Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5358 E. 2023/8556 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5358
- Karar No
- 2023/8556
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/418 E., 2022/407 K. SUÇ : 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (mülga) muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Zamanaşımı nedeniyle düşme Sanık müdafiin temyiz isteği yönünden; sanığa usulüne uygun olarak yapılan gerekçeli karar tebliğinde, temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilerek yanıltılmış ise de, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî ve 15 günlük yanılgılı süre geçtikten sonra 18.07.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu anlaşılmıştır. Katılan vekilinin temyiz isteği yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. GEREKÇE A. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden Sanığa 29.06.2022 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen karara karşı, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten ve sanığa temyiz süresi olarak Mahkemece bildirilen 15 günlük süre de geçtikten sonra 18.07.2022 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re'sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiin temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığın atılı suçun işlendiği 24.03.2007 tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleştiği gözetilmeden yargılamaya devamla sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. II. KARAR A. Sanık Müdafiin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2022 tarihli ve 2021/418 Esas, 2022/407 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiin temyiz isteğinin, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca MÜSADERESİNE, nakil aracının sahibine iadesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.