Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26674 E. 2023/3820 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26674
Karar No
2023/3820
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/38 E., 2020/135 K. SUÇ : 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.(Kapatılan) ... 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 05.08.2011 tarihli ve 2011/612 Esas, 2011/208 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 13.05.2011-04.06.2011 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 2.(Kapatılan) ... 12. Mekanize Piyade Tugay Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 05.08.2011 tarihli ve 2011/612 Esas, 2011/208 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine (Kapatılan) Askeri Yargıtay 3. Dairesinin 02.04.2013 tarihli ve 2013/523 Esas, 2013/514 Karar sayılı ilâmı ile; "... Anayasa Mahkemesi’nin 23.1.2013 tarihli Resmî Gazetede yayımlanan 17.1.2013 tarihli, 2012/80 E. ve 2013/16 K. sayılı kararıyla; ASCK’nın 47’nci maddesinin birinci fıkrasının (A) bendinin birinci ve ikinci cümlelerinin, Ek 8’inci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan “...kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar ile...” ibaresinin ve ASCK’nın Ek 10’uncu maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğu kabul edilerek iptaline karar verilmiş olduğundan, sanık hakkında CMK’nın 231, TCK’nın 50 ve 51’inci maddeleri kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine veya ertelenmesine ilişkin hükümlerin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda, inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılması gerektiği..." nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir. 3.Bozma üzerine (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askerî Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli ve 2013/2241 Esas, 2014/532 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 13.05.2011-04.06.2011 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına, aynı maddenin sekizinci fıkrası uyarınca 5 yıllık denetim süresine tabi tutulmasına karar verilmiş, söz konusu karar yasal süresi içerisinde taraflarca itiraz edilmemek suretiyle 08.10.2014 tarihinde kesinleşmiştir. 4.Sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 08.10.2014 tarihinde kesinleşmesinin ardından 5 yıllık denetim süresi içerisinde 26.05.2017 tarihinde uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçunu işlediğinin ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/315 Esas, 2017/302 Karar sayılı kararı ile ihbar edilmesi üzerine dosyanın yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2020/38 Esas, 2020/135 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesince açıklanması geri bırakılan 21.05.2014 tarihli ve 2013/2241 Esas, 2014/532 Karar sayılı hükmünün açıklanmasına, sanığın 13.05.2011-04.06.2011 tarihleri arasında firar suçundan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 73 üncü maddesi ve 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. 5.Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 25.10.2021 tarihli ve 2020/21926 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi olunmuştur. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; cezanın usul ve yasalara aykırı olduğuna, zamanaşımı hükümlerinin dikkate alınmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Sanığın askerlik hizmetini yerine getirmekte iken 13.05.2011 tarihinde gönderildiği çarşı izninden dönmemek suretiyle firar ettiği, 04.06.2011 tarihinde kendiliğinden kolluk kuvvetlerine teslim olduğu anlaşılmıştır. 2.Sanığın 05.08.2011 tarihli savunmasında, cezaevinde olan ağabeyi ile görüşmediği için moralinin bozuk olduğunu, bu nedenle çarşı izninden firar etiğini beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Birliği Komutanlığınca düzenlenen 13.05.2011 tarihli tutanakta; sanığın 13.05.2011 tarihinde saat 10:00'da gönderildiği çarşı izninden dönmediği belirtilmiştir. 4.04.06.2011 tarihli tutanakta; sanığın kendiliğinden Esat Polis Merkezi Amirliğine giderek teslim olduğu belirtilmiştir. 5.Sanık hakkında (Kapatılan) 9. Kolordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin, 21.05.2014 tarihli ve 2013/2241 Esas, 2014/532 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının açıklanması için ihbarda bulunan ... 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.12.2017 tarihli ve 2017/315 Esas, 2017/302 Karar sayılı kararı dava dosyasında mevcuttur. 6.Sanığa ait güncel adlî sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE A. Zamanaşımı Yönünden Sanığın yargılama konusu eylemi için, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereği 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresi öngörülmüş olup, somut olayda hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı nedeniyle oluşan durma süresi de eklendiğinde henüz olağan ya da olağanüstü zamanaşımının dolmadığı belirlenmekle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Mahkûmiyet Kararı Yönünden 1.1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı firar suçu, ... kişinin, kıtasından veya görevi icabı hazır bulunmak zorunda olduğu yerden bilerek ve isteyerek izinsiz olarak altı günden fazla bir süreyle uzaklaşmasıyla oluşan, özel kastın (saikin) aranmadığı, genel kastla işlenen bir suç olduğu ve unsurları arasında mazeret hâline yer verilmediği, buna göre "Olay ve Olgular" başlığı altında ayrıntılarına yer verilen delillere ve tüm dosya kapsamına göre sanığın 13.05.20.11-04.06.2011 tarihleri arasında kesintisiz süren ve altı haftalık mehil müddeti içinde kendiliğinden dönmekle son bulan, 1632 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamına giren "firar" suçunu işlediği belirlenmekle, sanığın tüm unsurları ile oluşan atılı suçtan hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca açıklanması geri bırakılan hükmün, sanığın denetim süresi içinde yeni bir suç işlemesi sebebiyle yeniden ele alınıp hükmün açıklanmasına karar verildiğinde, aynı Kanun'un 231 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca önceki hükümde değişiklik yapılmadan aynen açıklanması, ancak kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirlenecek bir kısmının infaz edilmemesi ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine dair cezanın bireyselleştirilmesi hükümlerinin tatbik edilebileceği, bunun dışındaki hususlarda hükmün değiştirilemeyeceği gözetildiğinde, denetim süresi içinde yeniden kasten suç işlediği anlaşılan sanık hakkında önceki hükmün aynen açıklanmasında bu nedenle bir isabetsizlik görülmediğinden hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uygulanmamış ise de, hak yoksunluğu kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkûmiyetin kanuni sonucu olup, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 15.04.2020 tarihli ve 31100 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesiyle anılan maddede yapılan değişiklik de gözetilerek infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır. 4.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların ... biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A) ve (B) paragraflarında açıklanan nedenlerle ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.01.2020 tarihli ve 2020/38 Esas, 2020/135 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/26674, K. 2023/3820, T. 18.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-26674-e-2023-3820-k-49c4677a0471