Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/26139 E. 2024/9047 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/26139
Karar No
2024/9047
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/282 E., 2021/362 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi kamu davasından usulüne uygun olarak haberdar edilmemiş ve davaya katılamamış ise de, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, suçtan zarar gören kurumun sanık hakkında kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek, sanık ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz sebebi, sanık hakkında gümrüklenmiş değer göz önüne alınarak cezada indirim yapıldığına, verilen hapis cezasının ertelendiğine, suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi hakkında bir karar verilmediğine ve davaya katılma talepleri kabul edilerek kurumları lehine vekâlet ücreti verilmesine ilişkindir. 2.Sanığın temyiz sebebi, hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağına göre, 08.12.2015 tarihinde kolluk kuvvetleri tarafından Siverek Sulh Ceza Mahkemesinin 2015/1588 Değişik İş sayılı önleme araması kararına istinaden yapılan yol uygulamasına 34 VU 0432 plakalı aracın geldiği ve araç durdurularak yapılan aramada, araçta yolcu olarak bulunan sanığa ait toplam 100 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmasında, ele geçen kaçak sigaraları içeceğini beyan etmiştir. Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında belirlenen gümrüklenmiş değerin Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre "pek hafif değer" aralığında olduğu anlaşılmıştır. İddianamede suçta kullanılan nakil vasıtasının müsaderesi talep edilmediği gibi mahkemece de nakil aracı ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmaması nedeniyle suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz talebi bu yönüyle inceleme dışı bırakılarak, suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin diğer temyiz sebepleri ile sanığın temyiz sebeplerinin incelenmesinde; Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki bilgi ve belgelerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımın doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünde hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanığın 29.04.2021 tarihli hüküm celsesinde bipolar bozukluğu olduğunu ifade ettiği ve yine aynı tarihli temyiz dilekçe ekinde 14.11.2017 tarihli Çorlu Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporu fotokopisinde "bipolar bozukluk tanısı konulduğu ve % 70 engel oranı olduğu" belirtildiği anlaşılmakla; sanığın tedavi evrakları celp edilip suç tarihinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 32. maddesi uyarınca, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalıp azalmadığı ve azalmış ise bunun önemli derecede olup olmadığının tespiti için dava dosyası ile birlikte önceki tedavilerine ilişkin tüm belgeler eklenerek Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas Kurulu'ndan veya tam teşekküllü Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesi'nden ya da Tıp Fakültelerinin Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Başkanlığı'ndan sağlık kurulu raporu aldırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2.Somut olayda sanığa ait 100 karton kaçak sigara ele geçirilen olayda; 5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenirken suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suçun konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı ve failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı unsurları dikkate alınması gerekmekte olup, dosya kapsamına göre sanığın benzer olaylarla karşılaştırıldığında vehamet arz etmeyen fiilinin, eylem ile ceza arasındaki dengeyi bozacak şekilde teşdidi gerektirmediği halde, temel cezanın tayininde alt sınırdan uzaklaşılarak teşdiden hüküm kurulması, 3.Sanık hakkında verilen hapis cezasının ertelenmesi üzerine, mahkemece 5237 sayılı Kanun'un 51/8. maddesinin ihtaratına karar verildiği halde uygulama maddesinin gösterilmemesi, 4.Ele geçen kaçak sigaranın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve suçtan zarar gören Gümrük İdaresi vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.10.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/26139, K. 2024/9047, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-26139-e-2024-9047-k-4483b503b9a3