Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/10305 E. 2026/514 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/10305
Karar No
2026/514
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/372 E., 2021/263 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın tasfiyesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Nakil aracı hakkında açılmış dava ve verilmiş temyize konu hüküm bulunmadığından, katılan vekilinin nakil aracına yönelik temyiz istemi inceleme dışı bırakılmıştır.

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Olay tarihinde, sanığın kullanmakta olduğu araçta ele geçirilen 3200 litre menşei belirsiz olan sıvı maddeye ilişkin Ege-Pal analiz raporuna göre, ele geçirilen ürünün baz yağı ve solvent karışımı olduğunun tespit edilmesi karşısında sanığın eyleminin 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/12. maddesi kapsamında kaldığı gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilâmın alkol veya uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanma suçuna ilişkin olduğu ve bu kararın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin etkin pişmanlık hükmünün uygulanmasına engel teşkil etmediği anlaşılmakla; 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı gibi kovuşturma aşamasında da, sanığa usulüne uygun tebligat yapılıp bu hususta savunması alınmadan ve suça konu eşyaların gümrüklenmiş değerleri toplamının iki katının ödenmesi halinde verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağı bildirilmeden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi,

Kabule göre; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte olan 6545, 72 42... sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/10-son, 3/ 23... /2. maddeleri gereği hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise, tasfiye bedelinin Hazine adına irat kaydına, tasfiye edilmemiş ise, 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken ''Suça konu sanıkta yakalanan soruşturma sırasında usulüne uygun arama ve el koyma kararı üzerine tespit edilen kolluk kuvveti aracılığıyla numune olarak aldırılan marker seviyesi geçersiz 3 adet IBC Plastik Tankta toplam 3200 Litre akaryakıtın 5607 sayılı yasanın 16. maddesine göre TASFİYESİNE," şeklinde hüküm tesisi,

3.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı hâlde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan vekili ve sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/10305, K. 2026/514, T. 19.01.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-10305-e-2026-514-k-2163e72d810b