Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/15917 E. 2025/12437 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15917
- Karar No
- 2025/12437
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/203 E., 2022/1189 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükmün düzeltilerek onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A.Bozma Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafileri tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 07.12.2021 tarihli ve 2021/22942 Esas, 2021/16621 Karar sayılı kararı ile "1.Sanığın 5237 sayılı TCK'nun 37/1. maddesi uyarınca asli fail olarak cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, eyleminin yardım eden olarak kabulü ile hakkında eksik ceza tayini, 2.Hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 61. maddesi ile 5607 sayılı Yasanın 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Yasanın 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Yasanın 5/2. maddesine eklenen fıkra uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla, 5237 sayılı TCK'nun 7. maddesi ve 7242 sayılı Yasanın 63. maddesi ile 5607 sayılı Yasaya eklenen Geçici 12. maddenin 2. fıkrası gözetilerek ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu" nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
B.Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci Bozma ilâmı üzerine Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.04.2022 tarihli ve 2022/203 Esas, 2022/1189 Karar sayılı kararı ile sanığın 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son maddesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10. maddeleri, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1, 52/2, 53. maddeleri gereği 3 yıl 4 ay hapis ve 3.320,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının erteli 1 yıl 8 ay hapis ve 1.660,00 TL adlî para cezası olarak infazına, hak yoksunluklarına ve 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği suça konu kaçak sigaraların müsaderesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri 1.Katılan ... İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Verilen erteleme kararının hukuka aykırı olduğuna, erteleme koşullarının oluşmadığına ve hükmün bozulmasına ilişkindir.
2.Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Dosyada delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine; sanığa işlemediği bir eylemden dolayı asli fail olarak verilen cezanın, sanığın sabıkasında haksız bir şekilde gözükeceğine; usul ve kanuna aykırı olan Yargıtay bozma ilâmına uyulmasının hatalı olduğuna; dosyada sanık aleyhine değerlendirilebilecek delil bulunmadığına; Yargıtay'ın aleyhe bozma yasağına uymayarak sanığın eylemini asli fail olarak nitelendirmesi ve Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmına direnmeyerek uymasının hakkaniyete aykırı olduğuna; atılı suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına; sanığın suç kastının ve suçla ilgisinin bulunmadığına; "şüpheden sanık yararlanır" ilkesi gereği sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine; sanığın beraati gerekirken, asli fail olarak nitelendirilerek sanığa ceza verilmesinin hukuka aykırı olduğuna; temel ceza kurulurken gerekçesiz şekilde teşdit yapıldığına; diğer sanığın ifadesi dışında aleyhe değerlendirilebilecek hiçbir husus bulunmadığına ve hükmün bozulmasına ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, yapılan arama işleminin hukuka uygun olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre eyleme uyan suç vasfı ile ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek doğru biçimde belirlendiği, dosya kapsamında eksik incelemenin bulunmadığı, suçun yasal unsurlarının oluştuğu ve 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin usul ve kanuna uygun olduğu anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz sebeplerinin incelenmesinde düzeltme nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında bozma öncesi kurulan ve kazanılmış hakka konu hükümde belirlenen denetim süresinin 2 yıl olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 1 yıl 8 ay denetim süresinin belirlenmesi, 5237 sayılı Kanun'un 53/3-son cümlesindeki "Mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ya da koşullu salıverilen hükümlü hakkında birinci fıkranın (e) bendinde söz konusu edilen hak yoksunluğunun uygulanmamasına karar verilebilir." şeklindeki düzenleme gereğince 5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendi yönünden bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi ve iki adet plastik mühür kelepçesinin dosyada delil olarak saklanmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde müsaderesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, Samsun Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükmün; (10) numaralı fıkrasının hükümden çıkartılarak, (9) numaralı fıkrasına "1 YIL 8 AY" ifadesinden önce gelmek üzere "erteli" ifadesinin eklenmesi, denetim süresi belirlenmesine ilişkin bendinden "1 yıl 8 ay" ifadesinin çıkartılarak yerine "2 yıl" ifadesinin eklenmesi, hak yoksunluklarına ilişkin fıkrasının devamına gelmek üzere "5237 sayılı Kanun'un 53/1-e bendinin uygulanmasına takdiren yer olmadığına," ifadesinin eklenmesi ile iki adet plastik mühür kelepçesinin müsaderesine ilişkin fıkrasından "5237 sayılı TCK'nun 54.maddesi uyarınca MÜSADERESİNE" ifadesinin çıkartılarak yerine "dosyada delil olarak saklanmasına" ifadesinin eklenmesi suretiyle Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Samsun 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.10.2025 tarihinde karar verildi.