Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/865 E. 2026/506 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/865
- Karar No
- 2026/506
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/344 E., 2024/494 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; mülkiyeti davalıya ait taşınmaz üzerine kat karşılığı inşaat yapım işinin davalı idare tarafından ihaleye çıkarıldığını ve ihaleyi kazanan davacı yüklenici ile davalı idare arasında noterlikçe düzenleme şeklinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin düzenlenmesinden sonra hem proje aşamasında hem de oluşturulacak yeni katın paylaşımı konusunda taraflar arasında ihtilaf oluşması nedeniyle, davacının ...’ne şikayet başvurusuna istinaden başlatılan müfettiş incelemesi sonuçlanmadan, davalı idarenin gönderdiği yazı ile sözleşmenin feshedildiğini ve teminat mektubunun irat kaydedildiğini bildirdiğini, davalının inşaat yapılacak arsayı, okul tarafından işgal edilen kısmını işgalden arındırmak suretiyle teslim etmediğini, inşaatın yapımına başlanamaması ve gecikmenin davalının kusurundan kaynaklandığını, davacının herhangi bir gecikmesi ya da kusurunun bulunmadığını, düzenlenen müfettiş raporunun da iddialarını doğruladığını, davalı idarenin sözleşmeyi fesih bildiriminin haksız olduğunu ve yerinde olmadığını, sözleşmenin feshine de rızalarının bulunmadığı gerekçesiyle, davacıya nama ifa izni verilmesine, davacıya devri kararlaştırılan bağımsız bölümler için satış yetkisi verilmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla gecikmeden kaynaklanan zarar karşılığı 10.000,00 TL ve personel çalıştırılmasından kaynaklanan zarar karşılığı 10.000,00 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tazmin ve tahsiline, sözleşmeye aykırı şekilde irat kaydedilen 44.510,00 TL tutarındaki teminat bedelinin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesiyle, gecikmeden kaynaklanan tazminat miktarını 40.063,20 TL'ye, personel çalıştırılmasından kaynaklanan tazminat miktarını ise 59.387,34 TL'ye arttırmıştır.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında sözleşme imzalanmasından sonra sığınaklarla ilgili olarak yönetmelik değişikliğinin gerçekleşmesi üzerine davacı yüklenicinin farklı tarihlerde proje değişikliği ve paylaşımla ilgili muhtelif taleplerde bulunduğunu, davacının ilk teklifinin kabul edildiğine dair komisyon kararı alınarak kendisine bildirildiğini, davacının uzlaşmaz tavrı ve davalı idarenin kabul ederek kendisine bildirdiği paylaşımı kabul etmeyeceğini bildirmesi nedeniyle taraflar arasında uzlaşma sağlanamadığını, işe başlanılması hususunda davacıya gönderdikleri ihtarname gereğinin de yerine getirilmediğini, sözleşmenin 26. maddesinde ön görülen koşulların gerçekleşmesinden dolayı idare zararının daha fazla artmaması için sözleşmenin feshedildiğini ve kesin teminatın gelir kaydedildiğini, okul duvarını yıkmanın sözleşmeye göre davacının yükümlülüğünde olduğunu, sözleşmenin imzalandığı tarihte taşınmazın davacıya teslim edildiğini, iş bu davanın daha önce Antalya 8. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/339 Esas sayılı dosyasında açıldığını ve reddedildiğini, sözleşmenin feshedilmesine davacının tamamen kendi kusuruyla sebebiyet verdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli kararı ile fesihte kimin kusurlu olduğu belirlenip buna göre hüküm kurulabileceği gözetilerek, davacının sözleşmenin aynen ifası (nama ifaya izin) talebinin reddine, davalı idarenin dava konusu parseldeki hukuki sorunları çözmeden ihaleye çıkarması, parselin hukuki sorunları nedeniyle, davacı yüklenici tarafından, ihale dosyasındaki mimari projeye uygun olarak hazırlanıp davalı idareye teslim edilen projelerin hükümsüz kalması ve yeni durumuna göre mimari, statik, mekanik ve elektrik projeleri yapılmak zorunda kalındığı, ayrıca sözleşme gereği işçi çalıştırılmak zorunda kalındığının anlaşıldığı, davalı idarece kusurlu olarak sözleşmenin feshedildiğinden, irad kaydedilen 44.510,00 TL teminat mektubunun, davalı idareden tazmini ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davacının sözleşmenin aynen ifası (nama ifaya izin) talebinin reddine, taraflar arasında imzalanan kat karşılığı inşaat sözleşmesinin fesh edildiğinin tespitine, davacının fesh edilen sözleşme nedeniyle uğradığı 40.063,20 TL proje gideri, 47.105,00 TL işçilik gideri ve 44.510,00 TL davalı idareye yatırılan teminat masrafı olmak üzere toplam 131.678,20 TL'nin dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 18.06.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2022 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 04.06.2024 tarihli, 2022/4892 Esas, 2024/1947 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, davacının menfi ve müspet zararlarının tahsilini talep ederek eldeki davayı açtığı, davalı arsa sahibi idarenin de 05.12.2013 tarihli yazısı ile fesih iradesini ortaya koyduğu, bu durumda tarafların fesih iradelerinin birleştiği ve sözleşmenin feshedildiği, davacı yüklenicinin fesih nedeniyle uğradığı zararlarını isteyebilmesi için sözleşmenin feshinde kusursuz olduğunu ispat etmesi gerektiği, davacı yüklenicinin işe hiç başlamadığı, okul duvarının yıkılmasının, taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesine göre davacı yüklenicinin yükümlülüğünde olduğu, davacının sözleşmenin imzalanmasınından yaklaşık iki yıl sonra yer teslimine ilişkin talepte bulunduğu, taraflar arasındaki paylaşıma ilişkin yazışmalarda davacı tarafından sürecin uzatıldığının anlaşıldığı, bu nedenlerle davalı idarenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin dosya kapsamından anlaşıldığı, davacının hazırladığını iddia ettiği projelerin onaylarının yapılmamış olup davalı idarenin işine yarar nitelikte olmadığı, herhangi bir imalât yapılmadığından işçilik alacaklarının da bulunamayacağı anlaşıldığından davacının tazminat taleplerinin reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesi yerinde olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak dava konusu taşınmazın bulunduğu parsele taşkın olan okul duvarının yıkımı hususunda; sözleşmenin 10. maddesinde inşaat yapılacak alanın temizlenmesi işinin yükleniciye ait olduğu, dava dışı İl Milli Eğitim Müdürlüğü ile davalı idare arasındaki sözleşme önerisi yazışmalar da dikkate alınarak davacı yüklenicinin bu duvarı yıkmasında bir engel olmadığı, iki yılı aşkın süre geçtikten sonra 28.12.2012 tarihli yazısı ile yer teslimi ile ilgili talepte bulunduğu, taraflar arasındaki paylaşıma ilişkin yazışmalarda ise davalı idarenin son 3 yazısında yeni teklif yollanmaması gerektiği, sürecin uzatıldığı beyan edilmesine rağmen davacı yüklenici tarafından yeni teklifler gönderilmeye devam edildiği, davalı idarenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğinin kabulü gerektiği, davacı yüklenicinin fesih nedeniyle uğradığı zararlarını isteyebilmesi için sözleşmenin feshinde kusursuz olduğunu ispat etmesi gerektiği, davalı idarenin sözleşmeyi haklı nedenle feshettiği, davacının hazırladığını iddia ettiği projeleri onaylarının yapılmamış olup davalı idarenin işine yarar nitelikte olmadığı, herhangi bir imalât yapılmadığından işçilik alacaklarının da bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: a. Sözleşmenin düzenlenmesinden sonra, imar yönetmeliğindeki değişiklik nedeniyle mimari projede değişiklik yapılması zorunluluğu doğduğunu, sözleşmenin revizyonuna ilişkin görüşmelerden kaynaklı olarak inşaat projeleri tamamlanamadığından inşaata başlanamadığını, b. Her ne kadar sözleşmenin 10. maddesinde, inşaat alanının temizlenmesi işinin yükleniciye ait olduğu kararlaştırılmışsa da, işgal eden resmi kurum olduğu için, davacı yüklenicinin yıkma işlemini gerçekleştiremeyeceğinin çok açık olduğunu, c. 02.12.2013 tarihli ...'nün teftiş raporunda, kat artışından kaynaklanan ihtilafta idarenin hatalı olduğu, yüklenicinin ek süre taleplerinin karşılanması gerektiği, inşaatın bir an önce başlatılması için arsanın okulca işgal edilen kısmının işgalden arındırılması gerektiğinin belirtildiğini, d. Davalı idarenin, inşaat yapılacak arsanın teslimini de tam olarak yapmadığını, e. Projeler onaylanmamış olsa bile verilen bir emek ve yapılan bir masraf bulunduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sözleşmenin feshedilmesinden kaynaklı menfi ve müspet zararlarının tahsili istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.