Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2020/417 E. 2023/3357 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2020/417
Karar No
2023/3357
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/500 E., 2015/383 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEMYİZ EDENLER : Katılan vekili, sanık TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2014/500 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi, 58 ... maddesi, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 2 yıl 11 ay hapis ve 21.660,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, kaçak eşyanın müsaderesine, nakil aracının iadesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Sanığın temyiz sebepleri, alt sınırdan ceza verilmesi ve cezasının ertelenmesi talebine ilişkindir. 2.Katılan vekilinin temyiz sebepleri, sanık hakkında takdiri indirim yapılmaması ve araç hakkında müsadere kararı verilmesi gerektiğine, resen nazara alınacak diğer sebeplere ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Olay tarihinde sanığın idaresindeki otomobilde Cumhuriyet savcısından alınan arama kararına istinaden yapılan aramada aracın bagajında ve arka koltuk arkasında 570 karton kaçak sigara ele geçilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. 2.Sanığın kolluk aşamasında ve savunmasında kaçak sigaraları satmak amacıyla Ankara'ya götürdüğünü, aracın kiralık olduğunu beyan ettiği belirlenmiştir. 3.Malen sorumlu ise araç kiralama işi yapan kardeşine aracını kiralaması için verdiğini, kardeşinin de aracı sanığa kiraladığını, kardeşinin iş yeri soyulduğu için kiralama sözleşmesi getiremediğini, aracın iadesini talep ettiğini, davaya katılmak istemediğini beyan ettiği belirlenmiştir. Dava dosyasından nakil aracı üzerine kaçakçılık suçunda kullanılması nedeniyle 30.05.2013 tarihinde Adana Hazırlık Bürosu tarafından ihtiyati tedbir koyulduğu anlaşılmaktadır. 4.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dava dosyasında bulunmaktadır. IV. GEREKÇE Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2014/500 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararında; olay tutanağı, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın idaresindeki otomobilde ticari miktar ve mahiyette kaçak sigara ele geçtiği dikkate alındığında sanığın suça konu kaçak sigaraları ticari amaçla bulundurduğunun kabulü ile temel ceza belirlenirken teşdit uygulanarak mahkumiyet hükmü kurulması ve hükmolunan hapis cezasının süresi dikkate alınarak hapis cezasının ertelenmemesi yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesiyle değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ve 3 üncü maddesinin onuncu fıkrası gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur. 2.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 ... maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkra olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 ... maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması bozmayı gerektirmiştir. 3.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarihli, 2015/7-398 Esas, 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 20.11.2014 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında halen derdest olduğu anlaşılan Gölbaşı (Ankara) 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/83 Esas sırasında kayıtlı dosyada suç tarihinin 23.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 20.11.2014 olduğu, Bu dosyalardaki eylemlerin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre adı geçen sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme biçimde 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, gerektiğinde birleştirilmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. 4.İddianamede 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin tatbiki istenmediği halde, 5271 sayılı Kanun'un 226 ncı maddesi uyarınca ek savunma hakkı da tanınmadan sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi ve ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesinin uygulanmasına ilişkin fıkrada sanık hakkında hem adlî para cezası hem de hapis cezası verildiği, adlî para cezası için anılan Kanun'un 58 ... maddesine göre tekerrür hükümleri uygulanamayacağı halde tekerrür hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 ... maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. 5.24.11.2015 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır. 6.Suça konu kaçak eşyanın, taşıma aracının yüküne göre miktar veya hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, sanık ve malen sorumlunun aracın kiralık olduğunu beyan etmelerine rağmen kiralama sözleşmesi ibraz edemedikleri yine araç ve eşyanın suç tarihindeki bilinen değerleri itibarıyla aracın müsaderesinin 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince işlenen suça nazaran daha ağır sonuçlar doğurmayacağı gibi hakkaniyete de aykırılık oluşturmayacağı gözetilerek, ikinci defa suçta kullanılan nakil aracının kaçakçılık suçuna özgülendiğinin anlaşılması karşısında, müsaderesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde iadesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Pozantı Asliye Ceza Mahkemesinin 16.06.2015 tarihli ve 2014/500 Esas, 2015/383 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2020/417, K. 2023/3357, T. 05.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2020-417-e-2023-3357-k-b51d126252ac