Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/19496 E. 2024/10503 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/19496
Karar No
2024/10503
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2023/1511 E., 2023/2715 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Beraat ve suça konu eşyanın İl Sağlık Müdürlüğüne gönderilmesi savcısı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği; toplanan delillere göre suça sürüklenen çocuğun mahkûmiyeti gerektiğine, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünün yerinde olduğuna ve re’sen gözönüne alınacak nedenlerle hükmün bozulması istemine ilişkindir. 2.Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; bilirkişi raporunda suça konu eşyanın orijinal olmayıp merdiven altı üretim ve marka taklidi olduğunun belirtildiğine, eylemin niteliğinin değişmesi nedeniyle 6769 sayılı Kanun uyarınca katılan sıfatı olabilecek kişilere bildirim yapılmamasına, 1262 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesi uyarınca ruhsatsız olarak müstahzar imal etmek veya imal edilen müstahzarları bilerek satmak fiillerine göre içtima kurallarının gözetilmemesi nedenleri ile hükmün bozulması istemine ilişkindir. II.GEREKÇE 25.03.2018 tarihinde, park halindeki panelvan kamyonet araçta, suça sürüklenen çocuğa ait, dışarıdan görünür vaziyette çuval içerisinde çeşitli markadaki toplam 112 adet parfüm ele geçirildiği anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmasında; suça konu eşyayı tanımadığı birisinden aldığını, kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakaları dava dosyasında bulunmaktadır. Suça konu parfümlerin ithal edildiğine dair belge ve bandrollerinin bulunmadığı, merdiven altı tabir edilen taklit ürünler olduğuna ilişkin bilirkişi raporu ile bilirkişi ek raporu dava dosyasında bulunmaktadır. İlk derece mahkemesi tarafından, suça sürüklenen çocuk hakkında kaçakçılık suçundan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının yollamasıyla, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiikinci fıkraları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 inci maddesi, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrilme 4.000,00 TL adli para cezası ve gün karşılığı 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kurulan söz konusu hükme yönelik, suça sürüklenen çocuk müdafiin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereği dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; suça konu parfümlerin merdiven altı tabir edilen taklit ürünler olduğu, gümrük kaçağı eşya olmadığı kabul edilerek, ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararının kaldırılması ile suça sürüklenen çocuğun kaçakçılık suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereği beraatine, suça konu eşyanın 5324 sayılı Kozmetik Kanunu'nun 6 ncı maddesi gereği işlem yapılmak üzere il sağlık müdürlüğüne gönderilmesine, bu şekilde hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Olay tutanağı ve suça sürüklenen çocuğun savunmasına, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. III.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesinin, 13.09.2023 tarihli ve 2023/1511 Esas, 2023/2715 Karar sayılı kararında, katılan ... İdaresi vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bakırköy 1. Çocuk Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/19496, K. 2024/10503, T. 27.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-19496-e-2024-10503-k-d9e07c3be7a2