Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/4450 E. 2026/5779 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/4450
Karar No
2026/5779
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/95 E., 2021/253 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, ... kaçağı eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Katılan vekilinin temyiz isteminin münhasıran nakil aracı hakkındaki iade kararı ile sınırlı olduğu gözetilerek inceleme yapılmıştır.

I-Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanığın araçta ele geçen 483 adet kol saati yönünden sorumlu olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın yargılama konusu eylemine göre belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, sanığa atılı suçun işlendiği 04.07.2013 tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşıldığından bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, suç konusu kaçak saatlerin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince MÜSADERESİNE,

II-Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri İle Nakil Aracının İadesi Kararı Yönünden Olayın oluş biçimi, sanıkların aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Sanıklar hakkında toplu kaçakçılık nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi gereğince cezada artırım yapılmış ise de; sanıkların eylemlerinin incelenmesinde, sanık ... ve ...'ün temin ettiği kaçak sigara ve cep telefonlarını temyiz dışı sanık ...'ya naklettirdiği, dosya kapsamına göre ... kaçağı saatlerin taşınması eylemine ise iştirak ettiklerine dair yeterli delil bulunmadığı, 5607 sayılı Kanun'un 4/2. maddesi kapsamında suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun oluşmadığı gözetilmeksizin fazla ceza tayini,

2.Dosya kapsamına göre; sanıkların ele geçen 2605 karton kaçak sigara ile 150 adet cep telefonu yönünden sorumlu olduğu gözetilerek bu doğrultuda ... İdaresinden KEMT varakası düzenlettirilip soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı anlaşılan sanıklara suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde hükmonulacak cezada "1/2" oranında indirim yapılacağı hususunun kovuşturma evresinde açıklamalı olarak ihtar edilmesi gerekirken ele geçen tüm kaçak eşya yönünden alınan bilirkişi raporu ile belirlenen tutar doğrultusunda ve "1/3" oranında indirim yapılacağı bildirilmek suretiyle ihtarat yapılak yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.Sanıklar hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi ile 65 45... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin yollamasıyla 3/5. maddesi gereğince temel cezanın belirlenmesinden sonra, 3/10. maddesi gereğince uygulama yapılması ve yine aynı Kanun'un 3/23. ve 5/2. maddelerinin de uygulama şartlarının oluşup oluşmadığının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken lehe yasa değerlendirmesi yapılmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesi kapsamında hak yoksunluklarına hükmolunurken 15.04.2020 tarih ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde yapılan değişikliklerin dikkate alınması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozmanın 1412 sayılı Kanun'un 325. maddesi uyarınca kararın hakkındaki 25.11.2014 tarihli hüküm kesinleşen sanık Muhammet Kurdo'ya sirayetine, 12.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/4450, K. 2026/5779, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-4450-e-2026-5779-k-9d062375815b