Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/3260 E. 2026/5067 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2024/3260
Karar No
2026/5067
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/325 E., 2024/20 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî düzeltilerek onama

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I- Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, anılan Kanun'un 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımını kesen son işlem olan, sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 01.06.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendinde öngörülen 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

II- Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuş ise de; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasından 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmamasına ilişkin paragraf çıkartılarak yerine ''15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 53. maddesinde yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesinin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarının tatbikine,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2024/3260, K. 2026/5067, T. 28.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2024-3260-e-2026-5067-k-c94f5c6eb106