Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/3436 E. 2024/12031 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/3436
- Karar No
- 2024/12031
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/34 E., 2022/218 K. SUÇ : 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde sanığın aracının deposuna madeni yağ doldururken suç üstü yakalanması, ikrarı ve kaçak mahiyette madeni yağ ele geçirilmesi nedeniyle, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit kabul edilip hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılan kaçak eşyaya mahsus tespit varakası (KEMT), ilgili Gümrük İdaresinden temin edilmeden hüküm kurulması, 2.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun (5015 sayılı Kanun) Ek 5/1. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile 5015 sayılı Kanun'un Ek 5/1. maddesi yürürlükten kaldırılarak atılı suça ilişkin düzenlemenin 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/12. maddesi kapsamı içine alındığı ve halen yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/12. maddesindeki düzenlemenin korunduğu cihetle, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8.maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesinin "yirmiüçüncü" fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/22. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi uyarınca lehe olan Kanun'un belirlenmesi sırasında, suç tarihinde yürürlükte olan 5015 sayılı Kanun'un Ek 5/1. maddesi ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/12, 3/23. ve 5/2. madde ve fıkraları somut olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların bir bütün halinde karşılaştırılması suretiyle sanığın lehine olan Kanun'un belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 3.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1.maddesi yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 19.12.2024 tarihinde karar verildi.