Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/884 E. 2026/1060 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/884
- Karar No
- 2026/1060
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/866 E., 2025/1858 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/826 E., 2022/917 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket hakkında mahkemece konkordatonun tasdikine karar verildiğini, müvekkili bankanın hem mahkemeye hem de konkordato komiserine alacak bildiriminde bulunduğunu, bildirmiş oldukları alacaklarının kabul edilmediğini, konkordato alacaklılar toplantısında da oy kullanamadıklarını, bu sebeple alacaklarına kavuşma ihtimalinden yoksun kaldıklarını, müvekkili banka nezdinde yapılan incelemeler neticesinde 223.629,40 TL alacakları bulunduğunu, öncelikle İİK md.308/b-2 kapsamında konkordato tasdik kararı kesinleşinceye kadar mahkemece belirlenen bir hesaba alacaklarının depo edilerek nemalandırılmasını, çekişmeli hale gelen alacaklarının kabulü ile tasdik edilen proje kapsamında değerlendirmeye alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı banka tarafından konkordato dosyasına 1.177.457,00 TL alacak bildirimi yapıldığını, eldeki davada ise 223.629,40 TL alacak talep edildiğini, talepler arasında tutarsızlık bulunduğunu, konkordato dosyası kapsamında bankanın öne sürdüğü 1.177.457,00 TL alacak iddiasına ilişkin olarak, komiser heyeti tarafından müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde; müvekkili şirketin bankadan 19.059,84 TL alacaklı olduğunun belirlendiğini, müvekkilin, davaya konu miktar bakımından bankaya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasında akdedilen sözleşmelere istinaden davacı banka tarafından borçlu şirkete, Borçlu Cari Hesap (BCH) Rotatif Kredisi kullandırıldığı, Kredili Mevduat Hesabı (KMH) ve Ticari ... Kredi Kartı tahsis edildiği, konkordato kapsamında rehinle temin edilmemiş her türlü alacağa; geçici mühlet tarihi itibariyle faiz işlemesinin duracağı, talep eden bankanın alacağının rehinle temin edilmediği, bu nedenle yapılan hesaplamada bankadan kullanılan bankacılık ürünleri için geçici mühlet tarihi olan 04.01.2019 tarihine kadar taraflar arasında belirlenen akdi ve gecikme faizi işletildiği, geçici mühlet tarihinden sonra yapılan ödemelerin hesaplanan toplam borç tutarından düşüldüğünde, bankanın ilgili krediden kaynaklı olarak 208.906,53 TL tutarında alacağı kaldığı gerekçesiyle talebin kısmen kabulü ile 208.906,53 TL banka alacağının davalı borçlunun konkordato projesine dahil edilerek İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/2 Esas 2020/900 Karar sayılı 28.12.2020 tarihli tasdik kararındaki ödeme planına uygun şekilde davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya sunulan ayrıntılı deliller, çek listeleri, konkordato komiser raporları ve bilhassa 04.03.2022 tarihli kök bilirkişi raporu ile 30.06.2022 tarihli ek bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının tartışılmaksızın karar verildiğini, konkordato komiserinin hesaplama yaparken faiz ve fer’ileri silerek yaptığını, dosya kapsamında alınan raporlarda nakdi alacağın hesaplamasına ilişkin faiz ve fer'ilerin de eklenerek hesaplama yapılmasının açıkça hatalı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesinin ise bu ağır usul hatasını gidermek yerine, aynı bilirkişi raporuna atıfla mahkemenin kabul ve gerekçesinin yerinde olduğu şeklinde gerekçesiz bir değerlendirmeyle istinaf başvurusunun haksız ve hukuka aykırı bir şekilde esastan reddettiğini, ek raporda bahsi geçen çeklerle ilgili olarak 8 adet çek bedeli toplamı olan 65.000,00 TL’nin 30.09.2018 tarihli 3. devre sonu faizinden düşülmesinin açıkça hukuka ve yerleşik içtihatlara da aykırılık teşkil ettiğini, banka hukukunda uzman hukukçu bir bilirkişinin de olduğu yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini, usul ve yasaya aykırı olarak hüküm tesis edildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, İİK 308/b. maddesi gereğince konkordato nisabına dahil edilmeyen çekişmeli alacağın konkordato nisabına dahil edilmesi istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.