Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/14262 E. 2025/3274 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/14262
Karar No
2025/3274
Karar Tarihi

B O Z M A Ü Z E R İ N E MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/391 E., 2023/109 K. ŞİKÂYETÇİ : Tarım ve Orman Bakanlığı SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak cep telefonlarının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Kısmî ret, kısmî bozma Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istemi yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı cep telefonu olmasına göre, sanıkların eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Gümrük İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Katılan Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Yapılan İncelemede; Sanıkların yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 66/1-e maddesi ve 67/4. maddesi gereği 8 yıllık olağan ve 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen en son işlem olan mahkûmiyet kararının verildiği 18.11.2014 tarihinden hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin süresinin gerçekleşmesi nedeniyle davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle katılan Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1-1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, davaya konu kaçak telefonların 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca MÜSADERESİNE, 03.03.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/14262, K. 2025/3274, T. 03.03.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-14262-e-2025-3274-k-3ee2935b594c