Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/1113 E. 2025/4956 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/1113
Karar No
2025/4956
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/2282 E., 2019/2696 K. SUÇLAR : 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun' a muhalefet, kumar oynanması için yer ve imkan sağlama HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece İzmir 29. Asliye Ceza Mahkemesinin 10.04.2018 tarihli kararı ile 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun' a muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkân sağlama suçlarından açılan davada sanık hakkında beraat kararı verilmiştir. B. İstinaf Kararın o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararı ile sanığın 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun' a (1072 sayılı Kanun) muhalefet ve kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçlarından ayrı ayrı mahkûmiyetine, sanık hakkında İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli mahkûmiyet kararı ile verilen cezaların mahsubuna karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Sanığın okuryazar olmadığına, atılı suçun ancak bir okuryazar tarafından işlenebilecek unsurlara sahip olduğuna, bu tür suçu işlemekten hüküm giyen kişi hakkında karar verilmesinin yasal unsurlardan yoksun olduğuna, kararın bozulması talebine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Anayasa Mahkemesinin 21.4.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 23. maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 250. maddesinde hüküm altına alınan seri yargılama usulüne ilişkin aynı Kanun'un Geçici 5/1-d maddesinde yer alan“…kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış…” ibaresinin "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. ve 5271 sayılı Kanun'un 250. maddeleri uyarınca dosyanın “seri yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kabüle göre ise; 2.Sanığın tekerrüre esas alınan adlî sicil kaydının 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamülleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu anlaşılmış olup, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmla ilgili öncelikle uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı mahkemesinden araştırılarak, neticesine göre söz konusu ilâmın tekerrüre esas alınıp alınmayacağı ile tekerrüre esas alınamaması durumunda sanığın adlî sicil kaydında tekerrür şartlarını taşıyan başka ilam olup olmadığının da değerlendirilmesinin gerekmesi, 3.Zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilerek sanık hakkında verilen netice cezadan mahsubuna karar verilen İzmir 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.07.2017 tarihli ve 2017/437 Esas, 2017/668 Karar sayılı ilamında, 1072 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan verilen 6.000,00 TL adli para cezası ile kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçundan verilen 6.000,00 TL adli para cezalarının 10 'ar ay hapis cezası olarak kabul edilip buna göre mahsup işlemi yapılması neticesinde sanık hakkında eksik ceza tayin edilmesi, 4.Sanık hakkında hem hapis hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun' un 307/5. maddesi uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-b. maddesi uyarınca takdiren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/1113, K. 2025/4956, T. 08.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-1113-e-2025-4956-k-ebe988d2d179