Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16064 E. 2026/4728 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16064
- Karar No
- 2026/4728
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/132 E., 2021/619 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Soruşturma aşamasında Kaçak Eşyaya Mahsus Tespit (KEMT) Varakasının dosya arasına girmesine ve kollukta alınan ifadesinde etkin pişmanlıktan faydalanmak istediğini beyan etmesine karşın sanık soruşturma aşamasında eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarını ödemediğinden, soruşturma aşamasında ödeme yapması halinde faydalanacağı 1/2 oranında indirimin kovuşturma aşamasında uygulama olanağının bulunmadığı, bu sebeple kovuşturma aşamasında 1/3 indirim oranıyla yapılan ihtaratta bir hukuka aykırılık görülmediği, bunun yanı sıra bozmadan sonra etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkanının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında, adlî para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi ve 10 ay hapis cezasının doğrudan 6.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/3. maddesine aykırı davranılması,
2.Dava konusu kaçak sigaraların tamamının müsaderesine karar verilmesi gerekirken yalnızca imha edilenlerin dışında kalan numunelerin müsaderesine karar verilmesi,
3.Bozma ilâmı öncesi verilen kararın sadece sanık tarafından temyiz edilmesi ve kararın sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükümden (11) numaralı bendin çıkartılarak yerine "Sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 50/1-a maddesi gereğince adlî para cezasına çevrilmesine, 5237 sayılı Kanun'un 52/3. maddesi gereğince adlî para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 300 tam gün olarak belirlenmesine, sanığın sosyal ve ekonomik durumu ile şahsi halleri göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Kanun'un 52/2. maddesi uyarınca günlüğü takdiren 20,00 TL'den hesap edilmek suretiyle sanığın 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına," ifadesinin eklenmesi, hükmün (15) numaralı bendinde yer alan "Soruşturma sırasında el konulan ve imha edilenler hariç olmak üzere elde bulunan 170 paket numune sigaranın" ibaresinin çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak sigaraların tamamının" ibaresinin eklenmesi, hükümden (17) numaralı bendin çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 149,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Devlet Hazinesine gelir kaydına, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise lehe bozma olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına," ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.04.2026 tarihinde karar verildi.