İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/67 E. 2026/85 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/67
Karar No
2026/85
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/67 Esas KARAR NO : 2026/85

DAVA : Yargılamanın Yenilenmesi DAVA TARİHİ : 14/09/2021 KARAR TARİHİ : 15/04/2026 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/05/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan Yargılamanın Yenilenmesi davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalı vekili dilekçesi ile, davacı tarafından, müvekkili aleyhine açılan ... esas sayılı dosyasında, müvekkili şirket yetkilileri veya sigortalı çalışanına herhangi bir tebligat gelmediğini, müvekkili şirketin yetkilisinin Suriye vatandaşı olduğunu, kendisine veya tebligat almak için yetkilendirilmiş veya şirkette sigortalı çalışanına herhangi bir tebligat yapılmadığını, tebligatlarda belirtilen kişilerin müvekkili şirketin çalışanı olmadığını, müvekkili şirketin yargılama sürecinden haberi olmadan yargılamanın sona erdiğini, müvekkilinden habersiz yapılan yargılama neticesinde verilen karar ile müvekkilinin mağdur olduğunu, müvekkili aleyhine Mersin ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile açılan icra takibi neticesinde dosyadan haberdar olduğunu, usulsüz tebligat yapıldığından yargılamanın yenilenmesi için yeterli nedenleri olduğunu beyan etmiştir. Davacı vekili 09/01/2023 havale tarihli dilekçesi ile, davalı tarafın itirazının yersiz ve kötüniyetli olduğunu, ayrıca HMK 375 maddede sayılan sebeplere dayanmadığını, mahkeme dosyası üzerinden yapılan tüm tebligatların davalı şirketin mernis adresine, yani ticaret sicil gazetesinde ilan etmiş olduğu adrese yapıldığını, Tebligat Kanunu ilgili hükümleri uyarınca iş yerinde bulunan daimi çalışanlara tebligat yapıldığını, davalı tarafın tebligatı alan kişilerin sigortalı kişiler olmadığı yönündeki savunmasının kötüniyetli bir savunma olduğunu, zira davalı tarafın işyerinde bulunan ve sigortasız çalıştırmış olduğu kişiler üzerinden yapmış olduğu işbu başvuru hakkının kötüye kullanılmasından ibaret olduğunu, açıklanan nedenlerle, davalı tarafın usulsüz tebligat itirazı yersiz olduğundan, usulsüz tebligat itirazı ile yargılamanın iadesi taleplerinin reddi ile yargılama giderlerinin davalı taraf üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizce ... esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama neticesinde 30/09/2022 tarih ve ... karar sayılı kararı ile "davacının davasının kabulü ile, davalının, davacıya ait ... tescil numaralı tasarımına tecavüzün tespiti ile, bu tecavüzden dolayı 20.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, hüküm özetinin masrafı davalı yandan karşılanmak suretiyle ulusal çapta yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde ilanına" karar verildiği, hükmün 23/11/2022 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Mersin ... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası celp olunmuştur. Mahkememizce 10/03/2023 tarih, ... esas, .... karar sayılı kararıyla "Yargılamanın iadesi talebinin REDDİNE," karar verildiği, dosyanın istinafa gönderildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 22/04/2024 tarih ve .... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla "...yargılamanın yenilenmesi talebi bağımsız yeni bir dava olduğundan, Harçlar kanunun 10 .maddesinde düzenlenen hükme göre; talebin kabulü üzerine cereyan edecek davalar, yeni davalar gibi harca tabidir. İadei muhakeme talebinde bulunan neticede haklı çıkarsa evvelce alınan harç mahsup edilir.Açık yasal düzenleme gereği , dava değeri üzerinden nispi olarak peşin karar ve ilam harcı alınmalıdır. Ancak eldeki dosyada , yargılamanın iadesi isteği yönünden dava dilekçesinde dava değeri gösterilmemiş, harç alınmıştır. Bu durumda mahkemece Harçlar Kanunu'nun 32. maddesi hükmü de gözönünde bulundurularak dava değeri üzerinden nispi olarak peşin karar ve ilam harcı alınması gerekirken, bu husus gözardı edilerek davacının talebinin incelenmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi, E. 2014/64 - K. 2014/3280) Tüm bu açıklamalara göre,dava değeri gösterilmediği dikkate alınarak dava değerinin davalı tarafından gösterilmesi ve buna uygun peşin nispi harcın tamamlatılması sonra talep hakkında bir karar verilmesi gerektiğinden istinaf başvurusunun usulden kabulü gerektiği sonucuna varılmıştır." gerekçesiyle, Mahkememiz karar kaldırılarak dosyanın yukarıdaki esasa kaydı yapılmıştır. Bozma sonrası yapılan yargılamada, yargılamanın iadesini talep eden davalı vekili 04/03/2025 tarihli dilekçesi ile, Mahkeme Kararında tecavüzün tespiti ile 20.000 maddi 10.000 manevi Tazminata hükmedildiği için dava değerini 30.000,00 TL olarak bildirmiş, başvuru ve peşin harcını harcını ikmal ettiği görülmüştür. Dava, dava dilekçesinin davalıya tebliğinin usulsüz olduğundan bahisle yargılamanın yenilenmesi talebine yöneliktir. HMK 375.maddesine göre; "a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.55 (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." Yargılamanın yenilenmesi (iadesi) sebepleri HMK 375. maddede tahdidi olarak belirtilmiş olmakla, yargılamanın iadesi sebebi olarak gösterilen davalıya yapılan tebligatın usulsüz olduğu iddiasına dayalı olup bu iddianın ilgili yasa maddesinde belirlenen ve tahdidi olarak sayılan iade sebeplerinden olmadığı anlaşılmakla davalının yargılamanın iadesi yönündeki talebinin kabule şayan olmadığı nedeniyle davalı vekilinin yargılamanın iadesi talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-Yargılamanın iadesi talebinin reddine, 2-Alınması gereken 732,00 TL harçtan, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan tarafça yatırılan 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL harcın yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 3-Davacı kendisini vekille temsil ettirmekle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre 55.000,00 TL vekalet ücretinin, yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Karar kesinleştiğinde kalan gider avansının yatıran tarafa iadesine, Kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.15/04/2026

Katip ... Hakim ... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/67, K. 2026/85, T. 15.04.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-67-e-2026-85-k-91a42b9e6a7d