Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/19573 E. 2023/4814 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/19573
Karar No
2023/4814
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 1632 Sayılı Askerî Ceza Kanunu'na aykırılık HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/701 Esas, 2016/577 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında bakaya kalmak suçundan 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun (1632 sayılı Kanun) 63 üncü maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hapis cezasından çevrili 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği; maddi sıkıntıları ve ailesinin geçimini sağlamak zorunda kalması sebebiyle askerliğe gidemediğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Askerlik yükümlüsü sanığın yoklama kaçağı olmasına ilişkin hakkında düzenlenen idari para cezasının kendisine usulüne uygun tebliğinden sonra askerlik şubesine başvurarak askerlik işlemlerini tamamlatmadığı ve yakalanarak ele geçtiği maddi vakıa olarak belirlenmiştir. 2.Sanık savunmasında özetle; olayın ... olduğunu ancak atılı suçlamayı kabul etmediğini, kendisinin ve ailesinin geçimini tek başına sağlamak zorunda olması sebebiyle yoklama kaçağı durumuna düştüğünü, öncelikle beraatine karar verilmesini aksi halde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul ettiğini beyan etmiştir. 3.Bismil Kaymakamlığı İlçe Hukuk İşleri Şefliğinin 11.06.2014 tarihli ve 8938 Esas, 174 Karar sayılı idari para cezasını içeren kararı, idari para cezasının usulüne uygun tebliğ edildiğine dair tebligat parçası, 2011 yılı son yoklama işlemlerine ait TRT duyurusu, Ataşehir İlçe Emniyet Müdürlüğünün 11.03.2015 tarihli yakalama tutanağı, Bismil Askerlik Şubesi Başkanlığının 01.04.2015 tarihli suç duyurusunu içeren yazısı ve dosya kapsamında bulunan diğer belgeler incelenerek değerlendirilmiştir. 4.Sanığa ait güncel adli sicil kaydı, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden temin olunarak dava dosyasına eklenmiştir. IV. GEREKÇE Maddi problemler kanunda sayılı mazeret hallerinden olmadığından sanığın maddi sorunları nedeniyle yoklama işlemlerini yaptıramadığı yönündeki temyiz sebeplerine itibar edilmemiştir. Ancak; 1.Hükümden sonra 03.08.2018 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7146 sayılı Kanun'un 2 nci maddesi ile (mülga) 1111 sayılı Kanuna eklenen geçici 55 inci maddesinin birinci fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte her ne sebeple olursa olsun henüz fiilî askerlik hizmetine başlamamış ve 1 Ocak 1994 tarihinden (bu tarih dahil) önce doğan 1076 sayılı Kanun ile bu Kanuna tabi yükümlüler; istekleri halinde, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç ... içinde askerlik şubelerine veya yurt dışı temsilciliklerine başvurmaları, 15.000 Türk lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödemeleri ve 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirmeleri şartıyla askerlik hizmetini yerine getirmiş sayılırlar." hükmünün; aynı maddenin altıncı fıkrasında ise "Bu madde hükümlerinden yararlanan yükümlüler hakkında saklı, yoklama kaçağı ve bakayadan dolayı idari ve adli soruşturma ve kovuşturma yapılmaz, başlatılmış olanlar sona erdirilir ve bu suçlara ilişkin kesinleşmiş idari para cezaları tahsil edilmez" hükmünün düzenlendiği dikkate alındığında; Sanığın bağlı bulunduğu Askerlik Şubesi Başkanlığından, 7146 sayılı Kanun kapsamında bedelli askerlik için müracaatta bulunup bulunmadığı, müracaata bulunmuş ise 15.000,00 Türk Lirası veya Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası döviz satış kuruna göre ödeme tarihindeki karşılığı kadar konvertibl yabancı ülke parasını defaten ödeyip ödemediği, ayrıca üç ... içinde başvurması ve bedelini yatırmış olması halinde 21 gün temel askerlik eğitimini yerine getirip getirmediği hususlarının araştırılması ve elde edilecek sonuca göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 2.7188 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası ile; sadece adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda "basit yargılama usulü"nün uygulanması mümkün hale getirilmiş, aynı Kanun'la 5271 sayılı Kanun'a eklenen geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde ise; 01.01.2020 tarihi itibarıyla "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş..." dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulünün uygulanmayacağı düzenlenmiş ise de, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas 2021/4 Karar sayılı ve 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas, 2020/33 Karar sayılı kararları ile yukarıda anılan geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibarelerinin, aynı bentte yer alan "Basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki "basit yargılama usulünün" uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 3.Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin 03.08.2014-11.03.2015 olarak gösterilmesi gerekirken 04.04.2015 olarak yazılması, 4.Sanığın yargılama konusu eyleminin, son yoklamada bulunmayan ve bulunmadıklarına dair Kanunda yazılı bir mazeret gösterememiş olan ve 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde düzenlenen yoklama kaçağı olmak kapsamında değerlendirilmesi gerekirken; suça konu eyleminin bakaya olarak tanımlanarak kabulün bu yönde yapılması suretiyle hüküm kurulması, 5.Her ne kadar Mahkemece sanık hakkında 1632 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinde yer alan bir yıldan sonra yakalananlar cümlesi uyarınca ceza tertip edilmişse de; sanığa yüklenen suçun 03.08.2014-11.03.2015 tarihleri arasında vuku bulduğu, yakalanmakla temadinin kesildiği, dolayısıyla sanığın eyleminin dört aydan sonra bir yıl içinde yakalananlar cümlesi kapsamına girdiği anlaşıldığından ceza miktarının tayini açısından sanığının hukuki durumun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 6.Sanık hakkında kurulan hükümde, adli para cezasının bir gün karşılığı belirlenirken 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, (1) ve (2) numaralı sebepler yönünden bozmayı gerektirmiş, (3), (4), (5) ve (6) numaralı sebepler yönünden de hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bismil Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/701 Esas, 2016/577 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/19573, K. 2023/4814, T. 15.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-19573-e-2023-4814-k-fa8305ac6e2e