Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/2666 E. 2026/9791 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/2666
- Karar No
- 2026/9791
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2567 E., 2025/ 1956 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01/10/2025 tarihli ve 2025/211 Esas, 2025/263 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 52, 53. maddeleri uyarınca 18 yıl hapis ve 126.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.11.2025 tarihli ve 2025/2567 Esas, 2025/1956 sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiilerinin Temyiz İstemi Sanığın dosya ile tek bağlantısının arkadaşlarının çağrısı üzerine, adı geçen yere gitmesi olduğuna, uyuşturucunun ele geçtiği hobi bahçesinin mülkiyetiyle, anahtarıyla, ele geçen uyuşturucularla bir ilgisinin olmadığına, tanıklık yapan kolluk kuvvetinin sanığa şahsi husumet beslediğine, yerel mahkemenin PTS kayıtlarının değerlendirmesinde hataya düştüğüne, parmak izine rastlanılmadığına, aleyhe tanık olmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesine, sanığın beraat etmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, tanık beyanı, PTS ve HTS kayıtlarına göre sanığın kullanımında olan öncesinde boş olan hobi bahçesinde kullanım sınırı üzerinde ... ve pregabalin ele geçirildiği ve sanığın uyuşturucu satışına aracılık eden sanık ...'e ilişkin parmak izinin olduğu, sanık ...'in arabasından attığı uyuşturucu ile hobi bahçesinde parmak izinin çıktığı poşet içindeki uyuşturucunun saflık oranının aynı olduğu ve sanık ...'in de aynı yer baz istasyonunda sinyal bilgilerinin bulunduğu iddiasına ilişkin olarak; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, 24.11.2025 tarihli ve 2025/2567 Esas, 2025/1956 Karar sayılı kararında sanık müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.07.2026 tarihinde karar verildi.