Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2019/8799 E. 2023/5149 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2019/8799
- Karar No
- 2023/5149
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇTAN ZARAR GÖREN : Gümrük İdaresi SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşyanın ve nakil aracının müsaderesi TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/465 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kaçakçılık suçundan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince hapisten çevrili 6000,00 TL ve 80,00 TL gün karşılığı adlî para cezasına, suça konu kaçak eşyanın ve suçta kullanılan nakil aracının 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaleti ile 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince müsaderesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanıklar müdafiinin temyiz sebepleri; usul ve kanuna aykırı olan hükümlerin bozularak sanıkların beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1.Kolluk görevlilerince yapılan devriye görevi sırasında, sanık ...'nun sevk ve idaresindeki, sanık ...'nin yolcu olarak bulunduğu Suriye plakalı aracın şüphe üzerine durdurulduğu ve araca dışarıdan bakıldığında arka koltukların üzerinde çok miktarda konserve olduğunun görülmesi üzerine yapılan aramada kaçak nitelikte 1584 paket Hana marka tavuk salamı konservesi, 210 adet 0,5 kiloluk zahter, Amoxilin marka 48 adet ilaç ve 250x10 adet Quicle marka ilaç ele geçirilerek muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır. 2.Sanık ... savunmasında, suça konu tavuk salam ve zahterin kendisine ait olduğunu ve ailesi ile birlikte kullanmak amacıyla satın aldığını, ilaçları ise 10,00 TL karşılığında Errahman isimli şahsa teslim etmek üzere bir şahıstan aldığını suça konu eşyaları alırken diğer sanık ...'ın da bilgisi ve görgüsü bulunduğunu beyan etmiştir. 3.Sanık ... savunmasında; olay günü akrabası olan diğer sanığın Gaziantep ilinden Kilis'e nasıl gideceğini sormak için kendisini araması üzerine yardımcı olmak için aracına bindiğini ve Kilis çarşısından salam ve zahteri aldıklarını ancak ilaçlardan kutuda olması nedeniyle haberinin olmadığını beyan etmiştir. 4.Suç konusu nakil aracı üzerinde yapılan keşif sonucu alınan bilirkişi raporunda; suç konusu eşyanın, aracın taşıma kapasitesine göre ağırlıklı bölümünü oluşturduğu ve nakil aracının 12.380,00 TL piyasa değerine sahip olduğu belirtilmiştir. 5.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakasında, suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değeri 14.970,42 TL olarak gösterilmiştir. 6.Sanıklara soruşturma aşamasında 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratı yapılmamıştır. IV. GEREKÇE "Olay ve Olgular" bölümünde belirtildiği üzere, sanık ...'nın sevk ve idaresindeki otomobilde kaçak nitelikte 1584 paket Hana marka tavuk salamı konservesi, 210 adet 0,5 kiloluk zahter, Amoxilin marka 48 adet ilaç ve 250x10 adet Quicle marka ilaç ele geçirilmiş olup, her ne kadar sanık ... savunmasında suça konu gıda ürünlerini kullanmak amacıyla ticari maksadı olmaksızın satın aldığını beyan etmişse de, Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre ele geçen ürünlerin miktar itibarıyla ticari mahiyette olduğu ve kişisel kullanım miktarının üzerinde bulunması ve diğer sanık ...'nin, suça konu gıda ürünlerini diğer sanık ile birlikte Kilis çarşısından birlikte aldıklarına dair ikrarı karşısında, sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket etmek suretiyle suça konu kaçak eşyaları ticari amaçla nakletmek suretiyle sübuta eren eylemlerine dayanılarak kurulan mahkûmiyet hükümlerinde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamış ve sanıklar müdafiinin aşağıda belirtilen hususlar dışında yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; 1.10.12.2022 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının “yirmiüçüncü” fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar ... Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı (sanıklara soruşturma aşamasında etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı, bu cihetle kovuşturma aşamasında yapılacak ihtaratın sanıklar lehine olarak değerlendirilmek suretiyle indirim oranının 1/2 olarak bildirilmesi gerektiği göz önünde bulundurulmak suretiyle) anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının saptanması ve sonucuna göre uygulama yapma görevinin yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Suçtan doğrudan doğruya zarar gören Gümrük İdaresinin katılma talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeden yargılamanın sonlandırılması, 3.Davaya konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kilis 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.09.2015 tarihli ve 2015/465 Esas, 2015/680 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.05.2023 tarihinde karar verildi.