Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/8831 E. 2024/5678 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/8831
Karar No
2024/5678
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/229 E., 2022/445 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet, 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz sebepleri; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'na (5809 sayılı Kanun) aykırılık suçundan sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın savunma hakkının kısıtlandığına, arama yapılan işyerinde çalıştığına, suçun unsurlarının oluşmadığına, etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.OLAY VE OLGULAR 09.11.2012 tarihinde sanık ... adına kaçak cep telefonu geleceği bilgisi üzerine, derkenar arama kararına dayalı, hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilen sanık Selvet Türk ile sanık ...'nun işlettikleri iş yerinde yapılan aramada, toplam 28 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasına aykırılık suçundan ve 5809 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrasına aykırılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... aşamalardaki savunmalarında; cep telefonu ticareti yaptığını, suça konu cep telefonlarını satmadığını, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir. Bozma sonrasında sanığın beyanına başvurulmadığı anlaşılmıştır. Suça konu cep telefonlarının kayıt dışı olduğuna dair Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ilgili yazısı dava dosyasında mevcuttur. Dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin 101,00 TL olduğuna ilişkin kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. III.GEREKÇE A.5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi 1.Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5809 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereği belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 2.5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 05.11.2014 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. B.5607 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, olay tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'nun eyleminin sabit olduğu belirlenmekle, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde aşağıda belirtilen hususlar dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. 1.Hükmün açıklanmasına esas alınan Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 28.05.2014 tarihli ve 2014/72 Esas, 2014/271 Karar sayılı ilamına konu, denetim süresinde işlenen suçun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 165 inci maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu olduğu, 24 Ekim 2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 26 ncı maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesine eklenen dokuzuncu fıkra uyarınca suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; Biga Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/72 Esas, 2014/271 Karar sayılı dosyasında uzlaşma yapılıp yapılmadığı belirlendikten sonra, sonucuna göre açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanıp açıklanmayacağının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun’un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, 3.Değer azlığından indirim yapılırken uygulama maddesi olan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci (7423 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesi) fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 4.Sanığın kasıtlı bir suçtan hapis cezasına mahkûmiyetine karar verilmiş olması karşısında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca belli hakları kullanmaktan mahrumiyetine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV.KARAR A.5809 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle, katılan Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkında 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, B.5607 Sayılı Kanun'a Aykırılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Biga 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 06.07.2022 tarihli ve 2022/229 Esas, 2022/445 Karar sayılı kararına yönelik sanık ... müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 22.05.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/8831, K. 2024/5678, T. 22.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-8831-e-2024-5678-k-be31fff1f416