Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2024/5050 E. 2024/7388 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/5050
- Karar No
- 2024/7388
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/337 E., 2021/361 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama A.Sanığın temyiz istemi yönünden; Sanığın yüzüne karşı 25.05.2021 tarihinde tefhim edilen hükme yönelik, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra 13.09.2021 tarihinde temyiz isteğinde bulunulduğu cihetle, sanığın temyiz isteminin süresinde olmadığı belirlenmiştir. B. O yer Cumhuriyet Savcısının ve Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yönünden; Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri; sanığın suça konu kaçak mazotları gümrük kapısı dışından ülkeye soktuğu anlaşılmakla, usul ve esas yönünden kanuna aykırı olan hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Katılan ... İdaresi veklinin temyiz sebepleri; sanık hakkında az cezaya hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olması nedeniyle sanık aleyhine hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirlenen bir haftalık kanunî süre geçtikten sonra hükmü temyiz ettiği gözetilerek temyiz isteğinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden; Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, sanığın sevk ve idaresindeki araçta 20 adet 60 litrelik bidonlar içerisinde 1.200 litre gümrük kaçağı motorin ele geçilmiş olup, sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, olay günü Asi Nehri kenarında dolaşırken Türkiye tarafında tanımadığı bir şahsın ucuz mazot bulunduğunu söylemesi üzerine kendi ihtiyacı için satın aldığını, Asi Nehri kenarından ayrıldıktan sonra askerlerin geldiğini görünce korkarak kaçtığını beyan etmiştir. Ele geçen gümrük kaçağı akaryakıt hakkında düzenlenen kaçak eşyaya mahsus tespit varakasının dosya arasına alındığı ve akaryakıtın gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. Olayın oluş şekli, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçen kaçak eşya miktarı ve tüm dosya kapsamı karşısında, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında yazılı şekilde mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yakalanan eşyanın değeri nazara alındığında, nakil vasıtasının müsadere edilebilmesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hakkaniyete aykırı olmayıp, ele geçirilen kaçak eşya miktarının ağırlık ve hacim bakımından nakil aracının taşıma kapasitesinin ağırlıklı bölümünü teşkil etttiğinin anlaşılması karşısında, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 13 üncü maddesindeki ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasındaki şartların gerçekleştiği cihetle suçun işlenmesinde kullanılan ve sanığa ait olan nakil aracının müsaderesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamış, katılan vekili ile o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. III. KARAR A. Sanığın Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenle, sanığın temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. O Yer Cumhuriyet Savcısı ve Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden; Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden, o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 19.09.2024 tarihinde karar verildi.