Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7332 E. 2023/9766 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7332
Karar No
2023/9766
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/508 E., 2021/1080 K. SUÇLAR : 1632 Sayılı Askeri Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma Sanık hakkında 14.02.2017-04.03.2019 ve 07.03.2019-26.06.2019 tarihleri arasında gerçekleşen eylemlerine ilişkin verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirlenmiştir. Sanık hakkında 06.11.2013-19.08.2014 tarihleri arasında gerçekleşen firar suçundan bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. (Kapatılan) 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2014/990 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında firar suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesi uyarınca 6.000 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2. (Kapatılan) 7. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 04.05.2016 tarihli ve 2014/990 Esas, 2016/289 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/8258 Esas, 2019/10069 Karar sayılı ilamı ile özetle; sanığın suç tarihlerinde askerliğe elverişli olup olmadığının ve cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespitinden sonra hükme varılması gerekirken, noksan kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması ve 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarı ile yetinilmesi gerekirken adlî para cezasının ödenmemesi halinde hapis cezasına çevrilmesine karar verilmesi suretiyle infazda yetkinin kısıtlanması sebepleriyle mahkûmiyet hükmünün bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma üzerine; Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli ve 2019/508 Esas, 2021/1080 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 06.11.2013-19.08.2014 tarihleri arasında işlemiş olduğu firar suçundan 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca on ... hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; hakkında tesis edilen mahkûmiyet hükmünün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Olay tarihinde askerlik hizmetini yapmakta olan sanığın, daha önce işlemiş olduğu hava değişimi tecavüzü suçundan dolayı çıkarılan yakalama emri üzerine 20.10.2013 tarihinde Ankara'da yakalandığı, müteakiben sevk için tutuklandığı ve 05.11.2013 tarihinde birliğine sevk edildiği, sanığın 06.11.2013 tarihinde birliğinden izinsiz olarak tekrar ayrıldığı, bir süre firar temadisini devam ettiren sanığın, hakkında çıkarılan yakalama emrine istinaden 19.08.2014 tarihinde yakalandığı maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2. Sanık savunmalarında özetle; suçlamayı kabul etmediğini, kendisine sehven terhis belgesi verildiğini, suç tarihinde ... olmadığını ve beraatini talep ettiğini beyan etmiştir. 3. Yakutiye Askerlik Şubesi Başkanlığının 02.07.2014 tarihli ve "askerlik durumu" konulu yazısıyla sanığın suç tarihindeki askerlik durumuna ilişkin bilgi verilerek, sanığın hizmet cetveli gönderilmiştir. 4. Olay tarihinde bölük astsubayı olarak görev yapan tanık ..., mahkeme huzurunda usulüne uygun olarak tespit edilen yeminli beyanlarında; sanıkla ilgili muhtemel terhis tarihini saptayarak terhis belgesi düzenlendiğini ancak askerlik şubesi tarafından hata bulunduğunun tespit edilmesi üzerine terhis belgelerini imha ettiğini beyan etmiştir. 5. Olay tarihinde bölük komutanı olarak görev yapan tanık ...'nın usulüne uygun olarak tespit edilen beyanlarının diğer tanık beyanıyla uyumlu ve maddi vakıayı destekler mahiyette olduğu görülmüştür. 6. Yakutiye Askerlik Şubesi Başkanlığının 01.06.2021 tarihli ve "..." konulu yazısında sanığın askerlik safahati hakkında bilgi verilerek Diyarbakır 7. Kolordu Komutanlığı emrinden 26.06.2019 tarihinde terhis olduğu bildirilmiştir. 7. Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesinin 04.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporunda; suç tarihindeki ruhsal durumu ile ilgili karar verilemeyeceği, o tarihlerdeki sağlık kayıtlarına göre karar verilmesi gerektiği, hali hazırdaki durumu itibarıyla sağlam olduğu bilgisine yer verilmiştir. 8. Sanık hakkında çeşitli suçlarına ilişkin düzenlenmiş olan vaka kanaat raporları, ayrıntılı kıta anket formu, Başiskele Polis ekiplerince tanzim edilen 19.08.2014 tarihli yakalama tutanağı, (Kapatılan) Diyarbakır ... Hastanesi Baştabipliğinin 17.04.2012 tarihli ve 3594 numaralı uyum bozuklukları tanısıyla verilen 3 ... hava değişimi raporu, sanığın muhtelif suçlarına ilişkin verilip kesinleşen ceza ve infaz evrakları ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık hakkında 14.02.2017-04.03.2019 ve 07.03.2019-26.06.2019 tarihleri arasında gerçekleşen, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilerek konusu suç teşkil eden eylemlerine ilişkin verilen kararlar yönünden; Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.05.2019 tarihli ve 2019/374 Esas, 2019/481 Karar sayılı kararı ile hukuki, fiili ve şahsi irtibat bulunması nedeniyle 2018/590 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilerek, yargılamanın 2018/590 Esas numaralı dava dosyası üzerinden devam etmesine, yine 24.09.2020 tarihli ve 2018/590 Esas, 2020/556 Karar sayılı kararı ile iş bu temyize konu dosyanın birleştirilmesine karar verilmesinden sonra bu suçlardan kurulan 16.11.2021 tarihli ve 2019/508 Esas, 2021/1080 Karar sayılı hükümler temyiz edilmiş ise de; sanık hakkında 14.02.2017-04.03.2019 ve 07.03.2019-26.06.2019 tarihleri arasında gerçekleşen ve 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilerek konusu suç teşkil eden eylemlerine ilişkin verilen kararların, Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20.07.2016 tarihinden sonra verilmesi nedeniyle istinaf kanun yoluna tabi olduğu ve 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan 20.07.2016 tarihinden önce İlk Derece Mahkemelerince verilen hükümlerin temyiz incelemesinde bozulması üzerine mahkemesince yapılacak yargılama sonucunda kurulacak ikinci hükümlerin de temyiz incelemesine tabi olacağı yönündeki düzenleme gözetildiğinde; 14.02.2017-04.03.2019 ve 07.03.2019-26.06.2019 tarihleri arasında gerçekleşen eylemlerine yönelik kurulan mahkûmiyet hükümleriyle ilgili daha önceden Bölge Adliye Mahkemesince karar verilmediği gibi temyiz incelemesine de konu olmadığı anlaşıldığından, verilen kararların istinaf incelemesinin gerçekleştirilmesi sağlanmak üzere Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesine iadesi gerektiğinden, bu suçlar yönünden tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir. B. Sanık hakkında 06.11.2013-19.08.2014 tarihleri arasında gerçekleşen firar suçundan verilen karar yönünden; Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/8258 Esas, 2019/10069 Karar sayılı ilamında bozma sebebi olarak gösterilen hususun yerine getirilmesi için, Balıkesir Atatürk Şehir Hastanesi tarafından sanığın suç tarihlerindeki cezai ehliyeti ve askerliğe elverişlilik durumuna ilişkin 04.11.2020 tarihli sağlık kurulu raporu tanzim edilmiş ise de; raporun, aslının ya da aslına uygun onaylı sureti yerine fotokopi olarak gönderildiği, sanığın suç tarihindeki askerliğe elverişlilik durumuna ve cezai ehliyetine ilişkin değerlendirmenin yer almadığı ve hali hazırda sağlam olduğu belirtilmiş ise de; sağlam olarak ifade edilen durumun ayrıca ve açıkça neyi kapsadığının belirtilmediği hususları göz önüne alındığında sanığın suç tarihindeki cezai ehliyetinin ve askerliğe elverişlilik durumunun açıklığa kavuşturulması bakımından; daha önce görmüş olduğu tedavilere ilişkin sağlık kayıtları, kıta anket formu, danışmanlık kartı ile adli sicil kaydında yer alan kararlar ve varsa infaz evrakı getirtilip dosyaya konulduktan sonra psikiyatri uzmanı bir bilirkişiye muayene ettirilerek, bilirkişinin gerek duyması halinde ise adli gözlem altına aldırılması gerekirken, bunlar yapılmadan eksik kovuşturma ile sonuca gidilmesi, 2. Sanık hakkında verilen 04.05.2016 tarihli mahkûmiyet hükmünün Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 26.06.2019 tarihli ve 2018/8258 Esas, 2019/10069 Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş olmasına rağmen, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesi gereğince Yargıtay bozma ilamına uyulup uyulmayacağı hususunda bir karar verilmeden yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması, 3. Sırf askeri suç olan firar suçundan dolayı hükmedilen 10 ... hapis cezasının seçenek yaptırım tedbirine çevrilmesine ve ertelenmesine engel teşkil eden 14.07.2016 tarihinde yürürlüğe giren 23.06.2016 kabul tarihli 6722 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesi ile değişik 1632 sayılı Kanun'un 47 nci maddesinin (A) bendi ve 11 inci maddesi ile değişik Ek 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinde yer alan düzenlemelerin suç tarihinde yürürlükte bulunmadığı gözetilmeden, sanık hakkında, "Suçun sırf askeri suç olması, cezasının süresi 1632 sayılı kanunun 47/1-A ve ek 8/1-A maddeleri, 353 sayılı kanunun ek 4 maddesi dikkate alınarak cezasının ertelenmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına veya seçenek yaptırıma çevirilmesine yer olmadığına," şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 4. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 06.11.2013-19.08.2014 olarak belirtilmesi gerekirken yalnızca 06.11.2013 olarak yazılması hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR A. Sanık hakkında 14.02.2017-04.03.2019 ve 07.03.2019-26.06.2019 tarihleri arasında gerçekleşen, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilerek konusu suç teşkil eden eylemlerine ilişkin verilen kararlar yönünden; Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25 ve geçici 2 nci maddeleri uyarınca kurulan Bölge Adliye Mahkemelerinin 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan karar uyarınca tüm yurtta 20.07.2016 tarihinde göreve başladığı, bu tarihten sonra verilen kararların istinaf kanun yoluna tabi olduğu, sanık hakkında verilen hükmün daha önceden Yargıtay incelemesinden geçmediği, 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesi ile değiştirilen 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrasının uygulanma koşullarının bulunmadığı ve inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 272 nci maddesi ve devamı uyarınca istinaf kanun yoluna tabi olduğu, kanun yolunun re’sen dikkate alınacağı anlaşılmakla, 5271 sayılı Kanun’un 272 nci ve devamı maddeleri uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanık hakkında 06.11.2013-19.08.2014 tarihleri arasında gerçekleşen firar suçundan verilen karar yönünden; Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Diyarbakır 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.11.2021 tarihli, 2019/508 Esas, 2021/1080 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/7332, K. 2023/9766, T. 07.11.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-7332-e-2023-9766-k-a5e3d2ec2bab