Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9630 E. 2024/7385 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9630
Karar No
2024/7385
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/88 E. 2014/283 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının müsaderesine yer olmadığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıkların temyiz nedenleri; nakliye işinde ucuz yakıt kullanmak amacıyla aldıklarına, ticari amaçlarının bulunmadığına, hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, önleme araması kararına istinaden kolluk görevlilerince uygulama noktasında durdurulan, sanık ...'in sevk ve idaresinde, yanında sanık ...'nın bulunduğu araçta 4 adet 5 litrelik bidonlarda ve aracın taban kısmının yaklaşık 40-50 cm yükseltilerek yakıt koymak için gizlenerek zula haline getirilmiş kısmında toplamda 1800 litre ulusal marker seviyesi geçersiz motorin ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanık ...'e ait olan aracın 2001 model Renault Master marka minibüs tipi araç olduğu ve siciline şerh konularak fiilen el konulduğu anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. Dosya kapsamındaki Tübitak MAM raporuna göre; eşyanın motorin cinsi olduğu, ulusal marker seviyesinin geçersiz olduğu saptanmıştır. Sanık ... savunmasında, tırcılık yaptığını, suçta kullanılan aracın da kendisine ait olduğunu, oğlu ve yeğeni olan sanıklar tarafından aracına gizli bölme yaptırılarak nakliye işlerinde kullanmak amacıyla ucuz akaryakıt aldıklarını, ticari amacının bulunmadığını ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, kuzeni olan diğer sanık ile araçtaki zulayı yaptırarak ucuz akaryakıt almaya gittiklerini, dönüşte yakalandıklarını, babasının nakliye işlerinde kullanılmak üzere aldıklarını, ticari amacının bulunmadığını ifade etmiştir. Sanık ... savunmasında, kuzeni olan diğer sanık akaryakıt almaya gidecekken gezme amacıyla yanında gittiğini, ticari amacının olmadığını, kaçak olduğunu bilmediğini ifade etmiştir. Dosya kapsamında suça konu eşyanın suçta kullanılan araç ile birlikte tartımı sonucu olan 4260 kg üzerinden kaçak eşyaya mahsus tespit (KEMT) varakası düzenlendiği, ancak suça konu eşya miktarının 1800 litre olduğu ve bunun üzerinden KEMT varakası alınması gerektiği anlaşılmıştır. A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararının Temyizi Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 25.01.2018 tarihinde vefat ettiğinin anlaşılması karşısında, bu durumun Mahkemece taraflar haberdar edilip duruşma açılmak suretiyle araştırılarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 64 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında açılan kamu davasının düşürülüp düşürülmeyeceğinin karar yerinde değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. B. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararlarının Temyizi Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanıkların aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1- Sanıkların kaçakçılık eylemine fikir ve eylem birliği içerisinde katıldıklarının anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 4 üncü maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen suçun üç veya fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi koşulunun gerçekleştiği halde sanıkların eyleminin toplu kaçakçılık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini, 2-Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu; Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmış olup, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası ve aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrasının yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin 2 nci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, Kabule göre de, 1. Sanıklar hakkında tayin edilen 2 yıl 6 ay hapis cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1/6 oranında indirim yapıldıktan sonra 2 yıl 1 ay hapis cezası yerine hesap hatası sonucu 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 2. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanıklar hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, 3. Sanıklar hakkında kasıtlı suçtan hapis cezasına hükmedilmesinin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrasında yer alan hak yoksunluklarına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4. Suça konu eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesi yerine, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 5. Suçta kullanılan nakil aracında bulunan gizli bölmenin masrafları sanıklardan alınmak suretiyle müsaderesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararının Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmü yönünden sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanıklar ... ve ... Hakkındaki Mahkûmiyet Kararlarının Temyizi Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanıklar hakkında kurulan mahkûmiyet hükümleri yönünden sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanıkların cezada kazanılmış haklarının korunmasına, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/9630, K. 2024/7385, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-9630-e-2024-7385-k-d6da78bbad94