Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7257 E. 2026/7218 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/7257
- Karar No
- 2026/7218
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/343 E., 2022/18 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak sigaraların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanığın üzerine atılı eylemin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu (5607 sayılı Kanun) kapsamında bulunduğu, bu suçtan zarar görenin ... İdaresi olduğu, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1 maddesi gereğince katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunan ... İdaresi'nin hükmü temyiz ederek katılma iradesi gösterdiği cihetle 5371 sayılı Kanun'nun 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkında 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 326. maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı gözetilerek bozma öncesi verilen ve sanık lehine cezada kazanılmış hak teşkil eden hapis cezasından çevrilen 6.000,00 TL adlî para cezası ve doğrudan hükmolunan 80,00 TL adlî para cezası üzerinden cezasının infazına karar verilmesi gerekirken, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda (5237 sayılı Kanun) cezaların toplanması müessesesine yer verilmediği dolayısıyla da bozma öncesi sanık hakkında doğrudan verilen adlî para cezası ile hapis cezasından çevrilen adlî para cezasının içtima ettirilmeyeceği gözetilmeyerek yazılı şekilde sanığın cezada kazanılmış hakkı gereğince 6.080,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi,
2.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 5/2. maddesi uyarınca, sanığın kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık müessesesinden yararlanabilmesi için mahkemece kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında yer alan dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar tutarı ödemesi hususunda ihtarat yapılması ve ödeme yapması halinde, soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca daha önce sanığa bu hususta ihtar yapılmamış olduğu da gözetilerek cezasında 1/2 oranında indirim yapılacağının bildirilmesi gerektiği cihetle; kovuşturma aşamasında yapılan ihtaratta indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerekirken 1/3 olarak bildirilerek sanığın yanıltılması,
3.Suçta kullanılan aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olduğundan bahisle nakil aracının iadesine karar verilmiş ise de; malen sorumlunun beyanlarından ve tüm dosya kapsamından, suçta kullanılan aracın haricen sanığa ait olduğu ve malen sorumlunun iyiniyetli olmadığı cihetle, suça konu eşyanın miktar ve hacim bakımından, taşındığı nakil aracının tamamını veya ağırlıklı bölümünü oluşturup oluşturmadığı konusunda bilirkişi incelemesi yaptırılarak 5607 sayılı Kanun'un 13/1-b bendindeki koşulun gerçekleşip gerçekleşmediğinin belirlenmesi ve aracın kasko ve piyasa değeri tespit edildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 54. maddesinde yer alan hakkâniyet ölçüsü ve iyiniyet hususu değerlendirilip tartışılarak sonucuna göre nakil aracının müsaderesi ya da iadesi yönünden bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde iade kararı verilmesi,
4.Sanığın eyleminin, suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 5607 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan doğrudan zarar görenin ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılan olarak kabul edilerek katılmasına karar verilmeyen suçtan zarar gören ... İdaresi lehine vekalet ücretine hükmedilmek suretiyle infazda tereddüde neden olacak şekilde hüküm kurulması, nedenleriyle, hukuka aykırılık bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık ... katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 18.06.2026 tarihinde karar verildi.