Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/17136 E. 2024/11015 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/17136
- Karar No
- 2024/11015
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/138 E., 2015/36 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Üst Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri; sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun’un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları uyarınca cezalandırılmaları gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2. Sanık ... müdafiin temyiz nedenleri; eksik araştırma ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına, re’sen dikkate alınacak nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, olay tarihinde ... adına kargo ile kaçak sigara geleceği yönünde istihbari bilgiler üzerine, kolluk görevlilerince bahse konu kargo şubesi yakınlarında beklenirken, sanık ...'nın gelerek kargoyu teslim alması üzerine yakalanması sonucunda, gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında Cumhuriyet savcılığından alınan arama kararına istinaden yapılan aramada kargo gönderisinde 30 karton gümrük kaçağı sigara ele geçirilmiştir. Kargo gönderisi üzerindeki alıcı, gönderici bilgilerinin aynı olduğu ve ... yazıldığı anlaşılmıştır. Sanık ...'ın, soruşturma aşamasında suça konu eşyanın ... tarafından gönderildiğini, olaydan önce kendisine para gönderdiğine dair dekontu sunması üzerine, sanıklar hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır. Sanık ... savunmasında, diğer sanığa bilgisayar parçaları gönderdiğini, bunun karşılığında kendisine ödeme yaptığını, suça konu sigaralarla ve kargo gönderisi ile ilgisinin bulunmadığını ifade ederek atılı suçu kabul etmemiştir. Sanık ... savunmasında, suça konu sigaraları İstanbul'dan kendisinin göndererek Susurluk ilçesine geçtiğini, diğer sanık ...'ın olayla ilgisinin olmadığını ifade ederek diğer sanığın beyanlarını doğrulamıştır. A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Olay tutanağı ve tüm dosya kapsamının incelenmesinde, sanığın aşamalarda değişmeyen inkara yönelik savunmaları, suça konu sigaraların ele geçirildiği kargo gönderisinde sanığa ilişkin bilgiye rastlanmaması, istihbari bilgiler üzerine olay yerinde yakalanan sanık ...'nın kovuşturma aşamasında sanığın beyanlarını doğrular nitelikteki savunmaları birlikte değerlendirildiğinde, sanık ...'nın savunmasının aksine mahkûmiyetini gerektirir her türlü şüpheden uzak, kesin, yeterli ve somut bir delil bulunmaması nedeniyle beraati yerine, yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, üst Cumhuriyet savcısının aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1. Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığın eyleminin 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı halde, sanık hakkında ek savunma hakkı da tanınmaksızın 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası uyarınca temel cezanın belirlenmesi, 2. Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrası "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek; 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde gereğince suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545, 7242, 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin on sekizinci fıkrasının son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile aynı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gözetilerek sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 3. 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adlî para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin bentte infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adlî para cezasının ödenmemesi halinde cezanın hapis cezasına çevrileceğinin belirtilmesi, 4. Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik üst Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafiin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, B. Sanık ... Hakkındaki Mahkûmiyet Hükmü Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle sanık ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükmüne yönelik üst Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.12.2024 tarihinde karar verildi.