Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/13328 E. 2023/2678 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/13328
- Karar No
- 2023/2678
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/612 E., 2022/632 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak sanığın beraatine ve suça konu eşyanın müsaderesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.10.2013 tarihli ve 2013/528 Esas, 2013/651 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkraları uyarınca 5 ... hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, kaçak eşyanın müsaderesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın denetim süresi içerisinde 13.06.2015 tarihinde suç işlemesi üzerine Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 22.10.2021 tarihli ve 2021/408 Esas, 2021/1198 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. 3.... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/612 Esas, 2022/632 Karar sayılı kararı ile o yer Cumhuriyet savcısı, sanık ve katılan kurum vekilinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi ve 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca sanığın beraatine ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmek suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, söz konusu beraat kararının hukuken yanlış değerlendirildiğine, hatalı kararın bozulmasına karar verilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından gümrük kaçağı cep telefonu sattığı değerlendirilen iş yerlerine yönelik yapılan istihbari çalışmalarda, sanığın işlettiği "... İletişim" isimli iş yerinde gümrük kaçağı cep telefonu satıldığı yönünde bilgiler elde edilmesi üzerine, Cumhuriyet savcısının 19.07.2013 Cuma günü gündüzleyin saat 10.00 ile 12.00 arasında "Gecikmesinde sakınca bulunduğundan" şeklindeki gerekçe ile verdiği yazılı arama emrine istinaden yapılan aramada, iş yerinin tezgahında ve vitrinlerinde toplam 16 adet kaçak cep telefonu ele geçirildiği, telefonların yapılan IMEI sorgulamalarında 7 adedinin klonlanmış, 9 adedinin kayıt dışı olduğu anlaşılmıştır. 2.Sanık esas mahkemesinde alınan savunmalarında, suça konu telefonların kaçak olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. 3.Yapılan yargılama sonucunda, İlk Derece Mahkemesince, sanığın 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Cumhuriyet savcısından arama kararı talep edilmesini gerektirir nitelikte gecikmesinde sakınca bulunan hallerin neler olduğu açıkça gösterilmeden, Cumhuriyet savcısı tarafından da gecikmesinde sakınca bulunan ve aciliyeti haklı kılan halin ne olduğu belirtilmeden mesai günü olan 19.07.2013 tarihinde gündüz vakti 10.00 ila 12.00 saatlerini kapsayacak şekilde 5271 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesine ve hukuka aykırı şekilde arama kararı verildiği, hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı, elde edilen hukuka aykırı delillerin yargılamada sanık aleyhine kullanılamayacağı, sanığın tüm aşamalarda suçlamayı kabul etmeyip, inkara yönelik savunması da değerlendirildiğinde ve elde edilen deliller değerlendirme dışı tutulduğunda sanığın cezalandırılmasına yeterli başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmü kaldırılarak, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince sanığın beraatine, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca suça konu kaçak eşyanın müsaderesine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Anayasanın 38 inci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 230 uncu maddesinin birinci fıkrası hukuka uygun surette elde edilen delillerin kullanılabileceği, kanuna aykırı elde edilenlerin ise hükme esas alınamayacağı şeklinde açık düzenlemeleri içermektedir. Adlî aramaların nasıl yapılacağını düzenleyen 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı maddesi arama kararı verilebilmesi için makul şüphenin bulunması ve aynı Kanun'un 119 uncu maddesi aramanın, hakim kararı üzerine veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının, Cumhuriyet savcısına ulaşılamadığı takdirde, kolluk amirinin yazılı emri ile kolluk görevlilerince yapılabileceği biçimindedir. Bu koşullara uyulmadan yapılan arama kanuna aykırıdır. Dosya kapsamına göre; Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunduğundan bahisle verilmiş yazılı bir arama izni bulunmasına rağmen arama kararında gecikmesinde sakınca bulunan halin gerekçesinin belirtilmediği, buna göre yapılan aramanın usul ve kanuna aykırı olduğu, sanığın esas mahkemesinde alınan savunmalarında suça konu telefonların kaçak olduğunu bilmediğini beyan ettiği cihetle, usulsüz arama sonucu kanuna aykırı olarak elde edilen delil (eşya) dışında sanığın mahkûmiyetini gerektirecek başka bir delil de elde edilemediği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesinin, 28.03.2022 tarihli ve 2022/612 Esas, 2022/632 Karar sayılı kararında katılan ... İdaresi vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 24. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.03.2023 tarihinde karar verildi.