Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/413 E. 2026/827 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/413
- Karar No
- 2026/827
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/291 E., 2025/400 K. BİRLEŞEN DAVA ... 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ 2017/371 E. 2017/484 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Asıl ve birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde; birleşen dava davalısının yüklenici olarak davalı ... ile arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, davalı ...'in ortaklık sözleşmesi uyarınca hak ve alacaklarının %50’sini davacıya devrettiğini, ancak yükleniciye düşen 11 nolu dükkanın davalı arsa sahibi tarafından damadı olan diğer davalı ...'a sırf davacıyı zarara uğratmak maksadı ile satıldığını ileri sürerek, asıl davada 11 no'lu dükkanın %50 hissesinin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini, birleşen davada ise hisse karşılığı bedelin birleşen dosya davalısından tahsilini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ortaklık ilişkisini bilmediklerini, tapuya ... ilkesi gereğince iyiniyetli olarak bağımsız bölümü devraldığını, bedelini ödediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
2- Davalı ... vekili cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ortaklık ilişkisini bilmediklerini, yüklenicinin edimini yerine getirmediğini, sözleşme uyarınca yüklenicinin gösterdiği 3. kişiye taşınmazı devrettiğini savunarak davanın reddini istemiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli kararı ile arsa sahibi ile yüklenici arasında imzalanan arsa payı karşılığı sözleşmesindeki yüklenicinin haklarının yarısına sahip olduğu, davacı ile yüklenici arasında imzalanan 10.01.2010 tarihli sözleşmenin hukuken alacağın temliki niteliğinde olduğu, sözleşmenin yazılı olarak yapılmasından dolayı alacağın temlikinin geçerli olduğu, bu sözleşme ile yüklenicinin, davacıya arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan alacaklarının yarısını temlik ettiği, açıklanan bu durum karşısında, yüklenici ve yüklenicinin yerine geçen davacının arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine göre üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmeleri halinde, dava konusu dükkanda yarı yarıya hak sahibi olacaklarının anlaşıldığı, aldırılan bilirkişi raporu ve ek raporlara göre de, binanın bitirilip teslim edildiği, yüklenici ...'ın ise yapı kullanım izim belgesini almadığı, bu eksikliğin davalı tarafça giderildiği, yapı kullanım izin belgesi hususunda bir eksiklik kalmadığı, davacı ile birleşen dosya davalısı ...'ın ortaklığı ve davacının dava konusu dükkanda yarı hisse sahibi olacağı hususunun; davalı ...'ya çekilen ihtar ile ...'nın ve damadı ...'ın bilgisinde olduğunun kabulü gerektiği, nitekim ...'nın ... 7. Noterliğinin 30.12.2014 tarihli ihtarının söz konusu olduğu, ...'nın bunu bildiği halde dava konusu taşınmazı 03.03.2016 tarihinde diğer davalı damadı ...'a devrettiği, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki dükkanın satış tarihindeki rayiç değeri ile akit tablosundaki değeri arasındaki fark ile davalılar arasındaki akrabalık ilişkisi nedeniyle davalı ...'ın iyiniyet savunmasının kabul edilmediği, nitekim ... 5. İcra Dairesi'nde 2017/4985 Esas sayılı icra takip dosyasında ...'a verilen senedin tarihinin 03.02.2016 olup, tapu devir tarihinden bir ay önce olduğu, bu nedenlerle birleşen dosya davalısının ve asıl dosyada her iki davalının da dükkanın yarı hissesinin davacıya ait olduğunu bilen ya da bilmesi gereken kişilerden oldukları gerekçesi ile iptal tescil talebinin kabulüne; davacı tarafın asıl ve birleşen dosya da gecikme tazminatı talep etmiş ise de, taşınmaza ilişkin dava tarihinde yapı kullanım izin belgesinin alınmamış olması; davacının dava konusu dükkana malik olmadığı, mahkemenin verdiği tescil kararının kesinleşmesi halinde malik olacağı dikkate alınarak gecikme tazminatı talebinin reddine; birleşen davada tescil talebinin davalı ... malik olmadığından pasif husumet yokluğundan reddine, tazminat konusunun ise esas davada tapu iptal ve tescil kararı nedeniyle konusuz kaldığı, bu hususta karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 06.12.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde asıl davada davalı ... vekili, ... vekili ve birleşen davada ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2023 tarihli kararının süresi içinde asıl davada davalı ... vekili, ... vekili ve birleşen davada ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, asıl davada davacı olan ...’nun, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin tarafı olmadığı dikkate alındığında sözleşmeye göre yükleniciye düşecek bağımsız bölümün tapu iptal ve tescilini talep etmesi mümkün olmadığından asıl davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, birleşen davada ise davacı ... ile davalı ... arasında tesis edilen 10.01.2010 tarihli adi ortaklık sözleşmesi tasfiye edilmeden sözleşmeye göre davacının taşınmazın bedelini ve kira bedelini talep etmesi mümkün olmadığı dikkate alınarak birleşen davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin bozmayı gerektirdiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyulmasına ve asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Asıl ve birleşen davada davacı temyiz dilekçesinde: a. Mahkemenin, davacı müvekkil ile davalı ... arasında akdedilen ve dosyada bulunan adi ortaklık sözleşmesi üzerinden inceleme ve hesaplama yaptırarak ortaklık ilişkisinin tespitini ve dolayısıyla ortaklığın varlığını kanıtlamak suretiyle de diğer davalı adına kayıtlı olan ve bu ortaklığın arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği hak ettiği taşınmazın müvekkil ... ve ortağı davalı ... adına tescili yoluna gitmesi gerektiğini,
b. Mahkemenin yapması gereken diğer şeyin ise, adi ortaklık sözleşmesinin feshi veya tasfiye ile ilgili bir ara karar kurulması ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği davacı ve ...’in hakettikleri taşınmazların tescil edilmesi bu da mümkün olmadığı taktide bilirkişiden rapor alınmak suretiyle müvekkile isabet edecek taşınmazın yarı oranında hissesinin bedelinin tüm davalılardan alınıp müvekkile verilmesi şeklinde karar alınması gerektiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ve ortaklık sözleşmesine dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 05.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.