Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/13629 E. 2026/3723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13629
- Karar No
- 2026/3723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/374 E., 2022/395 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: İddianamede nakil vasıtasının müsaderesi talep edilmediği gibi Mahkemece de nakil aracı ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması nedeniyle katılan ... İdaresi vekilinin temyiz talebi bu yönüyle inceleme dışı bırakılarak diğer temyiz talebinin incelenmesinde, Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozma ilâmı öncesi sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmadığı, hükmün katılan vekili tarafından münhasıran vekalet ücreti ve nakil vasıtasınına yönelik sınırlı olarak ve sanık tarafından temyiz edildiği anlaşılmakla, bozma ilâmı sonrası sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanması 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 son cümlesinde yer alan aleyhe bozma yasağına aykırı olacağından tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
Ancak; 1.5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51/1-a maddesindeki "Daha önce kasıtlı bir suçtan dolayı üç aydan fazla hapis cezasına mahkûm edilmemiş olması," şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hapis cezasının ertelenebilmesi için daha önce 3 aydan fazla hapis cezasına mahkûmiyetin bulunmaması gerektiği, adli sicil kaydı incelendiğinde ise sanığın Mucur Asliye Ceza Mahkemesinin 17.12.2014 tarihli ve 2014/270 Esas, 2014/303 Karar sayılı ilâmı ile 2 yıl 6 ay hapis cezasına mahkûm edildiği, uyarlama yargılaması sonucunda Mahkemenin 15.08.2023 tarihli ek kararıyla 10 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı ve hükmün 01.11.2023 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında şartları oluşmadığı halde hapis cezasının ertelemesine karar verilmesi,
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesinin "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlünün kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanmaz. Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir" amir hükmü dikkate alınarak bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,
3.Ele geçen kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 01.04.2026 tarihinde karar verildi.