Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2026/491 E. 2026/6028 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/491
- Karar No
- 2026/6028
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2849 E., 2025/1846 K. SUÇ : Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2025 tarihli ve 2024/483 Esas, 2025/297 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 52, 53, 54... . maddeleri uyarınca 14 yıl hapis cezası ve 750.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/2849 Esas, 2025/1846 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Sanık hakkında mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına; istihbari bilginin sanığın cezalandırılmasına yeterli olmadığına; arama işleminin usulsüz olduğuna; takdiri indirim nedenlerinin uygulanması gerektiğine ve alt sınırdan uzaklaşılmasının yerinde olmadığına ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın 21***** plakalı çekici ve bu çekiciye bağlı 13****** plakalı dorse ile doğu illerinden batı illerine uyuşturucu madde nakledeceği bilgisi üzerine yapılan aramada, gizlenmiş hâlde esrar içeren uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği anlaşılmakla, bu suretle sanığın üzerine atılı suçu işlediği iddiasına ilişkin olarak; Takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasına ilişkin gerekçenin yerinde olduğu ve alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi yasal ve yeterli olup, fiil ile ceza arasında bir oransızlık görülmemesi nedeniyle tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, olay, arama ve yakalama tutanaklarının içeriği, sanığın aşamalardaki savunmaları, kriminal rapor, ele geçirilen uyuşturucu maddelerin miktarı ve dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde; Mahkemenin, sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığı şeklindeki kabulün ve hukuka uygun olarak toplanan delillere dayanarak mahkumiyet hükmü kurulması isabetli olduğu, arama işleminin hukuka uygun olduğu, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi ile temel cezanın uyuşturucu madde miktarı nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin ve dosya kapsamıyla örtüşen gerekçelerle takdiri indirim hükmünün uygulama dışı bırakılmasının isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafinin temyiz isteminin incelenmesinde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümününde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin, 30.09.2025 tarihli ve 2025/2849 Esas, 2025/1846 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Adana 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.