Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/2307 E. 2024/321 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/2307
- Karar No
- 2024/321
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/520 E., 2016/201 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanık ... hakkında beraat, sanık ... hakkında mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/201 Karar Sayılı Kararı ile; 1.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı, 2.Sanık ... hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, aynı Kanun'un 52 nci maddesi, 53 üncü maddesi ve 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, münhasıran sanık ... hakkında verilen beraat kararının hakkaniyete, usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, münhasıran sanık ... hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerekirken, beraat kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğuna ilişkindir. 3.Sanık ...'ın temyiz isteği, usul ve esas yönünden hukuka aykırı kararın bozulmasına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, ... plakalı otobüsün 9-10 numarasında oturan şahısların muhtemelen uyuşturucu madde taşıdıkları ihbarının alınması üzerine, kolluk görevlileri tarafından Gaziantep-Osmaniye istikametine doğru otoyol üzerinde ... plakalı yolcu otobüsünün durdurulduğu, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın bagajında 3 adet valiz ve 2 adet çuval içerisinde kaçak sigara olduğunun görüldüğü, valizlerin kime ait olduğunun sorulduğu, 9 ve 10 numaralı koltukta oturan şahıslara ait olduğunun beyan edildiği, 9 numaralı koltukta oturan şahsın sanık ... ve 10 numaralı koltukta oturan şahsın sanık ... olduğunun tespit edildiği, toplam 309 karton gümrük kaçağı ve bandrolsüz sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. 2.Sanık ...; sigaralarla ilgisinin bulunmadığını, sanık ...; sigaraların kendisine ait olduğunu ve sanık ... ile ilgisinin bulunmadığını beyan etmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden 1.Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde; olay tutanağı, sanıkların savunmaları ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'ın ele geçen sigaraların kendisine ait olmadığına dair savunmasının diğer sanık ... tarafından doğrulanması karşısında, sanık ...'ın savunmasının aksine atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle hukuka aykırılık görülmemiştir. 2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası ve onuncu fıkrasının son cümlesi gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada soruşturma aşamasında ihtarat yapılmamışsa 1/2, yapılmış ise 1/3 oranında indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine, aynı Kanun'un 52 nci maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına muhalefet edilmesi, 4.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden Katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyizinin münhasıran sanık ... hakkında kurulan beraat hükmüne yönelik olduğu kabul edilmiştir. Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararında sanık ... hakkında kurulan beraat hükmü yönünden katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar bakımından herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle Nurdağı Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2016 tarihli ve 2015/520 Esas, 2016/201 Karar sayılı kararında sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik sanık ...'ın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.