Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/628 E. 2026/1071 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/628
Karar No
2026/1071
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/473 E., 2025/1599 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/706 E., 2021/962 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin alacak kayıt talebinin iflas idaresinin kararı ile yetkisiz başvuru yapıldığı gerekçe gösterilerek reddedildiğini, ancak iflas masasına yapılan başvurunun usulen geçerli olduğunu, zira başvuruyu yapan ...'in şirket ortağı olduğu gibi aynı zamanda noterden düzenlenen vekaletnameye göre vekaleten de yetkili kılındığını, müflis banka kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacağının sabit olduğunun görüleceğini, iflas idaresi kararının hukuki olmadığını, yıllardır alacağını alamadığından büyük zararlara uğrayan müvekkilinin ayrıca fetö/pdy örgütü ile de uzaktan yakından bir ilgisinin bulunmadığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davanın kabulüne, müvekkilinin alacağının tamamının sıra cetveline kaydına ve ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iflasına karar verilen bankanın tasfiyesinin TMSF tarafından yerine getirildiğini, davacı alacak kayıt müracaatında tebligat masrafı yatırmadığından dava açma süresinin sıra cetvelinin ilan edildiği 13.11.2020 tarihinden başlayacağını, davanın ise 03.12.2020 tarihinde yani hak düşürücü süre içinde açılmadığını, davacı tarafın alacak kayıt başvurusunun ... tarafından yapıldığını, başvuru ekinde sunulan belgelerden şirket yetkilisinin ... olduğunun görüldüğünü, ...'in ise alacak kayıt başvurusunda şirket yetkilisi olduğuna ilişkin hiçbir belge sunmadığını, müflis bankanın yargı harçlarından muaf olduğunu belirterek davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ticaret sicil gazetesi kayıtları ve Adıyaman Ticaret Sicil Müdürlüğü evrakına göre iflas masasına kayıtta bulunurken müflis şirket eski yetkilisi ...'a ait imza sirkülerinin ibraz edildiği, alacak kayıt dilekçesinin ... tarafından imzalandığı, davacı şirkete ait Ticaret Sicili Gazeteleri üzerinde yapılan incelemelerde alacak kayıt dilekçesinin sunulduğu 15.03.2018 tarihinde ...'ın münferiden temsil ve ilzama yetkili olduğu, ...'in ise 04.09.2020 tarihinden itibaren münferiden temsil ve ilzama yetkili hale geldiği, bu haliyle İİK'nın 219. maddesi gereği alacak kayıt başvurularının alacaklı tarafından yapılması gerektiğine yönelik amir hüküm karşısında yetkisiz başvuru nedeniyle alacak kayıt talebinin reddine dair iflas idaresi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, davacının alacak miktarına yönelik bir incelemenin ise iflas masasına yapılan yetkisiz başvuru nedeniyle yapılamayacağı gerekçelerine istinaden davanın reddine dair karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın süresinde açıldığı, iflas masasına alacak kayıt başvurusu davacı şirket adına ... tarafından yapılmış olduğu, o tarihte ... davacı şirketi münferiden temsile yetkili kılındığı, ... ise 04.09.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nden anlaşılacağı üzere davacı şirketi münferiden temsile yetkili kılınarak ...'ın görevine son verildiği, buna göre ... alacak kayıt başvurusu işlemini yaptığı sırada davacı şirketi temsil yetkisi olmadığından yetkisiz temsilci konumunda olduğu, iflas idaresi tarafından alacak kayıt başvurusunun reddedilmesinden sonra yasal süresi içerisinde davacı şirket tarafından işbu dava açılarak iflas idaresi kararının doğru olmadığından bahisle alacağın sıra cetveline kayıt ve kabulü talep edildiğine göre yetkisiz temsilci tarafından iflas idaresine yapılan başvurunun davacı şirket tarafından benimsendiğini, başka bir ifadeyle onandığını kabul etmek gerektiği, müflis bankaya ait usulüne uygun tutulan ticari defterlere göre iflas tarihi itibariyle müflisin, davacıya toplam 99.844,92 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, talep sonucunu ve dava değerini açıklaması için mahkemece verilen süre üzerine davacı vekili 187.000,00 TL'nin iflas masasına kaydını talep etmiş ise de, 99.844,92 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesi gerektiği, kaldı ki davacı taraf iflas masasına alacak kayıt başvurusunda bulunurken de aynı miktarın masaya kaydını talep ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1-Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Kayıt kabul başvurusunun yetkisiz kişi tarafından yapıldığını b. Davacının 187.000,00 TL alacağı olduğu iddiası tamamen hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.

2-Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Davacının 187.000,00 TL alacağı olduğu, iflas masasının alacağının 99.840,72 TL talep etmesi halinde derhal ödeneceğini bildirmesi sebebi ile bu miktar talep ettiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, alacağın iflas masasına kayıt ve kabul istemine ilişkindir.

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken temyiz harcı davacı tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/628, K. 2026/1071, T. 26.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-628-e-2026-1071-k-2e26b4f080dc