Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17851 E. 2026/5351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17851
Karar No
2026/5351
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/2323 E., 2021/1430 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas ilâm olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak, 1.Sanık hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 61/1. maddesi uyarınca "fiile ilişkin" sebepler gözetilerek takdir kullanılması gerekirken, "sanığın şahsi ve sosyal durumu" şeklindeki şahsi sebep dikkate alınarak uygulama yapılması,

2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 31100 sayılı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

3.... İdaresinin katılmasına karar verildiği hâlde, gerekçeli karar başlığı ile hükmün vekalet ücretine ilişkin bendinde ''Katılan'' yerine "Müşteki" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün temel cezanın belirlenmesine ilişkin bendinde yer alan "sanığın şahsi ve ekonomik durumu" ibaresinin çıkartılması, hükümden hak yoksunluklarına ilişkin bendin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının uygulanması" ifadesinin eklenmesi, gerekçeli karar başlığında ve hükmün vekalet ücretine ilişkin bendinde yer alan "müşteki" ibaresinin çıkartılarak yerine "katılan" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 04.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17851, K. 2026/5351, T. 04.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17851-e-2026-5351-k-618db843819b