Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3923 E. 2026/979 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3923
- Karar No
- 2026/979
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/992 E., 2025/642 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı yargılamanın yenilenmesini talep eden davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. TALEP Yargılamanın iadesini talep eden vekili dilekçesinde; müvekkilinin, davalı SS ... ... Konut Yapı Kooperatifinin ortağı olup, kura çekiminde müvekkiline Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 4135 ada, 1 parsel, 3. kat 13 no'lu ... meskenin isabet ettiğini, müvekkilinin daire bedelinin tamamını ödemiş olduğunu, konut bedelinden dolayı herhangi bir borcunun kalmadığını, müvekkilinin daireyi üzerine almak istese de kooperatifin müvekkilini sürekli oyaladığını, daire üzerinde hacizler olduğunu beyan ederek senelerdir tapusunu vermediğini, sözleşmeye konu dairenin yapıldığı günden bu yana da fiilen davacı tarafından ya kullanıldığını ya da kiraya verildiğini, davacının Kayseri 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/22 Esas sayılı dosyası kapsamında tapu malikinin değiştiği bilgisini öğrendiğini, ek'te sunulan, müvekkiline verilmiş olan taahhütnamenin, kesinleşmiş mahkeme kararını direkt olarak değiştirebilecek mahiyette bir belge olduğunu, kooperatifin, bu sözleşmeyi kötü niyetli olarak mahkemeye sunmadığını, aksi halde davanın kabul edilemeyerek tapu iptal tescil talebinin reddine karar verileceğini, tarafların hileli hareketlerinin yanında yerel mahkemece de eksik inceleme yapıldığını, kooperatife bu dairelerle alakalı sözleşme yapılıp yapılmadığına, kurada kimin adına çıktığına, başka hak sahiplerinin olup olmadığına yönelik sorular sorulmadığını, bunlara ilişkin beyanlarda bulunması için kooperatife süre verilmediğini, arsa maliki ile yapılan sözleşmede bağımsız bölüm numaralarına yer verilmediğini, ancak müvekkiline verilecek olan tapunun ada parsel bilgilerinin mevcut ve daire numarasının belli olduğunu, buna ilişkin mahkemenin kaldırma kararından önceki ilk gerekçeli kararında bu gerekçe gösterilerek daire bedellerinin ödenmesine karar verilmesinin daha adil olmuşken kararın kaldırılması sonrası tapu iptal ve tescile dair karar verilmesinin hatalı ve usule aykırı olduğunu, yargılama sırasında sunulamayan, nihai kararı etkileyecek olan taahhütnameyi sunduklarını belirterek, HMK'nın 375. maddesinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden ç, h bentlerinin mevcut olmasından dolayı yargılamanın yenilenmesi talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Yargılamanın iadesini talep edilen hükmün davacısı ... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; müvekkillerinin murisi tarafından; taraflar arasında akdedilen arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği Kayseri ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 4135 ada, 1 parsel 13 nolu, 21 nolu ve 46 nolu bağımsız bölümlerin tapularının iptali ve tescili için ... aleyhine dava açıldığını, yargılama neticesinde bağımsız bölümlerin tapu iptal ve tesciline karar verildiğini, kararın 09.01.2019 tarihinde kesinleştiğini, kararın kesinleşmesinin akabinde ... Tapu Sicil Müdürlüğüne 18.02.2019 tarih ve 6076 başvuru nolu işlem ile mahkeme ilamının hükmen tescili amacıyla vekil sıfatıyla başvuru yapıldığını, murisin vefatı nedeniyle mirasçıları tarafından tapu harç ve masraflarının ödenememesi sonucu tescil işleminin tamamlanamadığını, gerekli harç ve giderlerin mirasçılar tarafından karşılanması neticesinde hükmen tescil işleminin 21.09.2021 tarihinde neticelendiğini, davaya konu bağımsız bölümlerin 02.09.2016 tarihinde keşfinin yapıldığını, tapu kayıtlarının üzerine de 01.02.2016 tarih ve 2709 yevmiye nolu işlem ile ihtiyati tedbir konulduğunu, davacının dava konusu bağımsız bölümün ... tarafından kendisine tahsis edildiği iddiasında bulunmasına rağmen, 2016 yılı Şubat ayından beri bağımsız bölüm üzerine konulan tedbir şerhinden ve yargılamadan haberdar olması gerektiğini, kararın 29.01.2019 tarihinde kesinleştiği de dikkate alındığında, davacının yargılamanın iadesini istediği dava ve davanın içeriğinden 2019 yılından bu yana haberdar olduğunun açıkça anlaşıldığını savunarak, süresi içerisinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, yine kesinleşmiş olan mahkeme kararının tarafı olmayan davacının HMK 375/1-h-ç maddesine dayanılarak açmış olduğu davanın usul ve yasalara aykırı olduğunu, davacı ... ortağının, müvekkili arsa sahibine karşı bu davayı açmasının hukuken mümkün olmadığını, sözleşmesinin tarafı olmadığından ve üçüncü kişi konumunda bulunmadığından, müvekkillerine karşı HMK'nın 376. maddesine dayanılarak yargılamanın iadesini talebinde da bulunulamayacağını, ayrıca üye ortağa tahsis edildiği iddia edilen dairenin, kooperatife ait olmadığı halde ve müvekkili arsa sahibine verilmesi gerekli olan dairelerden biri olduğu halde, davacının bu yönüyle de eldeki davayı açarak tapu iptal ve tescil talebinde bulunmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Yargılamanın iadesini talep edilen hükmün davalısı ... ile bir kısım mirasçılar usulüne uygun tebligata rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. MAHKEME KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yargılamanın iadesine ilişkin yasal düzenleme kapsamında talep eden vekilinin yargılamanın iadesi sebebi olarak dayandığı HMK 375/1-ç, h maddelerinde yer alan şartların oluşmadığı, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması ve lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması hususlarının subut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Yargılamanın iadesi talep eden vekili temyiz dilekçesinde; talep dilekçesindeki iddialarını tekrarla, murisin, arsa payını daire bedeli için avans olarak verdiğini, müvekkilinin de nakit olarak daire borcunu ödediğini, müvekkilinin kura ile hak kazandığı dairenin belli olması sebebiyle hakkının dava konusu taşınmaz bakımından daha üstün olduğunu, davalıya düşen dairelerin sözleşmede belli olmadığını, taahhütnamenin sonra ele geçirildiğini, ... tarafından bu belgenin sunulmamasının hileli davranış olduğunu, yine temyiz başvurusundan feragat etmesinin de bu durumu gösterdiğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir. Yargılamanın yenilenmesi talebi HMK’da olağanüstü bir kanun yolu olarak düzenlenmiş olup, kesin hükümle karara bağlanan bir mahkeme kararındaki ağır hataların ve noksanların düzeltilmesi amacına hizmet etmektedir. Üçüncü kişilerin hükmün iptalini talep etmesi halinde HMK'nın 376. maddesi kapsamında davanın taraflarından birisinin alacaklıları veya aleyhine hüküm verilen tarafın yerine geçenler, borçluları veya yerine geçmiş oldukları kimselerin aralarında anlaşarak, kendilerine karşı hile yapmaları nedeniyle hükmün iptalini isteyebilirler. Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan, yargılamasının yenilenmesini istediği davada taraf olmadığı için dava dilekçesindeki açıklamalara göre önceki davanın taraflarının kendi aralarında anlaşmak suretiyle kendisine ait olduğunu iddia ettiği bağımsız bölümün arsa malikine verildiğini ileri sürmekte olup, bu tarif HMK'nın 376. maddesi kapsamında üçüncü kişinin hükmün iptali istemine ilişkindir. Mahkemece gerekçe kısmında yargılamanın yenilenmesi şartları HMK'nın 375. maddesi kapsamında irdelenerek hüküm verilmiş ise de, hukuki nitelendirme mahkemeye ait olup, talebin HMK'nın 376. maddesi kapsamında re'sen değerlendirerek ve yargılamayı bu doğrultuda yapmak suretiyle hüküm verilmesi gerektiğinden, yanlış değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.