Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3282 E. 2026/2128 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3282
Karar No
2026/2128
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/471 E., 2025/231 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı arsa sahipleri ile yine dava dışı yüklenici ... Turizm Eğitim ve Yatırım Tic. San. Ltd. Şti. arasında 20.03.2006 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, daha sonra müvekkilinin sözleşmeden kaynaklanan hak ve alacaklarla birlikte taşınmazı arsa sahiplerinden devralarak sözleşmenin tarafı haline geldiğini, Büyükçekmece 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/362 E., 2012/446 K. sayılı ilamı ile kat karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini, daha sonra müvekkilinin inşaatın tamamlanması için 26.06.2014 tarihinde ...-... Yapı İnşaat ile sözleşme imzaladığını belirterek, ilk yüklenici ... Turizm Eğitim ve Yatırım Tic. San. Ltd. Şti.’ye avans niteliğinde verilen ve davalıya satılan 1007 ada, 10 parsel, 2. Blok, A Giriş, 22 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazı tapu kaydına güvenerek ve iyiniyetli olarak bedelini peşin ödemek suretiyle tapudan satın ve devir aldığını, müvekkilinin söz konusu taşınmazı yüklenici firmadan almadığını, tapu işlemleri aşamasında bedelini peşin ödendiğini, ana taşınmazın inşaat firması tarafından satın alındığının belirtildiğini, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin bildirilmediğini, tapuda herhangi bir şerh bulunmadan tapu siciline güvenen iyiniyetli kişi olarak satın aldığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2018/54 Esas, 2019/322 Karar, 22.04.2019 tarihli kararı ile taşınmaz iktisabının geçerli bir hukuki sebep ve tescile bağlı, dolayısıyla taşınmaz iktisabının illi bir tasarruf işlemi olduğunu, bir hakkın iktisabında iyiniyetin arandığı hallerde asıl olanın iyiniyetin varlığı olup, aksinin ispatının iddia edende olduğu, davalının, davacının malik olarak dava dışı yüklenici ile yapmış olduğu arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca bağımsız bölümü devraldığı, daha sonra söz konusu sözleşmenin geriye etkili olarak feshedildiği, dolayısıyla davalının iktisabının geçerli bir hukuki dayanaktan yoksun hale düştüğü, yüklenici tarafından yapılan devirlerin avans mahiyetinde olduğu, hukuki ve geçerli bir iktisap bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 2018/54 Esas, 2019/322 Karar, 22.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesi'nin 2022/28 Esas, 2022/71 Karar, 22.09.2022 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 2022/28 Esas, 2022/71 Karar, 22.09.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, feshin muvazaalı olduğu iddiaları araştırılarak davacı arsa maliki ile dava dışı yüklenici arasında kesinleşen fesih kararına rağmen sözleşme ilişkisinin ve işin yapımının fiilen devam edip etmediği, inşaatın dava dışı yüklenici ... Ltd. Şti. tarafından tamamlanıp tamamlanmadığı hususları incelenip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi heyet raporunda feshe rağmen ilişkinin devam ettiği tespit edildiği, benzer uyuşmazlıklara ilişkin yapılan yargılama neticelerinde de aynı hususların tespit edildiği ve istikrar kazanmış yargı içtihatlarının bu yönde olduğu, dolayısıyla hiç kimsenin kendi muvazaa ve hilesine dayanarak hak ve menfaat temin edemeyeceğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiği, bir an için aksi düşünülse dahi 16.05.2025 tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile inşaat sözleşmesine konu taşınmazın, tapuda yükleniciye devredilmesinden sonra yüklenicinin bağımsız bölümleri üçüncü kişilere satmasından sonra sözleşmenin geriye etkili feshedilmesi halinde üçüncü kişilerin tapuya güvenerek iyiniyetli olarak ayni hak edindikleri iddialarının dinlenmeyeceği yönündeki Yargıtay görüşünden dönüldüğü, eldeki uyuşmazlık yönünden de uygulama alanı bulacak söz konusu İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince davacının, tapuya güvenerek ayni hak elde eden davalının kötü niyetli olduğunu ispat edemediği, dolayısıyla yine davanın reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde;

a. Islah dilekçesinin değerlendirilmediğini, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi istemli açtıkları davanın neticesinin beklenmediğini, kararın iddiaların genişletilmesi yasağına da aykırılık teşkil ettiğini, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesiz olduğunu,

b. Mahkeme kararı ile sözleşmenin feshedildiğini, artık muvazaalı olduğunun ileri sürülemeyeceğini, aksi durumda dahi mahkemece muvazaanın varlığının araştırılmadığını,

c. İnşaata önceki yüklenici tarafından devam edilmediğini, dosyaya sundukları deliller ile bu durumu ispatladıklarını,

d. SGK inceleme raporuna göre, davaya konu gayrimenkulün bulunduğu 2. bloka yapılan imalatların tamamının yeni yüklenici firma tarafından inşa edildiğinin açıkça tespit edildiğini, dosyaya sunulan delillerin değerlendirilmediğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine dayanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harcın temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,14.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3282, K. 2026/2128, T. 14.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3282-e-2026-2128-k-3facd774055c