Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/440 E. 2026/2211 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/440
Karar No
2026/2211
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/348 E., 2025/1563 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2016/967 E., 2021/697 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında 16.06.2015 tarihinde davalıya ait otel için ... Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi ve ... Hotel Kanal Yönetimi Programı Kullanım Taahhütnamesi imzalandığını, bu sözleşmelerde müvekkili şirketin ''Servis sağlayıcısı'', davalının ise ''Otel'' olarak adlandırıldığını, sözleşme kapsamında müvekkil şirketin çevrimiçi otel rezervasyon dağıtım sistemine erişim için gerekli kurulumları yaptığını, ancak davalının oda bilgilerini ve kendi web sistemini, müvekkili şirketin rezervasyon sistemine eklememe gibi eylemleri ile sözleşmeye aykırı davrandığını, bu nedenle sözleşmeyi feshederek her bir sözleşme için iki yıllık cezai şart bedeli 6.000,00 Euro ile 1.080,00 Euro KDV olmak üzere toplam 14.160,00 Euro'nun ve/veya fiili ödeme günündeki TL karşılığının ödenmesini talep ettiklerini, ancak ödeme yapılmadığını, ...Online Rezervasyon Sistemleri Kullanım Sözleşmesi'nin 2/g maddesi uyarınca vade tarihinde ödenmeyen borçlarda ayrıca ihtara gerek olmasızın temerrütün gerçekleşeceğini ve aylık % 5 faiz uygulanacağını, buna göre işlemiş faiz ile birlikte toplam 49.060,44 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine takip başlattıklarını, davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalının takiplere itirazların iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; davacının, müvekkilinin yerine getirmediğini iddia ettiği edimlerin, davacı personeli tarafından yerine getirilmesi ve müvekkili personeline tanıtılarak bilgi verilmesi gerektiğini, ancak birçok kez talep etmelerine rağmen eğitici personelinin gönderilmediğini ve sistemin kurulumunun yapılmadığını, müvekkili şirketin sistemi kavrayabilme imkanı olmadığını, bu nedenle davacının sistemi tanıtıcı bilgi ve eğitim vermesi gerektiğini, ... Reservasyon Motorunun müvekkilinin kullanımına açılmadığını ve müvekkilinin hiçbir şekilde hizmetten yararlanamadığını, verilmeyen hizmete rağmen sözleşmenin feshi ve cezai şart talep edilmesinin kabul edilebilir olmadığını, kendi kusurundan kaynaklı sözleşmeyi fesheden davacının icra inkâr tazminatı talep edemeyeceğini savunarak davanın reddine ve % 20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu yazılıma ilişkin olarak davacı şirket sistemlerinde, davalı şirket oteline ilişkin hesabın ... ID numarası ile 14.09.2015 tarihinde açıldığı, fakat davacı şirket sistemlerinde davalı şirkete ait kurulumların tamamlanmadığı, programın çalışması için gerekli olan otel oda tipi, fiyat, rezervasyon kayıtlarının girişinin yapılmaması nedeni ile sistemin aktif hale gelmediği, eğitimin verilemediği, eğitimin davalından kaynaklı sebeple yapılamadığına ilişkin dosyada somut bir delil bulunmadığı, cezai şart bedeli ile ilgili olarak davalı şirkete her hangi bir fatura düzenlenmediği, davalı tarafından avans, kaparo teminat vb adıyla bir ödeme olmadığı, taraf defter kayıtlarında dava konusu alacakla ilgili bir kayıt olmadığı, bu haliyle sözleşmenin niyet protokolü aşamasında kaldığı, fiilen uygulamaya sokulmadığı, davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğunun sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin de reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, benzer nitelikli başka bir davaya sundukları uzman raporunda, otelin gerekli bilgileri vermemesi nedeniyle çalışmanın tamamlanamadığına değinildiğini, anılan uzman raporu ile ilk derece mahkemesinin hükme esas aldığı rapor arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini, müvekkilinin eğitim formunu davalıya ulaştırdığını, anlaşılmayan hususlar için müvekkili şirkete dönüş yapılarak telefonla bilgi alınılabileceği gibi, yüz yüze eğitim verilmesi talebinde de bulunulabileceğini, ancak davalının gerekli özeni göstermediğini, müvekkilinin iki sözleşme kapsamında kurulum mükellefiyetini yerine getirdiğini, davalının online kullanıcı adı ve şifrelerini bildirmediğini, davalının edimlerini yerine getirmeyeceğinin açıkça belli olması nedeniyle sözleşmeyi feshetmek durumunda kaldıklarını, cezai şart bedelinin kesinleşmesi halinde vergi dairesinin talebi doğrultusunda cezai şart bedeline KDV tahakkuk ettirilerek borçlu hakkında fatura keşide edileceğini, bu nedenle mahkemenin cezai şart bedeli için fatura keşide edilmediği ve defter kayıtlarında alacak kaydı olmadığı gerekçesinin yerinde olmadığını beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.05.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/440, K. 2026/2211, T. 20.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-440-e-2026-2211-k-8bf4a86a9a08