Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/3618 E. 2024/328 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/3618
Karar No
2024/328
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/882 E., 2016/378 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Gümrük İdaresi vekilinin 15.07.2016 tarihli dilekçesi ile temyiz talebinden vazgeçtiği gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2013/882 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun (5015 sayılı Kanun) Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 51 inci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ... müdafiinin temyiz isteği, müvekkili hakkında hükmedilen mahkûmiyet kararının hukuka aykırı olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın re'sen gözetilecek nedenlerle bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, kolluk görevlileri tarafından yapılan çalışmalar kapsamında, sanık ...'in No:23/B sayılı adreste yüklü miktarda kaçak motorin bulundurduğu ve piyasaya sürdüğü bilgisinin alınması üzerine, Cumhuriyet savcısı tarafından gecikmesinde sakınca bulunması sebebiyle verilen yazılı arama emrine istinaden saat 17.15 sıralarında bahse konu adrese gidildiği, adresin depo olduğu, çevreden yapılan araştırmada, belirtilen depoyu sanık ...'ın kullandığının tespit edildiği, sanık ...'ın adrese gelmesinin istendiği, saat 17.30 sıralarında adrese geldiği ve depo ile içerisindeki ürünlerin kendisine ait olduğunu beyan ettiği, depoda 13 adet tank ve 4 adet varil içerisinde ürün olduğunun görüldüğü, sanık ...'a sorulduğunda, sanık ...'ın, ürünleri Kahramanmaraş Kimya isimli firmadan, kendisine ait olan ... Nakliyat firmasına ait şantiye araçlarında kullanmak üzere hidrolik yağı olarak aldığını ve ürünlere ilişkin Kahramanmaraş Kimya şirketine ait tarihsiz fatura fotokopisini ibraz ettiği, depoda bulunan tank ve varillerde yapılan aramada, toplam 12.600 litre gümrük kaçağı akaryakıt ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Dosya kapsamında bulunan İNÖNÜ-PAL raporunda, söz konusu numunenin çözücü (solvent) karışımlı mineral yağ olduğu, akaryakıt tanımına uymadığı, teknik düzenlemelere uygun akaryakıt olmadığı, enerji elde etmek amacıyla ve dizel motorlarda kullanılabileceği tespit edilmiştir. 3.Sanık 15.09.2014 tarihinde esas mahkemesinde alınan savunmasında, ele geçen eşyanın akaryakıt niteliğinde olduğunu bilmediğini beyan etmiştir. IV. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1.12.600 litre gümrük kaçağı akaryakıtın ele geçirildiği olayda; 5237 sayılı Kanun'un 61 inci ve 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken, suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurlarının dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz eden fiili, eylem ile ceza arasındaki denge gözetildiğinde teşdidi gerektirdiği halde, sanık hakkında alt sınırdan uzaklaşılmadan ceza tayin edilmesi, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın gümrük kaçağı akaryakıt olmasına göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un Ek 5 inci maddesinin birinci fıkrasının yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci ve onikinci fıkraları kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onbirinci ve onikinci fıkraları ile de aynı düzenlemenin korunduğu cihetle, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının "yirmiüçüncü" fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamışsa 1/2, yapılmışsa 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onikinci ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3.Suçtan doğrudan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı bulunmayan Gümrük İdaresinin davaya katılmasına karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 25.05.2016 tarihli ve 2013/882 Esas, 2016/378 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/3618, K. 2024/328, T. 15.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-3618-e-2024-328-k-6dca5b37b726