Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16279 E. 2026/5026 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16279
Karar No
2026/5026
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1390 E., 2022/76 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmayan sanığın bozma ilamından sonra daha az tutar olan ve kamu zararı olarak kabul edilen ... vergi miktarını ödemediği ve ödeme iradesi göstermediği cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

Ancak; 1.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/2. maddesi yerine 5237 sayılı Kanun'un 52/2-3. maddesi olarak yazılması,

2.5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinde öngörülen hak yoksunlukları uygulanırken, 31100 sayılı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişiklik nedeniyle, anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğunun gözetilmemesi,

3.5237 sayılı Kanun'un 54/1. maddesine göre ''İyiniyetli üçüncü kişilere ait olmamak koşuluyla, kasıtlı bir suçun işlenmesinde kullanılan veya suçun işlenmesine tahsis edilen ya da suçtan meydana gelen eşyanın müsaderesine hükmolunur. Suçun işlenmesinde kullanılmak üzere hazırlanan eşya, kamu güvenliği, kamu sağlığı veya genel ahlak açısından tehlikeli olması durumunda müsadere edilir.'' şeklindeki düzenleme gereği, nakil aracının müsaderesi için iyiniyetli üçüncü kişiye ait olmaması gerektiği, sanığın suçta kullandığı nakil vasıtasını malen sorumludan ev taşımak için emaneten aldığını beyan ettiği, malen sorumlunun da aracı sanığa ev taşıması için bir haftalığına emaneten verdiğini, kaçakçılık olayıyla ilgisinin bulunmadığını beyan ettiği, nakil aracının daha önce başkaca kaçakçılık eyleminde kullanılmadığı gözetilerek dosya kapsamından malen sorumlunun iyi niyetli olmadığına ve aracın kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla sanığa teslim edildiğine ilişkin delil bulunmadığı anlaşılmakla, masrafları malen sorumludan alınmak suretiyle zulanın söküldükten sonra araç üzerindeki tedbir şerhinin kaldırılmasına karar verilmek suretiyle iadesi yerine Mahkemece yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (5) numaralı bendinde yer alan "52/2-3" ibaresinin çıkartılarak yerine "52/2." ibaresinin eklenmesi, hükümden (7) numaralı bendin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının uygulanması," ifadesinin eklenmesi, hükümden (9) numaralı bendinin çıkartılarak yerine "Suçta kullanılan 01... plaka sayılı nakil aracının müsadere şartları gerçekleşmediğinden masrafı malen sorumludan alınarak zulası sökülmek suretiyle ruhsat sahibine İADESİNE, nakil aracının trafik sicilinde yer alan tedbir şerhinin kaldırılmasına," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16279, K. 2026/5026, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16279-e-2026-5026-k-24b9e125efb4