Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/11618 E. 2026/4221 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/11618
- Karar No
- 2026/4221
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/446 Esas, 2022/515 Karar SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet ASIL KARAR : İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet kararlarının kaldırılarak sanıklarına beraatlerine ve suça konu eşyaların müsaderesine EK KARAR : Temyiz isteminin reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması, kısmî temyiz istemlerinin esastan reddi ile asıl kararın düzeltilerek onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükmün ve 05.04.2022 tarihli ek kararın temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü ve ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I.HUKUKİ SÜREÇ A.İlk Derece Turgutlu 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2020 tarihli ve 2020/12 Esas, 2020/277 Karar sayılı kararı ile sanıkların 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/ 18... /22. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1 ve 53. maddeleri gereği 10 ay hapis ve doğrudan verilen 320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu eşyaların müsaderesine karar verilmiştir.
B.İstinaf İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 07.03.2022 tarihli ve 2022/446 Esas, 2022/515 Karar sayılı asıl kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak sanıkların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine, sanıklar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 3.400,00 TL maktu vekalet ücretinin Hâzine'den alınarak sanıklara ödenmesine ve 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca suça konu eşyaların müsaderesine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 05.04.2022 tarihli ve 2022/446 Esas, 2022/515 Karar sayılı ek kararı ile şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
II.TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz Sebepleri Dosya kapsamında elde edilen delillerin hukuka uygun olduğuna, sanıkların suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmemesi gerektiğine, beraat kararının usûl ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
2.Sanıklar Müdafiin Temyiz Sebepleri Hükümde her sanık yönünden ayrı ayrı 5.100,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
B.Değerlendirme ve Gerekçe 1.Temyiz İsteminin Reddine İlişkin 05.04.2022 Tarihli Ek Karara Yönelik Yapılan İnceleme Yargılama konusu 5607 sayılı Kanun’a muhalefet suçu yönünden, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı'nın suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın onanması gerektiği belirlenmiştir.
2.Sanıklar Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Yapılan İnceleme Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre; kolluk görevlilerince edinilen istihbari bilgiler üzerine Turgutlu Sulh Ceza Hâkimliğinden alınan arama kararına istinaden sanık ...'ın işletmeciliğini yaptığı, diğer sanık ...'a ait ... isimli iş yerinde ve depoda yapılan aramalarda muhtelif marka ve miktarda bandrolsüz veya sahte bandrollü alkollü içki ele geçirilen olayda arama işlemleri esnasında mahalle muhtarının hazır bulunduğu anlaşılmış olup, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-549 Esas, 2024/385 Karar; 04.12.2024 tarihli ve 2023/10-548 Esas, 2024/384 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; Konut, iş yeri veya diğer kapalı yerlerde tek işlem tanığı ile yetinilerek yapılan arama neticesinde elde edilen delillerin, maddi meselenin ispatı yönünden tek/belirleyici nitelikte olup olmadığı, genel olarak arama işleminin icra tarzı itibarıyla kolluğun şüpheli bir uygulama içine girip girmediği, arama işlemine tek işlem tanığı dışında, sanık ya da aramada hazır bulunabilecek kişiler veya üçüncü şahısların şahitlik edip etmedikleri, ele geçirilen delilin/suç konusunun bulunduğu yer ve ele geçiriliş şekli gibi kriterler ışığında delillerin hukuki sıhhatine dair itirazlar değerlendirilmelidir. Bu belirleme ve değerlendirmelerden sonra silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri doğrultusunda, delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine ilişkin savunma itirazlarının, tek işlem tanığı ve bunu destekleyen diğer güvence argümanları ile karşılandığı hâllerde yapılan aramanın, hükme esas alınamayacak bir hukuka aykırılıkla malul olmadığının kabulü gerekir. Dosya kapsamında yapılan incelemede ise, Bölge Adliye Mahkemesince "...Sulh Ceza Hakimliğinden alınan adli arama kararı sonrasında usulsüz olarak yapılan aramada Cumhuriyet Savcısı olmaksızın ve ihtiyar heyetinden ya da komşulardan 2 kişinin bulunmaması nedeniyle yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu, hukuka aykırı bir yöntemle yapılan arama sonucu elde edilen deliller ile bu delillerin varlığı üzerine yapılan savunma ve bilirkişi incelemesinin hükme esas alınamayacağı, sanıkların da suçu kabul etmemesi karşısında hukuka aykırı yöntemle elde edilen deliller değerlendirme dışı bırakıldığında ise sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerine dair haklarında hukuka uygun olarak elde edilmiş her türlü şüpheden uzak kesin ve inadırıcı delil bulunmadığından" gerekçesi ile sanıkların beraatine karar verilmiş ise de; usulüne uygun olarak alınmış bir adlî arama kararının mevcut olması, arama işlemi esnasında işlem tanığı olarak mahalle muhtarının hazır bulunması, arama kararına ve bu kararın infazı sırasında yapılan işlemlere yönelik sanıkların bir itirazın bulunmaması, arama sonucunda ele geçen eşyaların kendi iş yeri ve depolarından ele geçirildiğine ilişkin açık kabulünün mevcut olması, arama işlemine ve arama yapılırken bir takım haklarının ihlâl edildiğine yönelik olarak sanıklardan gelen herhangi bir yakınmanın bulunmaması karşısında, yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu, bu arama işlemi neticesinde suça konu eşyaların ele geçirildiği ve hükme esas alınabileceği gözetilerek, sanıkların mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına ve oluşa uymayan gerekçe ile yazılı şekilde beraatlerine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
III.KARAR A.Temyiz İsteminin Reddine İlişkin 05.04.2022 Tarihli Ek Karara Yönelik Yapılan İnceleme ''Değerlendirme ve Gerekçe'' bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenle, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 05.04.2022 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
B.Sanıklar Hakkında Kurulan Beraat Hükümlerine Yönelik Yapılan İnceleme ''Değerlendirme ve Gerekçe'' bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, katılan vekilinin ve sanıklar müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.