Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/29985 E. 2025/12677 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/29985
Karar No
2025/12677
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/539 E., 2021/42 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 7242 sayılı Kanun kapsamında getirilen düzenlemelerden dolayı dosyanın iadesi üzerine kurulan hükmün karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. Sanık Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Sanığın tekerrüre esas sabıka kaydı bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;

1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son fıkrası gereği cezada kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezanın 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken sanığın kazanılmış hak nedeniyle neticeten 3 yıl 9 ay hapis ve 375 gün adli para cezası ile cezalandırılmasına ve akabinde 5237 sayılı Kanun'un 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca sanığa verilen 375 gün adli para cezasının bir gün karşılığı 20,00 TL'den olmak üzere 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu cezanın 24 eşit taksitte ödenmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.

Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün (4) numaralı bendinin çıkartılmasına ve yerine gelmek üzere ''Sanık hakkında hükmedilen 937 gün adlî para cezasının sanığın sosyal ve ekonomik durumu göz önünde bulundurularak bir gün karşılığı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 52/2. maddesi gereğince takdiren 20,00 TL kabul edilerek neticeten 18.740,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında verilen 18.740,00 TL adlî para cezasının miktarı, sanığın ekonomik ve şahsi halleri nazara alınarak birer ay ara ile 24 eşit taksitle sanıktan tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilebileceğinin ve ödenmeyen adlî para cezasının infaz aşamasında hapis cezasına çevrilebileceğinin ihtarına,'' ibaresinin eklenmesine ve yine hüküm fıkrasına (4) numaralı bentten sonra gelmek üzere ''1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 326/son maddesi uyarınca sanığın cezasının 3 yıl 9 ay hapis ve 7.500,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına,'' ibaresinin eklenmesi suretiyle sanık hakkındaki mahkumiyet hükmünün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II. Nakil Aracı Yönünden Suçta kullanılan nakil aracının malen sorumlu ... adına kayıtlı olduğu, sanığın soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığında alınan ifadesinde aracı ... isimli kişinin sigara yüklü olarak kendisine teslim ettiğini, sonraki aşamalarda ise arkadaşı ... isimli kişiden koyun taşımak amacıyla aldığını beyan ettiği olayda; dava konusu eşyanın, taşıma aracının yüküne göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu yine araç ve eşyanın değeri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesi uyarınca işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek, aracın kayden maliki ...'nın ve gerektiğinde ... isimli şahsın da dinlenerek aracın iyiniyetli üçüncü kişiye ait olup olmadığı belirlendikten sonra müsaderesine ya da iadesine karar verilmesi gerekirken eksik araştırma ile nakil aracı hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.

Açıklanan nedenle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden nakil aracının müsaderesine ilişkin hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/29985, K. 2025/12677, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-29985-e-2025-12677-k-fce7af443d96