Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/940 E. 2026/628 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/940
- Karar No
- 2026/628
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/371 E., 2024/952 K.
İlk Derece mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacılar vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 08.08.2015 tarihinde gerçekleşen düğün organizasyonunda 7.350,00 TL karşılığında şarkı söylemesi için davalı ile anlaştıklarını, ayrıca davalı ve ekibinin otelde konaklama masrafını ödediklerini, ancak davalının organizasyonu beğenmediği iddiasıyla sahneye çıkmadığını, edimi yerine getirmediğini, günler öncesinden hazırlıklar yapmalarına rağmen davalı sahneye çıkmadığından büyük üzüntü yaşadıklarını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşme gereği edimin yerine getirilmemesi nedeniyle 7.350,00 TL, davalının konaklaması için ödedikleri 910,24 TL ile düğün için sarf edilen bedelden şimdilik 40.000,00 TL ve her bir davacı için 20.000,00'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 88.260,24 TL'nin 08.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; konaklanacak yerin otele yakın olması ve mutlaka otele önceden girilerek ekibin dinlenmesi gerektiğini davacılara bildirmelerine rağmen, davacıların düğünün yapılacağı alana bir saat uzaklıkta bir otelde konaklama temin ettiklerini, bu otele gittiklerinde de adlarına bir rezervasyonun olmadığını gördüklerini, iki saat uğraştan sonra otele yerleştiklerini, ekibin ihtiyaç duyduğu hiçbir şeyin karşılanmadığını, davacılardan ...’ın kendilerini azarladığını, sinirli hallerinin devam etmesi üzerine davacılardan ...'ın kendilerine programın iptal edildiğini söylediğini, bu nedenle ekibi ile otelden ayrılmak zorunda kaldığını, hatta...'in de kendileri ile gelmek istemesi üzerine müvekkilinin kendisinden kalmasını rica ettiğini, müvekkilinin programın iptal edilmesinde hiçbir kusuru olmadığını, programı iptal edenin davacı taraf olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarih ve 2016/2427 Esas, 2019/566 Karar sayıılı kararı ile dosya kapsamında alınan tanık beyanları ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, davalının sözleşmedeki edimini yerine getirmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalıya ödenen 7.350,00 TL ve konaklama masrafları 910,24 TL olmak üzere toplam 8.260,24 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline, manevi tazminat yönünden her iki davacı için 10.000,00 TL olmak üzere 20.000,00 TL nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.,
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 18.10.2021 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "Taraflar arasında, sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nın 470. maddesinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu uyuşmazlık konusu değildir. Davacı vekili, davalının sahneye çıkmayarak sözleşmeyi feshettiğini beyan etmiş, davalı ise davacılardan ...'nin tavırları nedeniyle diğer davacı ...'ın programı iptal etmesi sebebiyle sahneye çıkmadıklarını belirtmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda kusurun davacıda ya da davalıda olduğunun kabul edilmesine göre seçenekli olarak rapor düzenlenmiş, mahkeme sözleşmenin feshedilmesinde hangi tarafın kusurlu olduğuna ilişkin değerlendirme yapmaksızın, sadece manevi tazminatla ilgili gerekçesini açıklayarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Taraflar arasındaki ilişkinin eser sözleşmesi niteliğinde olduğu gözetilerek yüklenici ve iş sahibinin fesihte kusurlu olup olmadıkları ve varsa oranının belirlenmesi için eser sözleşmesi hükümlerine göre değerlendirme yapılması zorunludur. Mahkemece yapılacak iş, dosya kapsamında mevcut belgeler, tanık beyanları, maddi vakıalar da dikkate alınarak sözleşmenin feshinde taraflara ait kusur oranları eser sözleşmesinin ilke ve kurallarına göre belirlemek ve davacının isteyebileceği tazminat miktarının hesaplattırılıp sonucuna göre karar verilmesinden ibaret iken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir" gerekçesiyle bozulmasına, bozma nedenine göre taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak, tanık anlatımlarına göre davalı ve ekibine kalacak yer ve yemek temini yapıldığının dosyaya sunulan ödeme belgeleri ile sabit olduğu, düğün yerinin merkeze uzaklığı ve davalıyla yapılan sözleşmenin feshi halinde hemen başka bir müzik ekibinin temininin mümkün olmadığının dosya kapsamından anlaşıldığı, davalının ücretini aldığının ancak sahneye çıkmayarak edimini yerine getirmediğinin sabit olduğu, sözleşmenin davacılar tarafından feshedilerek edimin ifasının engellendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, aksine gerekli ekipmanın kurulduğu, organizasyon firmasınca gerekli hazırlıkların yapıldığı, davalı talebi doğrultusunda hem kalacak yer hem hazırlık için oda ayrıldığı, bu suretle davacıların edimini yerine getirdiği, ancak davalının edimini ifa etmekten kaçındığı, davacılar ile aralarında geçtiği iddia olunan gerginliğin edimin ifasını engelleyen haklı bir ifadan kaçınma sebebi olarak görülemeyeceği ve sözleşmenin feshinde davalının tam kusurlu olduğu, davacılara izafe edilecek kusur bulunmadığı, dava konusu olayın gelişimi, davacıların dava konusu uyuşmazlıkta kusurlarının bulunmayışı, basiretli tacir olan ve bu işi meslek edinen davalı tarafın edimini ifada gerekli özeni göstermediği, davacıların hayatlarında bir kez gerçekleştirebilecekleri düğün organizasyonlarına dair öncesinde planladıkları müzik sunumunun gerçekleşmemesi nedeniyle tüm hazırlıkların tamamlandığı düşüncesinde oldukları sırada, en özel günlerinde, sınırlı düğün zamanı içinde bu sebeple stres ve sıkıntı yaşamış olmaları sebebiyle davacıların uğramış olduğu manevi zararın büyüklüğü değerlendirilerek, davacıların sosyal ekonomik durumu, paranın satın alım gücü dikkate alındığında davalının ödeme gücü, adalet ve hakkaniyet ilkeleri, Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi hükmü de değerlendirildiğinde bu kapsamda açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü gerektiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.260,24 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın 08.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde;
a. Mahkemece, düğün için yapılan masrafların bir kısmını teşkil eden 2.990,00 TL ses ve ışık sistemi ile 5.000,00 TL sahne kurulum bedelinin davalıdan tahsili gerekirken sadece davalıya ödenen hizmet bedeli ve ağırlama giderinin tahsiline karar verildiğini, davacıların, davalı sebebiyle uğradıkları maddi zararın tam olarak giderilmediğini,
b. Takdir edilen 40.000,00 TL manevi tazminatın, hayatlarının en güzel günü davalının haksız eylemleri nedeniyle mahvolan davacılar için çok az olduğunu, günümüz ekonomik koşullarında 40.000,00 TL'nin oldukça düşük bir tutar olup, bu tutarın davacıların manevi kayıplarını telafi edebilecek nitelikte olmadığını beyan etmektedir.
2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; a. Mahkemenin, Yargıtay'ın bozma kararına uymakla birlikte bozma sebeplerini dikkate almadan hüküm kurduğunu,
b. Davalının, davacılar ile arasında bulunan sözleşme uyarınca gerekli hazırlıklarını yaptığının, sahne alma niyetinde olduğunun tanık beyanlarıyla sabit olmasına rağmen, mahkemece yalnızca davacı tanıklarının beyanının hükme esas alınmasının hata teşkil ettiğini,
c. Davacı tarafın alacaklı temerrüdüne düştüğünü, davacıların, davalının alacağı ücretin yarısını düğünden birkaç gün sonra ödeyerek davalının kusursuz olduğunu kabul ettiklerini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanan davalı ediminin yerine getirilmemesi nedeniyle davacıların maddi ve manevi tazminat istemine yöneliktir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkan bulunmadığı anlaşılmakla, taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Davacı (tüketici) muaf olduğundan peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara iadesine,
Aşağıda yazılı harcın temyiz davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
19.02.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.