Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/1501 E. 2026/3451 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1501
Karar No
2026/3451
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI :2020/269 E., 2021/133 K. SUÇ :5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ :Kısmî ret, kısmî bozma

Şikâyetçi ... vekilinin temyiz isteği yönünden; suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının davaya katılma ve hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.

Sanığın temyiz isteği yönünden; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. Şikâyetçi ... Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçu kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de ... İdaresi olduğu cihetle, suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun’un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

II.Sanığın Temyiz İsteği Yönünden; Olayların oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunmaları, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin pek hafif olması ve sanığın gümrüklenmiş değerin iki katı miktarı ödemesi nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. Maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/ 10... /23. fıkraları ve 5/2. maddesi kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

2.Sanığın adli sicil kaydındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmadığı ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesini isteyen sanığın 30.12.2020 tarihli alındı belgesi ile kendisine bildirilen kamu zararını giderdiği halde, hakkında daha önceden verilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunması nedeniyle şartları oluşmadığından hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmiş ise de, suç tarihinin 03.10.2013 olması ve 5271 sayılı Kanun'un 231/8.maddesine eklenen son fıkrasının suç tarihinden sonra 6545 sayılı Kanun ile 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmesi nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi uyarınca uygulanma imkanı bulunmadığı gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun'un 231/6. fıkrası gereğince koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeden, yasal olmayan gerekçeyle yazılı şekilde sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

3.Sanığın dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının yanı sıra kamu zararı olarak kendisine bildirilen tutarı da ödemiş olduğu, oysa ki gümrüklenmiş değerin iki katının ödenmesi ile birlikte kamu zararı ortadan kalkmış olduğundan ödenen tutardan 1.888,25 TL' lik kamu zararının talebi halinde sanığa iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Kararda suçtan doğrudan zarar görmeyen Tarım ve Orman Bakanlığının katılan olarak gösterilerek lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi,

5.Ele geçen kaçak eşyanın tamamı hakkında, 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sadece adli emanetteki eşyalar hakkında hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/1501, K. 2026/3451, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-1501-e-2026-3451-k-85430fd9af7c