Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/939 E. 2026/2205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/939
- Karar No
- 2026/2205
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2074 E., 2025/2494 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Afyonkarahisar 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/165 E., 2025/201 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin S.S. ... Depremzede Konut Yapı Kooperatifine üye olduğunu, kura çekilerek ... ili, Merkez ilçesi, ... Mahallesi, 2 21... parsel, 5 numaralı bağımsız bölüm mesken niteliğindeki taşınmazın müvekkiline ait olduğunun tespit edildiğini, taşınmazın tapuya tescil aşamasında dava dışı kooperatif tarafından müvekkilinin kooperatife olan aidat borcuna istinaden müvekkiline 29.01.2013 tarihli ve 0 ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, akabinde yine kooperatif tarafından müvekkilinin aidat borcuna istinaden yönetim kurulunca müvekkili hakkında ihraç kararı alınacağına ilişkin 25.03.2013 tarihli ve 0 ... yevmiye numaralı ihtarname gönderildiğini, sonrasında müvekkilinin kooperatifi üyeliğinden bildirimsiz olarak hukuka aykırı bir şekilde ihraç edildiğini, kura neticesinde kendine ait olduğu belirlenen bağımsız bölümün ihraç kararı sonrası kooperatif başkanının oğlu olan davalı adına tapuda tescil edildiğini, yapılan tescilin yolsuz olduğunu belirterek, davalı adına kayıtlı bulunan 5 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin iyiniyetli olduğunu, müvekkilinin söz konusu taşınmazı S.S. Merkez ... Depremzedeleri Konut Yapı Kooperatifi'ne üye olarak taşınmazının tapusunun aldığını, davacı ile birlikte birçok kişinin üyelikten ihraç edildiğini, müvekkilinin davacıdan boşalan üyeliğe dahil olduğunu ve üyeliğin gerektirdiği tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, yolsuz tescilin şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının kooperatif üyeliğinden çıkarılmasına karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafça Afyonkarahisar 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/29 Esas sayılı dosyasında kararın iptali için dava açıldığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmaması nedeni ile reddine karar verildiğini ve kararın Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği, davacının kooperatif üyeliğinden ihraç kararın halen hukuken geçerli olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kooperatifin taşınmaz malları devlet tarafından verildiğinden 7269 sayılı Kanunun 50. maddesi gereği devlete ait taşınmazın davacı müvekkilinin haricinde kimseye devredilemeyeceğini, Toplu Konut İdaresi Kanunu, 7269 sayılı Kanun gereğince ve Afet Sebebiyle Hak Sahibi Olanların Tespiti Hakkındaki Yönetmeliğinin 11. maddesi gereği, afetzedelik ve buna ilişkin hak sahipliği üçüncü şahıslara devrolunamayacağını, kamu tarafından borçlandırılan afetzede vatandaşın, üyelikten ihraç edilince hem yıkılan konutunun yerine konut teslim alamadığını, hem de alamadığı afet konutunun kredi borcunu ödemek zorunda bırakıldığını, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının usulsüz olduğunu, davalının kötü niyetli olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kooperatif üyeliğinden kaynaklı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken harç peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.