için dosyanın görevli ve yetkili Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairesine gönderilmek üzere Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, II-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlere Yönelik Temyiz İstemleri Yönünden a.Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkında 03.01.2013, 11.01.2013, 02.04.2013, 10.04.2013, sanık ... hakkında 03.01.2013, 11.01.2013, 02.04.2013, 10.04.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemi ile katılan ... vekilinin sanık ... hakkında 02.04.2013, 10.04.2013, 12.04.2013, 18.04.2013, 20.04.2013, 22.04.2013, sanık ... hakkında 02.04.2013, 10.04.2013, 12.04.2013, 18.04.2013, 20.04.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemleri yönünden; 03.01.2013 ve 11.03.2013 tarihli eylemlerin suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçu kapsamında, 02.04.2013 ve 10.04.2013 tarihli eylemlerin suç tarihi, ele geçen eşyanın niteliği ve suçun işleniş biçimi itibarıyla suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, bu suçlardan doğrudan zarar görmeyen Gümrük İdaresinin, 5271 sayılı Kanun’un 237/1. maddesi uyarınca, kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı, 02.04.2013, 10.04.2013, 12.04.2013, 18.04.2013, 20.04.2013, 22.04.2013 tarihli eylemlerin ise suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliği itibariyle 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, 5607 sayılı Kanun'un davaya katılma başlıklı 18/1. maddesindeki ''Bu Kanunda tanımlanan suçlar dolayısıyla açılan davalarda mahkeme, iddianamenin bir örneğini ilgili gümrük idaresine de gönderir. Başvurusu üzerine, ilgili gümrük idaresi açılan davaya katılan olarak kabul edilir.'' şeklindeki düzenleme uyarınca, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Gümrük İdaresi vekili ve ... vekilinin anılan hükümlere yönelik temyiz isteklerinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, b. Katılan ... vekilinin, sanıklar ... ve ... hakkında 03.01.2013 ve 11.01.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemi yönünden; Sanıklar ... ve ...'in yargılama konusu eylemlerine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 03.01.2013 tarihli eylem bakımından 5237 sayılı Kanun'un 67/2-a bendi gereği, zamanaşımını kesen son işlem olan, sanıklardan ...'ın savunmasının alındığı 14.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği, 11.01.2013 tarihli eylem bakımından ise sanık ... hakkında ayrı yürütülen Hatay 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/709 Esas sayılı dosyasında verilen 27.02.2017 tarihli mahkumiyet kararının zamanaşımını kesen son işlem olduğu, bu eylem yönünden ise suçun işlendiği 11.02.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğunun anlaşılması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan ... vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ... ve ... hakkında 03.01.2013 ve 11.01.2013 tarihli eylemlerden açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyaların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, c) Sanık ...'in, sanık ... hakkında birleşen 2021/458 Esas sayılı dosyaya konu 12.07.2013 tarihli bireysel akaryakıt kaçakçılığı eyleminden dolayı verilen mahkûmiyet kararına yönelik temyiz istemi yönünden; Bu eylemden dolayı sanık hakkında bireysel akaryakıt kaçakçılığı suçundan kamu davası açılmış olup, sanığın yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi gereği, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, aynı Kanun'un 67/2-d bendi gereği zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet kararının verildiği 21.05.2014 tarihinden, hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle sanık ...'in temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık ... hakkındaki 12.07.2013 tarihli eyleme ilişkin kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesinin yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, d) Katılan ... İdaresi vekilinin, sanık ... hakkında 12.04.2013, 20.04.2013 ve 22.04.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına, sanık ... hakkında 12.04.2013, 18.04.2013 ve 20.04.2013 tarihli eylemlerden dolayı verilen beraat kararlarına yönelik temyiz istemi yönünden; Bu eylemlerden dolayı 16 sanık hakkında toplu akaryakıt kaçakçılığı suçundan kamu davası açılmış olup, atılı suçun 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, e. Sanık ... müdafinin, sanık ... hakkında 18.04.2013 tarihli toplu akaryakıt kaçakçılığı eyleminden dolayı verilen mahkûmiyet kararına ve katılan ... İdaresi vekilinin bu karardaki vekâlet ücretine yönelik temyiz istemleri yönünden; Birleşen 2021/458 esas sayılı dosyada soruşturma evresinde sanığa etkin pişmanlık ihtaratında bulunulduğu, sanığa kovuşturma evresinde 27.04.2021 tarihli celsede yapılan etkin pişmanlık ihtaratında ise, davaya konu tüm eylemler bakımından gümrüklenmiş değer miktarlarının ayrı ayrı ihtar edilmiş olması karşısında, tebliğnamedeki 1 ve 2 numaralı bozma düşüncelerine iştirak edilmemiştir. Sanığa ait ikamette usulünce yapılan adli aramada ticari miktar ve mahiyette 5280 litre kaçak motorin ele geçirilmesi, sanığın bozma öncesi alınan savunmasındaki ikrarı, iletişim tespit tutanakları içerikleri ve tüm dosya kapsamına göre, sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Sanık ... hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, 2.Katılan ... İdaresi yerine, suçtan zarar görmeyen, davaya katılma hakkı olmayan ve katılan sıfatı da almayan EPDK lehine vekâlet ücretine hükmolunması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık ... müdafinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükümden tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ilişkin paragraftan ''sanık hakkında hükmolunan cezanın'' ibaresinin çıkarılması ile yerine gelmek üzere hükme ''sanık hakkında hükmolunan hapis cezasının'' ibaresinin eklenmesi, hükümden vekâlet ücretine ilişkin paragraftan ''EPDK'' ibaresinin çıkartılarak yerine gelmek üzere hükme ''Gümrük İdaresi'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, f) Katılan ... İdaresi vekilinin sanık ... hakkında 22.04.2013 tarihli eylemden dolayı verilen beraat kararına yönelik temyiz istemi yönünden; Bu eylemden dolayı 16 sanık hakkında toplu akaryakıt kaçakçılığı suçundan kamu davası açılmış olup, atılı suçun 15 yıllık olağan, 22 yıl 6 aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Sanık ... hakkında 22.04.2013 tarihli eylemden dolayı, daha evvel Hatay Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 2013/5760 soruşturma numaralı dosyada, 30.04.2013 tarihinde ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği ve anılan kararın Gümrük İdaresi vekilince yapılan itirazın İskenderun 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.07.2013 tarihli kararı ile reddine karar verilmesi ile kesinleştiği, olaya ilişkin ana dosyaya giren tapelerin de diğer sanıklar ... ve ...'a ilişkin olması karşısında, dosyada yeni bir delil olmadan 5271 sayılı Kanun'un 173/6. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesinden karar da alınmadan ana iddianame ile açılan kamu davasının usulüne uygun açılmış olmadığı cihetle, karar verilmesine yer olmadığına yerine yargılamaya devamla sanık hakkında yazılı şekilde beraat kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.05.2025 tarihinde karar verildi.