Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/6185 E. 2024/11360 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/6185
- Karar No
- 2024/11360
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/94 E., 2016/17 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Beraat, mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanık ... hakkında verilen beraat kararı ile suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesine yer olmadığına dair verilen karar bozularak kurumları lehine maktu vekâlet ücreti verilmesine ilişkindir. 2.Sanık ... müdafiin temyiz sebebi, müvekkili hakkında usul ve kanuna aykırı verilen hükmün bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 16.05.2014 tarihinde kolluk kuvvetlerince Eruh Sulh Ceza Mahkemesinin 2014/39 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan yol kontrolüne içinde sanık ...'un de bulunduğu sanık ...'un sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın geldiği, ancak aracın dur ikazından kaçmaya çalışması üzerine durdurularak yapılan aramada, toplam 3.200 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, kendisine ait olan araçta ele geçen kaçak sigaraların taşımacılığını yaptığını ve diğer sanığın olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. Sanık ... savunmasında, otostop yaparak araca bindiğini ve olayla ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. A. Sanık ... Hakkında Verilen Beraat Hükmü Yönünden 16.05.2014 tarihinde içinde sanık ...'un de bulunduğu sanık ...'un sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada, toplam 3.200 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık ...'nin üzerine atılı olan suçlamayı kabul etmediği görülmekle, maddi gerçeğin ortaya çıkarılması bakımından sanıkların suç tarihinde kullanımlarında bulunan GSM hatlarının suç tarihi ve öncesindeki HTS kayıtları getirtilip incelendikten sonra sanıkların görüşme yapıp yapmadıklarının belirlenmesi ve sonucuna göre sanık ...'nin hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ...'a Verilen Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak, 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanun'lar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu, yirmiüçüncü fıkraları ve 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Temel ceza olarak belirlenen 3 yıl 6 ay hapis ve 150 gün adlî para cezasından 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi gereği 1/6 oranında indirim yapılması sırasında sanığın 2 yıl 11 ay hapis ve 125 gün adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, Mahkemece maddi hesap hatası sonucu 2 yıl 9 ay hapis ve 125 gün adlî para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmek suretiyle hapis cezasının eksik tayin edilmesi, 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli ve 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ile 16.05.2017 tarihli ve 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 16.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin 17.11.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi sorgulamasında, yargılaması devam eden Cizre 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/419 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 28.08.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 03.11.2015 olduğu, Bu dosyadaki eylemin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi gereğince taksitlerden birisinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceği ve ödenmeyen adlî para cezasının hapis cezasına çevrilebileceğine dair ihtarın yapılmaması, 5.Ele geçen kaçak sigaranın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 6.Sanık ...'a ait olan araçta yapılan aramada toplam 3.200 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, dava konusu kaçak eşyanın taşıma aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturması ve kaçak eşyanın değeri ile nakil vasıtasının bilinen değeri göz önüne alındığında müsaderenin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilmeden suça konu nakil aracının müsaderesi yerine iadesine karar verilmesi, 7.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre davaya katılma hakkı bulunan ve usulüne uygun katılan ... İdaresi lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken dilekçe yazım ücretine hükmolunması, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde (A ve B) bentlerinde açıklanan nedenlerle sanık ... müdafiin ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 11.12.2024 tarihinde karar verildi.