Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/733 E. 2026/805 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/733
- Karar No
- 2026/805
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/390 E., 2025/1691 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/6 E., 2021/768 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince ayrı ayrı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili bankanın müflis bankadan alacaklı olduğunu, davalı bankanın iflası üzerine müvekkilinin alacağı 41.733.483,05 TL'nin masaya kaydı için talepte bulunulduğunu, alacağın iki adet krediye bağlı finansmandan doğduğunu, iflas idaresince alacağın 32.481.909,64 TL'lik kısım yönünden kabulüne ve bakiye 9.251.573,41 TL'lik kısım yönünden ise reddine karar verildiğini, ret kararının haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek reddedilen miktarın masaya kaydına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; dava hak düşürücü süre içerisinde açılmamışsa öncelikle usûlden reddi gerektiğini, müvekkili bankanın Faaliyet izninin kaldırıldığını, daha sonra mahkemece iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin fon tarafından verine getirildiğini, davacının, alacağının masaya kaydı için yaptığı başvurunun reddedildiğini, ret kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının yabancı para alacağıyla ilgili iflas tarihindeki döviz satış kurunun esas alınmasının, emredici olan genel hükümlere ve uygulamaya uygun olduğu, bu durumda kayıt kabul hesaplamasında işlemiş faiz tutarları ve yabancı para alacağına ilişkin diğer faizin TL'ye dönüştürülmesinde davalı müflis bankanın lisansının kaldırıldığı tarihin değil, davalı müflis bankanın iflas tarihi olan 16.11.2017 tarihindeki döviz kurlarının esas alınması gerektiği, bu noktada TMSF - Fon Kurulunun almış olduğu kararının yasal bağlayıcılığının bulunmadığı, bu kararın yasal dayanağının mevcut olmadığı, esasen yorum kuralları gereği Fona tanınan yetkilerin "istisnai olması" nedeniyle dar yorumlanmasının esas olduğu, belirtilen yorum tarzı benimsendiğinde ise Fon Kurulunun bu yöne ilişkin kararı ile bağlı olunmasının mümkün olunmadığı, bilirkişi kurulu tarafından açıklanan kayıt ve kabulü gereken miktar olarak açıkladığı 8.230.535,41 TL miktarın masaya kayıt ve kabul olunması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, İstanbul 1. İflas Müdürlüğünün 2017/14 dosya numaralı iflas masasına kaydı talep olunan 9.251.573,41 TL alacağın, 8.230.535,41 TL miktarının davacı alacağı olarak İstanbul 1. İflas Müdürlüğü'nün 2017/14 dosya numaralı iflas masasına 4. sıra alacak olarak kayıt ve kabulüne, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bankacılık Kanunu'nun 140/9. fıkrasında, fon bankaları, faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyesi fon eliyle yürütülen bankaların iflas ve tasfiye idarelerinin alacaklarının tahsilini teminen yapacakları, her türlü işlem, dava ve icra takipleri her türlü vergi, resim ve harçtan muaf olduğu, bu düzenleme kapsamında, davalı bankanın Bankacılık Kanunu'nun 140. maddesi gereğince harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; Sigortaya Tabi Mevduat ve Katılım Fonları İle Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonunca Tahsil Olunacak Primlere Dair Yönetmelik" hükümleri gereğince döviz cinsinden olan alacak kayıt talebinin bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilmesinin usul ve yasaya, emsal içtihatlara uygun olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve ilk derece mahkemesi kararında mezkur yönetmelik hükmünğün göz ardı edilerek iflas tarihindeki kurun esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, anılan yönetmeliğin (6). maddesinde kur çevriminin iflas tarihinde değil, bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihte yapılacağının açıkça düzenlendiğini, TMSF Fon Kurulu'nun 10.05.2018 tarih, 2018/260 sayılı kararı gereğince davacının alacak kayıt talebi konusunda bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihteki kur üzerinden Türk Lirasına çevrilerek işlem yapıldığını, alınan kararın yönetmelik hükümlerinin uygulanmasından ibaret doğru bir işlem olduğunu, bilirkişi raporunda ve gerekçeli kararda yukarıdaki yasal düzenlemenin göz ardı edilerek kur çevriminde iflas tarihinin esas alınarak hatalı değerlendirme yapıldığını, TMSF Fon Kurulu'nun tasfiye sürecinde genel hükümlerden ayrılarak karar alabilmesinin 5411 sayılı Kanun'da ve ilgili yönetmeliklerde düzenlenen yönetim ve denetim yetkisinin sonucu olduğunu, İİK'nın 195. maddesi düzenlemesi gereğince davacının alacağına bankanın faaliyet izninin kaldırıldığı tarihten (22.07.2016), iflasın açıldığı tarihe kadar (16.11.2017) yasal faiz uygulanması gerektiğini beyan etmektedir. 2. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesince karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilmiş olmasına karşın vekalet ücreti bakımından istinaf eden aleyhine hüküm tesis edilemeyeceği gibi bir gerekçe ile karar tarihindeki tarife uyarınca hüküm tesis edilmemesinin hatalı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kayıt kabul istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 195. maddesine göre; iflasın açılmasının müflisin tüm borçlarını muaccel kılacağı ve alacaklılar arasında eşitsizlik doğmaması bakımından iflas tarihi itibariyle yabancı para alacaklarının Türk Lirası karşılığının belirleneceği, Yönetmelik ile Yasa'nın emredici hükümlerinin değiştirilemeyeceği dikkate alındığında usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.