Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/7016 E. 2024/12055 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7016
Karar No
2024/12055
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/421 E., 2022/638 K. SUÇ : 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Suç tarihinde yürürlükte bulunan 5833 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında, “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal veya hizmet üreten, satışa arz eden veya satan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklindeki düzenleme mevcut iken; 10.01.2017 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6769 sayılı Sınaî Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) marka hakkına tecavüze ilişkin cezaî hükümler başlıklı 30. maddesinin birinci fıkrasında “Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmibin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Buna göre 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında yalnızca mal veya hizmet üretmek, satışa arz etmek veya satmak seçimlik hareketleri yaptırım altına alınmışken; 6769 sayılı Kanun'un 30. maddesinde mal üretmek veya hizmet sunmak, satışa arz etmek veya satmak, ithal ya da ihraç etmek, ticari amaçla satın almak, bulundurmak, nakletmek veya depolamak eylemleri seçimlik hareketlere eklenerek marka hakkına tecavüz suçlarının kapsamı genişletilmiştir. Bununla birlikte 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ceza süresi yönünden, 6769 sayılı Kanun'da sanık lehine değişiklik yapılmamış, dolayısıyla 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2. maddesinin uygulanma imkânı olmamış ve bu nedenle marka hakkına tecavüz suçları yönünden suç tarihinde hangi yasal düzenleme yürürlükte ise sanık hakkında o yasal düzenlemenin uygulanması gerektiği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; 14.06.2013 günü yurt dışına çıkış yapmak üzere Hamzabeyli Gümrük sahasına gelen, sürücülüğünü hakkında verilen beraat hükmü kesinleşen ....isimli şahsın yaptığı araçta katılan firmalar adına tescilli markaları taşıyan taklit ürünlerin tespit edildiği, katılan firmaların sanık hakkında yasal şikâyet süresi içerisinde şikâyetçi olması üzerine, sanık hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması neticesinde yerel Mahkemece sanığın suça konu ürünleri yurt dışına ihraç eden firmanın yetkili temsilcisi olarak ihracat işlemini gerçekleştirdiği, ürünlerin temini ve gönderilmesinden sorumlu olduğu ve bu şekilde üzerine atılı marka hakkına tecavüz suçunu işlediği şeklindeki gerekçe ile mahkûmiyetine karar verilmişse de; Sanığın bu eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 61/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan seçimlik hareketlerin kapsamına girmediği anlaşılmış olup; 5237 sayılı Kanun'un 2. maddesinde; “Kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. (2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz. (3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz.” şeklinde düzenlenen suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereğince sanığa atılı eylemin Kanunda öngörülen suç tarifine uymadığı gözetilmeksizin, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 23.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/7016, K. 2024/12055, T. 23.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-7016-e-2024-12055-k-bb4053b2ce07